29 visiteur(s) et 0 membre(s) en ligne.
  Créer un compte Utilisateur

  Utilisateurs

Bonjour, Anonyme
Pseudo :
Mot de Passe:
PerduInscription

Membre(s):
Aujourd'hui : 0
Hier : 0
Total : 2126

Actuellement :
Visiteur(s) : 29
Membre(s) : 0
Total :29

Administration


  Derniers Visiteurs

duygu : 01h26:27
SelimIII : 02h33:29
laroserouge : 06h06:40
Philippe : 1 jour, 11h00:09
lalem : 1 jour, 12h22:31


  Nétiquette du forum

Les commentaires sont sous la responsabilité de ceux qui les ont postés dans le forum. Tout propos diffamatoires et injurieux ne sera toléré dans ces forums.


Forums d'A TA TURQUIE :: Voir le sujet - 29 EKIM
Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum Forums d'A TA TURQUIE
Pour un échange interculturel
 
 FAQFAQ   RechercherRechercher   Liste des MembresListe des Membres   Groupes d'utilisateursGroupes d'utilisateurs    

29 EKIM

 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum en langue turque
Voir le sujet précédent :: Voir le sujet suivant  
Auteur Message
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10538
Localisation: Paris

MessagePosté le: 31 Oct 2010 1:01    Sujet du message: 29 EKIM Répondre en citant

Hiç kimse 29 deyip bir sey yazmamis. Ustelik forumlarda 29 ekimle ilgili baslik bile yok.
Sahi Ataturk'un kurdugu Cumhuriyet pekte oyle begenilecek bir sey degildi galiba.

Neyse ben 87 yillik cumhuriyeti sevenlerin dikkatine bir video sunayim.

http://www.dailymotion.com/video/xf8252_mustafa-kemal-ataturk-ve-guneyin-as_music
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2324
Localisation: Paris

MessagePosté le: 29 Oct 2014 12:01    Sujet du message: Répondre en citant

Ben de "rechercher" den aradim simdi, 2010'da kalan Cengiz'in resimleri silinmis postunu buldum.

Normal galiba, adamlar parantezi kapamayi 2023 den once becerdiler...

Bu arada Erpuyan bey 29 Ekim dogumlu yanilmiyorsam, admin olarak burayi okursa dogum gununu kutlarim...
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 7715
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 30 Oct 2014 13:35    Sujet du message: Répondre en citant

Resimler imageshack'in azizliginden kaybolmus ama linkler çalisiyor, kaybolan resimlerin ustune tiklayabilirsiniz.

Duygu hanim sayesinde Tumblr.com 'u kesfettik de imageshack'dan kurtulduk.

Merci à selimiii pour sa délicate pensée...
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 7715
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 01 Nov 2014 1:16    Sujet du message: Répondre en citant

Artik Türkiye'de alternatif Cumhuriyet Kutlamalari yapiliyor !!!


<
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10538
Localisation: Paris

MessagePosté le: 29 Oct 2015 1:25    Sujet du message: Répondre en citant



Parantezi kapattirmayacagiz!
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
Georges
Spammer
Spammer


Inscrit le: 22 Juil 2008
Messages: 400
Localisation: Paris

MessagePosté le: 31 Oct 2015 2:58    Sujet du message: Répondre en citant

Yaşasın Cumhuriyet

Gölköy adında bir yer varmış Gelibolu'da
Televizyonda gösterdiler geçen gün.
Gelenek edinmiş köy halkı,
"Ben kendimi bildim bileli bu böyledir"
Diyor muhtar:
29 ekim'de toptan sünnet ederlermiş çocuklarını...
Derken ekranda entarili bir çocuk belirdi
Kirvesi tutmuş kolundan
Yatırdılar bir kamp yatağına,
Ardından sünnetçi olacak zat boy gösterdi
Elinde bıçağıyla,
Çocuk kaldırdı başını, bağırdı:
"Yaşasın Cumhuriyet" diye
Bunun üzerine de ekran karardı

Korkarım bu, sade Gölköylülerin değil, umumuzun
Sade küçüklerimizin değil, büyüklerimizin de
Düştüğü bir tarihsel yanılgı
Çünkü sünnet değil, farzdır Cumhuriyet

Can Yücel



Kisa ve öz!!! Eh Can Yücel olunca
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 7715
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 29 Oct 2016 1:27    Sujet du message: Répondre en citant

https://www.youtube.com/embed/7uElQrTKitk
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2324
Localisation: Paris

MessagePosté le: 30 Oct 2016 18:51    Sujet du message: Répondre en citant

Asagida Özdil'in yazdiklarinda yalan varsa çiksin soylesinler, ancak bu tabloya ragmen TC nefretinin karsiligi, ahmakligin, ahlaksizligin, hainligin daniskasidir...

Citation:


Cumhuriyet, mucizedir
29 Ekim 2016


29 Ekim 1923 sabahı…

Nüfus 13 milyondu, 11 milyon kişi köyde yaşıyordu. 40 bin köy vardı, 37 bininde okul yoktu, postane yoktu, dükkan yoktu. 30 bin köyde, yani her dört köyün üçünde cami yoktu. Traktör sayısı sıfırdı, biçerdöver sayısı sıfırdı, karasaban vardı. Ayçiçeği üretimi yoktu, şeker üretimi yoktu, ekmeklik un bile ithaldi, pirinç ithaldi, bütün memlekette sadece beş bin hektar alan sulanabiliyordu. Beş bin köyde sığır vebası vardı. Hayvanlar kırılıyor, insanlar kırılıyordu, bir milyon kişi frengiydi, iki milyon kişi sıtmaydı, üç milyon kişi trahomluydu, eminim gençlerimiz şu anda internete girip “trahom nedir?” diye arıyordur, çünkü artık hayatımızdan çıktı, o zamanlar üç milyon kişi trahomluydu, verem, tifüs, tifo salgını vardı. Bit'le başa çıkılamıyordu. Bebek ölüm oranı yüzde 40'ın üstündeydi, dünyaya gelen her iki bebekten biri ölüyordu. Anne ölüm oranı yüzde 18'di, her beş anneden biri ölüyordu. Ortalama ömür 40'tı, 41'inci yaşını gören şanslıydı. Memlekette sadece 337 doktor vardı. Sadece 60 eczacı vardı, sadece sekizi Türk'tü. Diş hekimi sayısı sıfırdı. Sadece dört hemşire vardı. 40 bin köy, sadece 136 ebe vardı.

*

Yanmış bina sayısı 115 bin, hasarlı bina sayısı 12 bindi, komple kül edilmiş köy sayısı binin üzerindeydi, ülkeyi yeniden inşa etmek gerekiyordu, kiremit bile ithaldi. Limanlar, madenler yabancıya aitti, demiryollarının bir metresi bile bize ait değildi. Toplam sermayenin sadece yüzde 15'i Türk'tü. Osmanlı'dan ayakta kala kala dört fabrika kalmıştı, Hereke ipek, Feshane yün, Bakırköy bez, Beykoz deri… “Sanayi” denilen işletmelerin yüzde 96'sında motor yoktu. 10 işçiden fazla işçi çalıştıran, sadece 280 işyeri vardı, bunların da 250'si yabancılarındı. Kişi başına milli gelir 45 dolardı. Elektrik sadece İstanbul, İzmir ve Tarsus'ta vardı, güya vardı demek daha doğru olur, çünkü, elektrik üretimi sadece 50 kilovatsaattı, yanlış okumadınız, sadece 50 kilovatsaattı. Dört mevsim kullanılabilen karayolu yoktu, otomobil sayısı bin 490'dı, sadece dört şehirde özel otomobil vardı.

*

Zaten perişanız, üstüne, mübadeleyle 400 bin insan geldi. Ceplerinde para yok, iş yok, başlarını sokacak ev yoktu, sığınabilecekleri akraba yoktu, çoğunluğu hastaydı. Gelen her iki çocuktan biri, yollarda, at arabalarının sırtında, ilk iki ay içinde hayatını kaybetti. Kendi ailemden biliyorum, çaresizlikten mağarada kalanlar oldu, mağarada.

*

Kadın, insan değildi.

Eşit eğitim hakkı yoktu, meslek edinme hakkı yoktu, boşanma hakkı yoktu, velayet hakkı yoktu, kendisine miras kalan mallar üzerinde bile tasarruf hakkı yoktu, seçme hakkı yoktu, seçilme hakkı yoktu, doğum izni yoktu, çalışma hayatında eşit hakkı yoktu, eşit işe eşit ücret hakkı yoktu, kürtaj hakkı yoktu, gebeliği önleme hakkı yoktu, kızlık soyadını kullanma hakkı yoktu.

*

Tiyatro yok, müzik yok, resim yok, heykel yok, spor yoktu. Arkeolojik eserler, padişahların hediye olarak, trenlerle Avrupa'ya kaçırılmıştı.

*

Kimisi alaturka saat'i kullanıyor, güneşin battığı anı 12.00 kabul ediyordu. Kimisi zevalli saat'i kullanıyor, güneşin en tepede olduğu anı 12.00 kabul ediyordu. Kimisi güneş batarken grubi saat'i esas alıyordu. Kimisi güneşin tamamen battığı ezani saat'i esas alıyordu. “Saat kaç birader?” diye sorduğunda, her kafadan ayrı ses çıkıyordu.

*

Kimisi hicri takvim kullanıyordu, kimisi rumi takvim kullanıyordu. Kimisinin şubat'ı kimisinin aralık'ına denk geliyordu. Herkes aynı zaman dilimindeydi ama, farklı aylarda yaşıyordu!

*

Dirhem, okka, çeki vardı.

Arşın, kulaç, fersah vardı.

Ne ağırlığımız dünyaya ayak uydurabiliyordu, ne uzunluğumuz…
Ölçülerimiz ortaçağ'dı.

*

600 sene boyunca Türkçe'nin ırzına geçilmiş, Arapça-Farsça harmanlamasına Osmanlıca denilmişti. Fransızca, İtalyanca kelimeler, Levanten terimler dilimizi istila etmişti. Karşılıklı sesli-sessiz harfleri olmayan Arapça'yla Türkçe yazmaya çalışıyorlardı.

*

“Harf devrimi yapıldı, bir gecede cahilleştirildik” filan deniyor… Halbuki, İbrahim Müteferrika'dan itibaren 150 sene boyunca basılan kitap sayısı, alt tarafı 417 adetti. Bunların da çoğu gayrimüslimlerin matbaasından çıkmıştı. Ki zaten, Müteferrika da devşirmeydi.

*

Bu topraklara kitap gelene kadar, Avrupa'da 2.5 milyon farklı kitap basılmış, beş milyar adet satılmıştı. Voltaire bir kitabında maalesef “İstanbul'da bir yılda yazılanlar, Paris'te bir günde yazılanlardan azdır” demişti! Gazete sadece İstanbul ve İzmir'de vardı.

*

Erkeklerin sadece yüzde yedisi, kadınların sadece binde dördü okuma yazma biliyordu. Okur yazar erkeklerin ezici çoğunluğu, subay veya gayrimüslimdi. Okul yaşı gelen her dört çocuğumuzdan üçü okula gitmiyordu. Toplam 4 bin 894 ilkokul, sadece 72 ortaokul, sadece 23 lise vardı. Başkent Ankara'da mesela, sadece iki lise vardı. Türkiye'nin tüm liselerinde sadece 230 kız öğrenci kayıtlıydı. Öğretmenlerin üçte birinin öğretmenlik eğitimi yoktu. Bütün memlekette tek üniversite vardı, darülfünun, medreseden halliceydi. Memleket bilimden çoook uzaktı. Medreselerde Türkçe yasaktı, bağnazlık yuvasıydı, din diye hurafe öğretiyorlardı.

*

30 Ekim 1923 sabahı…

Mustafa Kemal, kendi el yazısıyla İsmet İnönü'ye mektup yazdı. Cumhuriyet'in ilk cumhurbaşkanı, Cumhuriyet'in ilk gününde, Cumhuriyet'in ilk başbakanına şöyle diyordu:

“Bize, geri, borçlu, hastalıklı bir vatan miras kaldı, yoksul ve esir ülkelere örnek olacağız, kaderin bizim kuşağımıza yüklediği bir görev bu, özgür bir toplum oluşturmak, çağdaşlaşmak, bu ideali gerçekleştirmek zorundayız, bu görevin ağırlığını ve onurunu seninle paylaşmak istedim, Allah yardımcımız olsun.”
*

Cumhuriyet devrimi, mucizedir.

*

Ve, 29 Ekim 2016 sabahı…

Atatürk'e utanmadan dil uzatan, ya vatan hainidir, ya da vatan hainidir.

Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2324
Localisation: Paris

MessagePosté le: 30 Oct 2016 19:09    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:


Ali Sirmen

Tehdit altındaki Cumhuriyet

29 Ekim 2016 Cumartesi

Hanedanın tarihi ile toplumun tarihini birbirine karıştırıp kendini toplum ile özdeşleştireceği yerde hanedan ile özdeşleştirme hödüklüğüne saplananlar, tabii ki olan bitenden hiçbir şey anlamaz, geçmişe treni seyreden öküz gibi boş gözlerle bakar, Cumhuriyetin görkemli anlamını ıskalarlar. Zaferi, uluslaşarak Anka Kuşu gibi kendi küllerinden yeniden doğan ve işlevini yitirmiş hanedanı bir yana iterek, çağdaşlaşarak yoluna devam eden toplumda değil de, işi çoktan bitmiş hanedanda arayanlar ve onun hükmü kalmamış değerlerinin peşine takılmayı marifet sananlar, o Cumhuriyeti tabii daha ileriye götüremezler. Böyle bir değerlendirme hatasına hanedanın iyi yetişmiş seçkinleri düşmemişler ve topluma, saltanatı, hilafeti bir yana bırakıp laiklik ve Cumhuriyete sarılmalarını salık vermişlerdir.

Zaten toplum da, geçen yüzyılın ilk çeyreğinde öyle yapmış, soluğu tükenmiş, çağı geçmiş saltanat ile yolunu ayırıp kendine yeni bir mecra bularak yaşamını sürdürmüştür.

Hanedanın bile takdir ettiği bu gerçeği o Cumhuriyeti koruyup kollama konumundakiler hiçbir şekilde anlayamamış, ya da kasten anlamak istememişlerdir.

Bugün 93 yaşına varmış olan bu Cumhuriyet artık ne yazık ki, büyük tehdit altındadır.

***

Cumhuriyete yönelen bu tehdit, titrek saltanatına son verdiği hanedandan değil, ama ne yazık ki, kendisini koruyup kollamakla yükümlü oldukları varsayımıyla iktidara taşınmış olanlardan gelmektedir.

Tehdidin en büyük üssü, ilk yıllarında Cumhuriyet fidanının filizlenip kökleşmesine en büyük katkıda bulunan MEB’dir.

Tehdidin yıkmak istediği ise Cumhuriyetin onsuz olmazı laiklik ilkesidir. Böylelikle laik eğitim iktidar tarafından hedef tahtasına konulmakta sonra komut verilmektedir:

- Atış serbest!

Cumhuriyetin ilke ve kurumlarının kavranmasına, yaygınlaşmasına, güçlenmesine katkıda bulunmuş olan, laik eğitimin temeli olan tevhidi tedrisat, bütün eğitimi, dinsel eğitim potasında eritme yoluyla tersinden yaşama geçirilmeye çalışılmaktadır.

İktidarın, bütün güçleri ve destekçileriyle tehdit altına aldığı Cumhuriyetin bu gidişe dur denmediği takdirde, daha ne kadar dayanabileceğini söylemek gerçekten zordur.

Tehlikeyi görmezden gelmek, karanlığı ıslık çalarak atlatmak çabası kadar boştur, “başaramayacaklar” diye iyimserlik ve aldatıcı teselliler aşılamak da anlamsız olmakla birlikte, bu karanlık tablonun, mutlaka geri dönülmez bir gidişi gösterdiğini, toplumun bütünüyle Cumhuriyetin yazgısına bigâne olduğunu söylemek de doğru değildir.

***

Türkiye’de Cumhuriyete sahip çıkacak insanlar nicelik açısından da, nitelik açısından da hiç de küçümsenmeyecek bir düzeye erişmişlerdir.
Bu insanları, bir araya toplasanız birçok çağdaş Avrupa ülkesinin nüfusunu geçer, hele hele bu insanların niteliklerinin düzeyi de göz önünde bulundurulduğunda koyu umutsuzluk yaslarına bürünmenin anlamı yoktur.
Burada görülmesi gereken nokta, bu nitelikli insanların, nicelik açısından miktarlarının kâfi olmadığıdır.

Ne yazık ki sandık demokrasisinde de, nicelik nitelikten önce gelmektedir.
Durum böyle olunca, Cumhuriyeti savunma çabaları daha etkili olamazsa, toplumun o Cumhuriyetin değerini onu kaybettikten sonra anlamaları gibi vahim ve hasarının giderilmesi, çok yüksek bedelli bir durumla karşılaşılması söz konusu olabilecektir. Ne var ki, laik Cumhuriyetin yıkılması halinde, toplumun barış içinde bir arada yaşamasının temel şartı laiklik ortadan kalkınca, Cumhuriyeti yıkmayı hedefleyenler de dahil olmak üzere herkes, enkazın altında kalacaktır.

Bu yüzden de böyle bir sonuca yol açacak, gaflet, dalalet ve hatta ihanetin, sonuna kadar sürmesi imkânsızdır.

Evet, 93 yaşındaki Cumhuriyet çok ciddi tehdit altında.
Ama toplumun tüm savunma refleksleri de henüz dumura uğramış değil.
Kısacası durum ciddi, ama umutsuz değil.


Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10538
Localisation: Paris

MessagePosté le: 31 Oct 2016 0:40    Sujet du message: Répondre en citant

Bu da benden olsun bu sene

http://listelist.com/cumhuriyet-sozleri
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10538
Localisation: Paris

MessagePosté le: 31 Oct 2016 23:14    Sujet du message: Répondre en citant

Dayan Cumhuriyet



Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10538
Localisation: Paris

MessagePosté le: 30 Oct 2018 0:03    Sujet du message: Répondre en citant

Iki sene sonra... Galiba dayanamadi !





Evil or Very Mad
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
Montrer les messages depuis:   
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum en langue turque Toutes les heures sont au format GMT + 2 Heures
Page 1 sur 1

 
Sauter vers:  
Vous ne pouvez pas poster de nouveaux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas répondre aux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas éditer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas supprimer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas voter dans les sondages de ce forum


Powered by phpBB v2 © 2001, 2005 phpBB Group ¦ Theme: subSilver++
Traduction par : phpBB-fr.com
Adaptation pour NPDS par arnodu59 v 2.0r1

Tous les Logos et Marques sont déposés, les commentaires sont sous la responsabilités de ceux qui les ont postés dans le forum.