Warning: htmlspecialchars(): charset `ISO-8859-9' not supported, assuming utf-8 in /homepages/14/d311014336/htdocs/forum/modules/phpBB2/viewtopic.php on line 388
Association A TA TURQUIE
   
30 visiteur(s) et 0 membre(s) en ligne.
  Créer un compte Utilisateur

  Utilisateurs

Bonjour, Anonyme
Pseudo :
Mot de Passe:
PerduInscription

Membre(s):
Aujourd'hui : 0
Hier : 0
Total : 2144

Actuellement :
Visiteur(s) : 30
Membre(s) : 0
Total :30

Administration


  Derniers Visiteurs

Philippe : 10h57:57
duygu : 23h06:04
murat_erpuyan : 1 jour, 01h41:14
Georges : 1 jour, 13h02:47
Dom : 1 jour, 15h56:43


  Nétiquette du forum

Les commentaires sont sous la responsabilité de ceux qui les ont postés dans le forum. Tout propos diffamatoires et injurieux ne sera toléré dans ces forums.


Forums d'A TA TURQUIE :: Voir le sujet - AKP Türkiyesi...
Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum Forums d'A TA TURQUIE
Pour un échange interculturel
 
 FAQFAQ   RechercherRechercher   Liste des MembresListe des Membres   Groupes d'utilisateursGroupes d'utilisateurs    

AKP Türkiyesi...
Aller à la page Précédente  1, 2, 3, 4 ... 66, 67, 68  Suivante
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum en langue turque
Voir le sujet précédent :: Voir le sujet suivant  
Auteur Message
Raskolnikoff
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 09 Oct 2007
Messages: 3479
Localisation: Somewhere in the world

MessagePosté le: 06 Mar 2010 10:31    Sujet du message: Répondre en citant

Yorumsuz !!!


_________________
Родион Романович Раскольников
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé Visiter le site web de l'utilisateur
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2388
Localisation: Paris

MessagePosté le: 12 Mar 2010 16:46    Sujet du message: Répondre en citant

TSK niçin sabrediyor

Sabahattin ÖNKİBAR
sonkibar@gmail. com


İşte Tayyip Erdoğan'ın kurduğu, TSK'ya taarruz ve referandum oyunu
Bir hakkı teslim edelim. Türkiye’de kamuoyu araştırmaları ile ahalinin nabzını sürekli olarak tutan tek lider Tayyip Erdoğan’dır.
Yakından biliyorum; Erdoğan üç ayrı araştırma şirketi ile on günde bir ve de önemli gelişmelerde günlük olarak halkın tepkilerini ölçtürür ve ona göre politika belirler.
Dolayısı ile Tayyip Bey’in bir süredir sürdürdüğü TSK’yı aşağılama ve köşeye sıkıştırma hadisesi de bunun yansımasıdır.

Son kartı!
Hayır, halk askerin aşağılanmasını ve hırpalanmasını istiyor değil, olay, Başbakan’ın toplumu oyalamak ve manipüle etmek için başka bir argümanının olmamasıdır.
Erdoğan, yaptırdığı anketler yolu ile işsizlik ve yoksulluk çığlıklarının şahididir.
Keza aynı şekilde Kürt olayı ve K. Irak’taki fiili durumdan dolayı da vurgun yediğinin farkındadır.
AB, türban ve İmam Hatip gibi konuların da eskidiğini ve artık istismar edemeyeceğini görüyor.
Geriye kalan tek malzeme, asker ve darbe mugalataları ile ajitasyonlar yaparak yeni bir istismar alanı yaratmak!
Evet Tayyip Erdoğan bugünlerde aslında son kartını oynuyor.
8 yıl iktidarda olan ve her şeyi ile tükenen AKP’nin topluma yeni bir umut dalgası yayabilmesi ve heyecan yaratabilmesi artık imkansızın ötesi bir şey!
Dolayısı ile sığındığı tek husus siyaset ya da hamaset yani yeni bir mağduriyet alanının inşasıdır. TSK’ya yapılan hücumların arkasındaki nedenlerden biri budur!
İlginç ayrıntı; bu son kartını seçime saklayan Tayyip Bey’in bunu şimdi niçin alelacele yürürlüğe koyduğudur.

TSK niçin sabrediyor?
Belli ki zamanlama ve metot konusunda AKP ile Washington farklı düşünüyor... AKP’nin öncelikle derdi malum, seçimi bir kez daha kazanmak ve Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığının önünü açmaktır.
Tayyip Bey ABD’nin önderlik ettiği Kürt açılımı projesini seçimden önce sürdürmek ve sonuçlandırmak istemiyor çünkü böyle bir durumda sandıkta vurgun yiyeceğini görüyor. Washington da açılımı seçimden sonraya bırakmak istemiyor zira AKP’nin gitme ihtimali durumunda projesinin sakatlanacağını düşünüyor.
İşte böyle bir tabloda Tayyip Erdoğan’ın kurduğu oyun şudur:
Askeri olabildiğince köşeye sıkıştırıp tepki koymasını sağlamak ve bu tepki üzerine meydan okuyarak demokrasi kahramanı olmak!
Genelkurmay kurulan bu oyunu gördüğü için bütün aşağılamaları sineye çekerek sabrediyor ve susuyor.

BM ve Diyarbakır’a asker!
Biliyorum; sabretmesin, müdahale etsin diyenleriniz var ama böyle bir durumda Türkiye ekonomik anlamda abartısız İzlanda ya da Arjantin gibi olur... Bazıları farkında değil, Türkiye aylardır nereden geldiği belli olmayan kara paralarla kendini döndürüyor. Buna ilaveten Allah korusun bir darbe durumunda polis içindeki unsurlarla, dini gruplar ve Güneydoğu’daki PKK ve de Barzanici unsurlar kışkırtılıp başkaldırabilir ve de ABD bu durumu bahane edip BM’yi alet ederek Diyarbakır’a asker çıkarabilir! Dolayısı ile askerin müdahalesi sadece AKP’yi kuyudan çıkarmak olmayacak, aynı zamanda ülkeyi de kaosa itme anlamına gelecektir.. .
Referandum olayı da işte bu tezgahın bir başka boyutudur.
Baktılar askerin tutuklamalara tepki göstermesi sağlanamadı daha fazla tahrik için Anayasa değişikliklerini gündeme getiriyorlar. .. Orada da gayeleri yeni tahrik alanları yaratmak ve işe TSK’yı karıştırıp mağduriyet inşa etmektir.

Seçime kadar gerecek!
Askerlerin teslimiyet anlamına gelen suskunluğuna bazen ben de feryat ediyorum ama işin bir de bu tarafına bakmamız gerekiyor!.. Tayyip Bey çok çok zorda olmasa, pimi çekilmiş bomba ile bu şekilde oynamaz. Askerle uğraşmak ve üzerinden bu şekilde politika yapmak aynen budur!.. Hiç abartmıyorum; Tayyip Erdoğan bugün sınırlı bir müdahaleye razıdır çünkü böyle bir durumda ABD ile AB’nin yanında olacağını ve hem kendini hem de siyasi misyonunu bu şekilde muhafaza edeceğini düşünüyor. Oysa çok değil bir yıl daha iktidarda kalırsa, bizzat sandık yolu ile kendisinin Yüce Divan’a, partisinin de tarihe havale olacağını iyi biliyor... Buradan hareketle ben Tayyip Bey’in seçim gününe kadar ortamı germeye devam edeceği kanaatindeyim!
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10912
Localisation: Paris

MessagePosté le: 16 Mar 2010 23:52    Sujet du message: Répondre en citant

Durumun çizgisi, artik polis herseyi ile kurallara uygun bir ustten oburune ordunun silahlarini tasiyan kamyonu karakola çekerse durum bu karikaturle yansitilir.

Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10912
Localisation: Paris

MessagePosté le: 21 Mar 2010 1:10    Sujet du message: Répondre en citant

Bu yazi
http://www.ataturquie.asso.fr/modules.php?ModPath=phpBB2&ModStart=viewtopic&t=3106&t=3106&sid=0523565e54254121e0386ea51b4c22fd ' e de konabilinirdi...


Necati Doğru'yu istifa ettiren yazı

20 Mart 2010 Cumartesi, 13:36:26


Uğradığı sansür nedeniyle istifa eden Necati Doğru köşesinde ne yazmıştı? İşte o yazı...

İstanbul`da kaç Aytaç Durak bulunuyor?

ADANA`DAN ZENGİN OLMUŞ BİR YERLİ ADANALI BUGÜNE KADAR ÇIKMADI

“Bizim Adana`nın kısmetsizliğine(!) bak, bak bak otur ağla. Annem Adana`dan telefon etti; "oğlum Adana`dan, Adana`nın yerlisi olarak bugüne kadar zengin olmuş bir kişi bile çıkmadı" dedi.
Annemi tanımaz mıyım! Ne demek istediğini anladım. Gerçekten Adana`nın ekonomi tarihi yeniden yazılsa yazarın varacağı sonuç şu olacaktır: Adana`dan zengin olmuş bir yerli Adana`lı bugüne kadar çıkmadı. Kayseri`den, Niğde`den veya Balkan göçü sonrasında Bosna`dan yırtık yorganla gelenler pamuk ağası, çiftlik ağası, tekstil fabrikası ağası oldular. Çukurovanın insanın ciğerinin içine kadar işleyen sarı sıcağında pamuk üretiminde verimi dönüm başına 650 kiloya kadar çıkartma beceresini gösterebilen yerli Adanalıdan (Yörük olsun, Türkmen olsun, Ermeni olsun ya da Arap ve Kürt olsun) bir tek zengin çıkmadı.

İKTİDAR PARTİSİNDEN BAŞKAN OLSAYDI...

Aytaç Durak çıkacaktı (!) Gör başına neler geldi (!) Herkes merakla bana "Aytaç Durak iktidar partisinden belediye başkanı olsaydı, Adana olayı bu noktaya kadar gitmeden kapanmaz mıydı?" diye soruyor. Ben de "temiz siyaset-temiz vatandaş-temiz toplum" idealine vidalanmış yazılar yazan biri olarak onlara "İstanbul`da Çelik Sır Kasa" hikayesini anlatıyorum.

Bu hikaye gerçektir. Kişi ve olaylar sahidir. Kasa, gazetelere manşet oldu, TV`lerde "içindeki para ne kadardı?" diye yayın konusu, Cumhurbaşkanı`na, Başbakan`a, İstanbul Belediye Başkanı`na, Meclis`te milletvekiline ihbar konusu oldu. Cerahat kokan bir kasaydı. Unutuldu gitti.

Olayı size şöyle anlatayım:
İktidar partisi AK Parti`nin adayı olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanılığına ikinci kez seçilen yüksek mimar Kadir Topbaş`ın, imar danışmanlığını yapmış Fethi Turgut, ailesini de alıp tatile gitmişti. Evde sadece genç oğlu vardı. Arkadaşlarına; "Babam her akşam eve torbalar dolusu paralarla geliyor, paraları çelik kasalara dolduruyor" diye anlatıyordu. Bu anlatım mahallede 12 kişilik bir "soyguncu çetesinin örgütlenmesini" tetiklemişti. 12 kişi plan yaptılar. Belediye Başkanı`nın imar danışmanı Fethi Turgut`un genç ve biraz da saf oğluna, dümenden bir kız arkadaş ayarladılar. Kız evde oğlanın birasına uyku ilacı kattı, oğlan uyuyunca çete eve girdi.

İKTİDAR CEVAP VERMEYİNCE MUHALEFETE YÖNELDİ

Gerçekten 3 kasa vardı. İkisi çok büyüktü. Yerinden oynamıyordu. Çok sağlamdı açılamıyordu.
Üçüncü kasa taşınabilirdi. Hırsızlar taşınabilir kasayı aldılar, Kartalda bir eve götürdüler. Uğraştılar açamadılar. Maltepeden bir çilingir buldular. Kasayı açtırdılar. İçinden 950 bin Amerikan Doları, 280 bin Avro, 200 bin Türk Lirası ve 2 kilo altın çıktı. Bu çetenin yaptığından haberli olan Ahmet Tamer adlı birisine "soygundan pay" vermedikleri için o da kızdı, olayı bir ihbar mektubu ile Başbakan Tayip Erdoğan`a, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül`e, Belediye Başkanı Kadir Topbaş`a bildirdi. Onlardan ses çıkmayınca Meclis`e CHP milletvekili Çetin Soysal`a yazdı. Konu basına yansıdı. 12 hırsız yakalandı, hapse kondu (Bak Öge Demirkıran`ın 1 şubat 2009 tarıhli VATAN`da yayınlanan haberi ve ocak-şubat aylarında Cumuhuriyet, Milliyet, Hürriyet gazeteelrinde çıkan "gizli kasa"haberleri)

KASANIN SAHİBİ İKTİDAR PARTİSİNDEN

Hırsızlar hapse kondu. Tahmin edin! Kasanın sahibine ne oldu? Kasanın sahibi iktidar partisinden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı`nın imar danışmanı Fethi Turgut`a ne Cumhurbaşkanı, ne Başbakan, ne Belediye Başkanı, ne savcı hiç kimse "arkadaş sen bu kadar parayı nereden buldun, bu üç kasa evinde ne diye duruyor?" diye sormadı. Fethi Turgut, "çalınan kasamdaki para sadece 200 bin dolardı" diye açıklama yaptı olay kapandı. Hırsızlar hala hapiste yatıyor. Fethi Turgut da hala belediye şirketlerinin birinde bir makam sahibi olarak çalışıyor.

Aytaç Durak`ı soruyorlar. Çelik sır kasayı anlatıyorum. Bu sefer ben soruyorum: İstanbul`da kaç Aytaç Durak bulunuyordur?

ZAFER MUTLU`DAN AÇIKLAMA

Necati Doğru`nun Vatan Gazetesi`nden ayrılmasına neden olan gelişmelerle ilgili Zafer Mutlu bir açıklama yaptı:

"Olayı 10 dakika önce sizin site haber yapınca öğrendim. Necati Doğru`ya bir sansür aklımızın köşesinden bile geçmez. Arkadaşlardan şimdi öğrendiğime göre olay şöyle oluyor; Necati Doğru`nun makalesinde isim yer aldığı için, `dava konusu olmasın` diye bizim yazıişleri Necati Doğru`yu `isimle ilgili bir düzeltme yapabilir miyiz` diye telefonla arıyor. Arayan arkadaşımız Atilla Güner. Necati Doğru sinemada olduğu için yazıyı düzeltecek zamanı olmadığını söylüyor ve arkasından da `isterseniz çıkarın` diyor. Yazı çıkarılıyor.

HABERİM YOK

Bunlardan benim haberim yok. Necati Doğru`nun sansürlenmesi söz konusu değildir. Elinizi vicdanınıza koyunuz; Necati Doğru`nun bugüne kadar yazdığı en sert yazı bu mu? Bu yazının sansürlenecek neyi var? Sadece bizim yazıişleri dava açılmaması için teknik istekleri olmuş o kadar. Yazının çıkarılmasının istenmesi söz konusu değil. Telefonda bir yanlış anlama olabilir. Bunları düzeltiriz.

Biz Necati Doğru`yu hiçbir yere bırakmayız. Vatan`da her zaman olduğu gibi özgürce yazılarına devam edecektir, etmelidir."
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10912
Localisation: Paris

MessagePosté le: 06 Avr 2010 11:54    Sujet du message: Répondre en citant

AKP takintilarini artik açikca dile getirebilecek cesareti buluyor. 30 Agustos'ta niye Genelkurmay Baskani gelince Basbakan ve Bakanlar ayaga kalkiyormus. Sahi onlar seçildikleri için ulu. Be adam senede birgun de bu devletin kurulmasinda en onemli adim olan 30 Agustos Meydan Savasinin kahramani orduya saygi için ayaga kalkiver.
Ama bu declet onlarin devleti degil, onlariçin Cumhuriyet öcü...

Buyurun bugunku Cumhuriyet'i okuyun.

"Genelkurmay Başkanı için ayağa kalkıyoruz garibime gidiyor"
Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarını tartışmaya açarak, 'Bu bir askeri zafer olabilir ama Genelkurmay Başkanı, Başbakan'a bağlı değil mi? Ev sahibinin Başbakan olması gerekmez mi?' dedi.

Cumhuriyet Haber Portalı

İstanbul- Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, milli bayramlara yönelik ev sahipliği ve protokol sıralamasını tartışmaya açtı. Yazıcı, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda ev sahipliğini Genelkurmay Başkanı’nın yapmasına itiraz ederek, “Kutlamaları Başbakan kabul etmeli. Törende Genelkurmay Başkanı geliyor, hepimiz ayağa kalkıyoruz” dedi. Hürriyet'in haberine göre Yazıcı, devlet protokolünde gözden geçirilmesi gereken çok düzenleme olduğunu belirterek, özellikle milli bayramlardaki uygulamaya yönelik itirazları olduğunu vurguladı. Yazıcı, şunları söyledi:


Askeri zafer ama...

Şimdi milli bayramlara bakıyorsunuz, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda Meclis’in kuruluş yıldönümü olması nedeniyle, TBMM Başkanı ev sahipliği yapıyor, kutlamaları kabul ediyor. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda, Cumhuriyet’in en üst makamı olarak Cumhurbaşkanı kutlamaları kabul ediyor. Peki ama 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda niye Genelkurmay Başkanı ev sahipliği yapıyor? Bu bir askeri zafer olabilir, ama Genelkurmay Başkanı, Başbakan’a bağlı değil mi? Bayram, bu devletin, bu hükümetin de bayramı. Ev sahibinin Başbakan olması gerekmez mi?


Anonsla kalkıyoruz

Zafer Bayramı törenlerine gidiyorsunuz. ‘Genelkurmay Başkanı gelmiştir’ diye anons ediliyor. Törene katılan TBMM Başkanı, Başbakan ve tüm bakanlar ayağa kalkıyor. Hepimiz ayağa kalkıyoruz. Genelkurmay Başkanı kutlamaları kabul ediyor. Bu kutlamanın sahibi Başbakan olmalı diye düşünüyorum. Bu durum benim garibine gidiyor.


Yıllardır tartışılıyor

30 Ağustos Zafer Bayramı’nın ev sahipliği ilk kez tartışmaya açılırken, protokol uygulamalarına ilişkin tartışmalar yıllardan beri sürüyor. Özellikle milletvekilleri, protokoldeki yerlerinden şikâyet ediyor. İllerde yapılan törenlerde komutanlardan sonra gelmelerine itiraz eden milletvekilleri, bunun düzeltilmesini sık sık talep ediyorlar. Devlet protokolü plaka sıralamasında, TBMM Başkanı, Başbakan, Anayasa Mahkemesi Başkanı ve Genelkurmay Başkanı, Yüksek Yargı başkanları ve Bakanlar Kurulu üyeleri geliyor. Törenlerde bu sıralamaya Genelkurmay Başkanı’ndan sonra olmak üzere anamuhalefet partisi lideri ve eski cumhurbaşkanları ilave ediliyor.


Her yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle Genelkurmay Başkanı resepsiyonla konuklarını ağırlıyor.


Atatürk, bu bayramı ordunun temsil etmesini uygun görmüş

Tarihçi yazar Turgut Özakman, askeri bir zafer olduğu için 30 Ağustos’a Genelkurmay Başkanlığı’nın evsahipliği yaptığını belirterek, şunları söyledi: “‘Genelkurmay Başkanlığı, Başbakana bağlı, evsahibi başbakan olsun’ mantığı doğru değildir. Öyle olursa ‘Başbakan da Meclis’e bağlı, Meclis de halka bağlı’ bunun sonu yok. Doğrusu budur. Çünkü bu ordunun kazandığı çok büyük ve önemli bir zafer. Başkalarının hiç tahmin etmediği bu zaferin hazırlığı 10 ay sürmüş, 14 günde tamamlanmıştır. İşgal kuvvetleri, 100 binden fazla kayıp vermiştir, 40 binden fazla esir vardır. Mustafa Kemal, bu bayramı ordunun temsil etmesini uygun görmüştür, orduya da yakışıyor.”


1935’te resmi bayram

Zafer Bayramı, 1922’de 26 Ağustos’ta başlayıp, 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da Mustafa Kemal’in başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi’ni anmak için kutlanır. Zafer Bayramı, ilk defa 30 Ağustos 1923’te Afyonkarahisar, Ankara ve İzmir’de kutlandı. Resmi olarak Zafer Bayramı ilan edilmesi Mayıs 1935’te oldu.
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10912
Localisation: Paris

MessagePosté le: 19 Mai 2010 0:33    Sujet du message: Répondre en citant

HT Gazete Yazarları
Bekir Coşkun
Öbür dünyada maliye var mı?..
10 Nisan 2010 Cumartesi, 15:56:29
DEMEK ki onlar vergi vermeyi öbür dünyaya bırakıyorlar...

Bu yüzden zaten açıklanan vergi listelerinde, AKP döneminde parlayan dindar işadamlarının adları-sanları yok... Özelleştirmelerden büyük pay kapan, ihalelerin tümünü kapatan AKP zenginleri listede gözükmüyorlar...

Yüksek vergi verenlerden tanıdıklarıma
baktım:

Rakı-şarap içenler...

Eşlerinin-kızlarının başı açık...

Odalarında takunyaları yok...

Ağızlarını açar açmaz “din-iman” diye başlamıyorlar... Manga manga umreye koşmuyorlar ve arka ceplerinde külah taşımıyorlar...

Tabii ki çoğu AKP tarafından sevilmiyor...

Yok edilmek istenen, itilip kakılan işadamları... Hatta ikinci sırada “öldürülmeyi hak eden” bir Musevi...

En çok vergi verenler onlar...

Dini bütün mümin işadamı kardeşimize baktım...

Listede yok...

Durmadan “Allah korkusundan” söz ediyor, dilinden “din-iman-kitap” düşmüyor...

Eşi-kızı tesettürlü...

Denize haşema ile giriyor...

Lokantada “İçinde domuz eti olmasın sonra...“ diye soruyor...

Rakı bardağına benzeyen bardakla su
dahi içmiyor...

Başbakan’ın uçağında gördüm onu, kenarı dantelli külahı ile iktidarın gittiği camide ise en önde...

Ama vergi listesinde yok...

Neden?..

Çünkü dillerindeki “din-iman-kitap” onların sadece siyasette ve ticaret te sermayeleri... Köşe dönmenin, beleşin, avantanın, yağmanın, üçkâğıtçılığın aracı...

Her dört kişiden birisinin aç-yoksul olduğu ülkede, devlete vergi vermemekten büyük günah olabilir mi?..

Dillerindeki o “öbür dünyada hesap verme” işi ise cambazlıklarından...

Defterdarlık öbür dünyada mı?..
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
Raskolnikoff
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 09 Oct 2007
Messages: 3479
Localisation: Somewhere in the world

MessagePosté le: 30 Mai 2010 2:59    Sujet du message: Répondre en citant



ahh sevsinler..ne de yakismis..
modernlik simgesi bir görüntü....Türkiye ne de güzel temsil edilmis Brezilya'da...bir de hasemayla plaja gitselerdi bari....nefis olurdu.....
_________________
Родион Романович Раскольников
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé Visiter le site web de l'utilisateur
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2388
Localisation: Paris

MessagePosté le: 07 Juin 2010 19:48    Sujet du message: Répondre en citant

Elin agzi torba degilki buzesin :

Ye kürküm ye!

http://www.antalyaguncel.com/kose_yazisi.asp?id=16934
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
Raskolnikoff
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 09 Oct 2007
Messages: 3479
Localisation: Somewhere in the world

MessagePosté le: 09 Juin 2010 13:48    Sujet du message: Répondre en citant

Verdigin baglanti açilmiyor Selim bey, torba gibi büzülmüs, "yetkin yok girmeye" yaniti geliyor.....
Bu görüntüyü yeniliyorum..o kadar güzel bir modern, çagdas Türkiye imgesi ki, ah sevsinler, Copacabana'ya nazir Kasimpasali ve sülalesi....



Devletin yâni halkin parasiyla keyfediyorlar.....
Rahmetli babamin bir sözü aklima gelir, "siyasette iki sekilde yükselinir" derdi "ya koltukta ya daragacinda".. Bazilari önce birinde, sonra ikincisinde yükseldi....Hâlâ ders almiyanlar var....
_________________
Родион Романович Раскольников
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé Visiter le site web de l'utilisateur
sumer
Expert
Expert


Inscrit le: 28 Fév 2009
Messages: 235
Localisation: France

MessagePosté le: 11 Juin 2010 21:59    Sujet du message: Répondre en citant

Turkiye'yi yillardir Avrupa kapisinda beklettiler. Maalesef Bu gordugumuz suslu handezedeleri yaratan Avrupanin ta kendisidir.

Iste simdide araplasmis bir Turkiye ile basa çiksinlar bakim.
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
Raskolnikoff
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 09 Oct 2007
Messages: 3479
Localisation: Somewhere in the world

MessagePosté le: 15 Juin 2010 11:05    Sujet du message: Répondre en citant

sumer a écrit:
Turkiye'yi yillardir Avrupa kapisinda beklettiler. Maalesef Bu gordugumuz suslu handezedeleri yaratan Avrupanin ta kendisidir.

Iste simdide araplasmis bir Turkiye ile basa çiksinlar bakim.


Altemur KILIC agabeyim, 12 Haziran yazisinda ne güzel söylemis, "araptan türke yar olmaz" diye...
Son yazisinda da söyle diyor : "Şimdi de, bütün Türklerin, ortak geleceği, -“Ergenekon’dan çıkış” - Arap, çorap âleminde değil “Türk âleminde.” Yabancılar, bunun kendileri için gerçek bir tehdit olduğunu anladıkları halde, biz bunu “hayal” sanıyoruz ve kendi ayak seslerimizden korkuyoruz! "
Bugün'ün Türkiye'sinde bir basbakan, "araplar türkün sag eli, sag gözüdür" diyebiliyor. Arap emirlerinin, seyhlerinin ihanetiyle, çöllerde telef olan türk ordulari, ingiliz altinina satilan osmanli illerinin anisi bu beyciklerin umurunda degil elbet. Elbet bunlari yaratan Avrupa'nin ve ABD'nin ta kendisi. "Batilasmis",ve "Batiyla" ayni masada esit temellerde yer alan, uygar ve kendi kendini yöneten, kemalist anlamda milliyetçi bir Türkiye 'Bati'nin çikarlarina uygun olmadigi için....
_________________
Родион Романович Раскольников
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé Visiter le site web de l'utilisateur
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10912
Localisation: Paris

MessagePosté le: 21 Juin 2010 18:02    Sujet du message: Répondre en citant

Raskolnikoff a écrit:



ahh sevsinler..ne de yakismis..
modernlik simgesi bir görüntü....Türkiye ne de güzel temsil edilmis Brezilya'da...


N'olmus yani, kiskanç ajan rus, sen de git... Gidemiyom diye soylenip duruyorsun. Bak ben seni çatlatayim bu da Tac Mahal Hatirasi.

Aklima geldi, sozum meclisten disari : hatira hatira ne vereyim senin gibi katira :
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
Raskolnikoff
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 09 Oct 2007
Messages: 3479
Localisation: Somewhere in the world

MessagePosté le: 21 Juin 2010 21:26    Sujet du message: Répondre en citant

Crying or Very sad Crying or Very sad Crying or Very sad Crying or Very sad
_________________
Родион Романович Раскольников
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé Visiter le site web de l'utilisateur
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10912
Localisation: Paris

MessagePosté le: 12 Juil 2010 1:57    Sujet du message: Répondre en citant

Nasil oluyor da bu Rifat Serdaroglu'nu halen Silivri'ye alamadilar anliyamiyorum :

http://www.turkcelil.com/2010/07/08/rifat-serdaroglu-yakinda-suresiz-tatil-var/
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10912
Localisation: Paris

MessagePosté le: 19 Juil 2010 2:02    Sujet du message: Répondre en citant

Artik valiler 1950 DP donemi valileri gibi :



Uploaded with ImageShack.us
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
Montrer les messages depuis:   
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum en langue turque Toutes les heures sont au format GMT + 2 Heures
Aller à la page Précédente  1, 2, 3, 4 ... 66, 67, 68  Suivante
Page 3 sur 68

 
Sauter vers:  
Vous ne pouvez pas poster de nouveaux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas répondre aux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas éditer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas supprimer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas voter dans les sondages de ce forum


Powered by phpBB v2 © 2001, 2005 phpBB Group ¦ Theme: subSilver++
Traduction par : phpBB-fr.com
Adaptation pour NPDS par arnodu59 v 2.0r1

Tous les Logos et Marques sont déposés, les commentaires sont sous la responsabilités de ceux qui les ont postés dans le forum.