81 visiteur(s) et 0 membre(s) en ligne.
  Créer un compte Utilisateur

  Utilisateurs

Bonjour, Anonyme
Pseudo :
Mot de Passe:
PerduInscription

Membre(s):
Aujourd'hui : 0
Hier : 0
Total : 2165

Actuellement :
Visiteur(s) : 81
Membre(s) : 0
Total :81

Administration


  Derniers Visiteurs

SelimIII : 1 jour, 05h56:46
murat_erpuyan : 1 jour, 21h10:47
duygu : 2 jours
Georges : 2 jours
cengiz-han : 2 jours


  Nétiquette du forum

Les commentaires sont sous la responsabilité de ceux qui les ont postés dans le forum. Tout propos diffamatoires et injurieux ne sera toléré dans ces forums.


Forums d'A TA TURQUIE :: Voir le sujet - Turkiye Islam Cumhuriyeti'ne dogru
Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum Forums d'A TA TURQUIE
Pour un échange interculturel
 
 FAQFAQ   RechercherRechercher   Liste des MembresListe des Membres   Groupes d'utilisateursGroupes d'utilisateurs    

Turkiye Islam Cumhuriyeti'ne dogru
Aller à la page Précédente  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum en langue turque
Voir le sujet précédent :: Voir le sujet suivant  
Auteur Message
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2492
Localisation: Paris

MessagePosté le: 30 Juil 2017 17:35    Sujet du message: Répondre en citant

2007 de "Turkiye Islam Cumhuriyeti'ne dogru mu ?" basligi ile baslatmisim bu tartismayi.

Bugun soru halini kaldirdim (zaten katilanlardan biri de bunu onermis, geçenlerde).

Durum açik, ilkokul anaokul dahil butun okullarda kadinlar ve erkekler için birer mescit olacak, cihad okullarda ogretilecek, ve muftuler nikah kiyacak...

Tabii arda bir kadinlar sokakta kiyafetleri nedeniyle dovulecek, yaratigin biri çikip (dun) Ataturk heykeline saldiracak dinimizde putperestlik yoktur diye...

Soruya hacet mi var, isim ne zaman degisecek o biraz muglak. 2023'u dusunuyorlar ama o zamana kadar belki de vatana ihanetten cezaevinde olurlar, belli mi olur.
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2492
Localisation: Paris

MessagePosté le: 30 Juil 2017 17:36    Sujet du message: Répondre en citant

'Dinimizde putperestlik yoktur' diyerek Atatürk büstüne böyle saldırdı :

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/792527/_Dinimizde_putperestlik_yoktur__diyerek_Ataturk_bustune_boyle_saldirdi.html


videosu da var...
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
duygu
Admin
Admin


Inscrit le: 23 Sep 2008
Messages: 4342

MessagePosté le: 05 Aoû 2017 1:48    Sujet du message: Répondre en citant

Tam gaz gidise geçildi.

Imamlar nikah kiyacak...

Demokratik ve laiklige uygunmus. 9ocuk evliliklerini yasallastirmaga çalisan adam da soyledi.

O zaman, niye alevi dedeleri, papazlar, hahamlar nikah kiymiyor. Niye sadece suni inanisin din adamlari veriliyor bu yetki.
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 11327
Localisation: Paris

MessagePosté le: 13 Aoû 2017 2:28    Sujet du message: Répondre en citant

Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 8334
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 20 Sep 2017 10:51    Sujet du message: Répondre en citant

Ertugrul Özkök benimsedigim bir gazeteci degil ancak asagidaki yazisinin altina imzami rahatlikla atabilirim.

Citation:


Başkan galiba kendini şeyhülislam zannettin

Hürriyet 20 Eylül 2017


YENİ Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş göreve başlarken şu kesin yargıyı dile getirmiş:
“İnsanlık sekülerizmin ve hiçbir değer tanımamanın kıskacında kıvranmaktadır...”
*
“Sekülerlikle” “hiç birdeğer tanımamanın” nasıl yan yana getirildiğini anlamadım ama çok iyi anladığım bir şey var.
Yeni başkan kendine bir dünya misyonu yüklemiş...
Ve bütün konuşmasında kendine yüklenen misyonu da tarif etmiş:
İnsanlığı sekülerizmin kıskacından kurtarmak...
Vay vay vay...
Karşıki dağları yaratmak olayı yani...

*

Cumhurbaşkanı’nın veya Başbakan’ın veya bağlı bulunduğu bakanın başkana şunu hatırlatması gerekmez mi:
“Biiir... Başkan sen şu yolundan çıkmış fani dünyayı hizaya sokma misyonundan önce bizim Diyanet’i bir derleyip toplasan...
Fetva parodisine dönen şu kuruma biraz ciddiyet versen...

*

İkiiii... Diyanet seküler bir yapının kurumudur, bunu da unutmasan....
Yani seni şeyhülislam değil, sadece Diyanet İşleri Başkanı olarak tayin ettik...
Bir de bunu öğrensen...”

*

Vallahi daha iyi olur...

GÜNÜN BİLMECESİ: NUSRET ELİYLE MAKES BULMAK
DİYANET İşleri’nin yeni başkanı Ali Erbaş’ın göreve başlama nutkundaki ifadelerden bir potpuri:

“Rahmeti rahmana kavuşmuş”, “Berhayat olanlar”, “Leyyin ve hikmetli bir dil”, “İnanç, düşünce ve beyin işgalcilerine karşı din güvenliğini sağlamak”, “Nusret eli”, “Makes bulmak”, “Derc etmek”, “Ahlak-ı hamide sahibi olmak”, “Sekinet veren sada”...

Yeni başkan konuşmasında “sahih ve sarih bir üsluptan” söz ediyor...
Eğer o üslup buysa vay halimize...

Demektir ki artık Diyanet’le ancak bir tercüman aracılığıyla konuşabileceğiz...
BU MÜFREDAT EN BÜYÜK ZARARI MUHAFAZAKÂRLARA VERECEK
- Devlet gündüz çocuklarımıza okullarda “cihat”ı öğretecek.
Bizse akşam evlerimizde çocuklarımıza barışı, vatan sevgisini anlatacağız.

*

- Devlet, gündüz okulda çocuklarımıza inancı farklı insanları “kâfir” olarak gösteren şeyler öğretecek.
Bizse akşamları çocuklarımıza bizim gibi olmayan insanların da bizim gibi insanlar olduğunu anlatacağız.

*

- Devlet gündüz okulda çocuklarımıza “erkeğin reis olduğunu, üstün olduğunu, kadının ona biat etmesi gerektiğini” öğretecek.
Bizse akşamları evde çocuklarımıza “kadın ve erkeğin eşit olduğunu” anlatacağız...
- Devlet, gündüz okullarda çocuklarımıza biat etmeyi en büyük erdem olarak öğretecek.

Bizlerse akşamları çocuklarımıza farklı düşündüğünde, haklı olduğunda itiraz etme hakkı olduğunu öğreteceğiz.

*

- Devlet, gündüz okullarda çocuklarımıza “İnsanı Allah yaratmıştır” diyecek.
Bizse akşamları çocuklarımıza “İnsanı Allah yaratmıştır” diyeceğiz, ama Evrim Teorisi’ni, biyolojiyi, uzayı, fiziği, genetik bilimleri öğreteceğiz.

*

Ve bir gün bu rejim sona erdiğinde yeni nesiller hep birlikte şunu görecek...
O yüzden iddia ediyorum.
Bu müfredat en büyük zararı muhafazakâr ailelerin çocuklarına verecektir.



http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ertugrul-ozkok/baskan-galiba-kendini-seyhulislam-zannettin-40584354?utm_source=email&utm_medium=newsletter&utm_channel=Mail&utm_content=manset_gorsel



.
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2492
Localisation: Paris

MessagePosté le: 01 Oct 2017 17:48    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:

Ahmet İnsel
Türkiye’de ‘laiklik’ laik midir?

Takip et: @cumhuriyetgzt


30 Eylül 2017 Cumartesi


AKP iktidara geldiğinde, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 74 bin personeli vardı. Çoktu. Daha da çoğaldı, 2017’de personel sayısı 117 bin oldu. On beş senede artış yüzde 58. Aynı dönemde Türkiye nüfusu yüzde 22 arttı. DİB’in kadroları, nüfus artışının yaratacağı hizmet artışı ihtiyacının çok üstünde büyüdü. Çünkü AKP iktidarında ve son yıllarda giderek daha fazla, DİB Sünni din hizmeti verme görevinin ötesinde, iktidarın kültür ve eğitim politikasının önde gelen bir aktörü oldu.

Diyanet’in 2017’de 117 bin 378 olan kadro toplamının dağılımı şöyle: İmam hatip 71 bin 362, Kuran kursu öğreticisi 19 bin 721, müezzin 11 bin 908. Geri kalanı teknik personel. AKP iktidara geldiğinde cami sayısı 75 bin 941’di. 2016 sonunda 87 bin 300 oldu. On beş yılda DİB personeli, cami sayısından neredeyse dört kat fazla büyüdü. Buna paralel olarak DİB’in bütçesi, özellikle son yıllarda hızla arttı. 2015’te DİB’in bütçe başlangıç ödeneği 3.5 milyar TL idi. 2017 sonu bütçe gerçekleşme tahmini, 8.1 milyar TL. Son üç yılda Diyanet’in harcamaları yüzde 76 arttı. Enflasyondan arındırılınca, üç yılda gerçek artış yüzde 50!

Bu harcamaların yüzde 90’ını personel giderleri oluşturuyor. Türkiye’de Sünni din hizmetinin bütçe içindeki payını dikkate alırken, buna Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’ne bağlı çalışan personeli de ilave etmek gerekir. Bu sayı 2015’te 56 bin 328’di. İmam hatip okulu açılışı furyası içinde son iki yılda muhtemelen artmıştır. 2016’da Milli Eğitim bütçesi içinde bu genel müdürlüğe 3.6 milyar TL ayrılmıştı.

Türkiye’de devletin yarı resmi dini konumunda olan Sünni İslam eğitim-öğretim ve din hizmetlerinde bugün 180 bine yakın kamu görevlisi çalışıyor. 2016’da devletin doğrudan verdiği din hizmetleri ve din eğitim-öğretimi için kamu bütçesinden 10 milyar TL’den biraz fazla harcandı. Diyanet Vakfı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün toplamda bir milyar lirayı geçen harcamaları buna dahil değil. Laik Cumhuriyete hoş geldiniz!

Gelgelelim, zaten doksan yıldan beri bu “laik” Cumhuriyet yürürlükte değil mi? AKP iktidarı laikliği, din ve devlet işlerinin ayrılması olarak başından beri tasarlamamış olan devlet yapısı içinde, DİB’i sadece kuruluş amacının tersi yönde kullanıyor. Laikliği, devletin dini denetim altında tutması olarak anlayan laikçi anlayışın kurduğu ve geliştirdiği kurumu, AKP iktidarı, yasalarda hiçbir değişiklik yapmadan, dinin topluma yön ve şekil vermesinin aracına dönüştürdü. Bugün hâlâ seküler otoriter Cumhuriyetin savunucuları, Diyanet’in bir merkezi devlet idaresi olmasını eleştirmekten imtina ediyor. Hatta bir kısmı, DİB’in kurum olarak laisizmin özüne uygun olduğunu savunuyor.

Ülkemizde on yıllardır süregiden bir kültür savaşı var. Diyanet, AKP liderinin özel yönlendirmesiyle, şimdi toplumu dindarlaştırma politikasının hücum gücü olarak kullanılıyor. Buna gayet haklı olarak tepki gösterenlerin bir kısmı, Diyanet’in laik bir kurum olduğunu iddia etmekten geri kalmıyor. Din hizmetleri vermekle yükümlü laik bir kurum olabilir mi sorusunu sormaktan kaçınıyorlar. Halbuki laikliği devletin dini denetim altında tutması olarak tanımlayan anlayışın yarattığı bu kurumun, hiçbir kurumsal değişiklik geçirmeden, dindar nesiller yaratılması ve dinin toplumsal yaşamı yönlendirmesi aracına nasıl kolay döndüğü ortada.

Laiklik demokrasinin olmazsa olmaz tamamlayıcısıdır. Kuşkusuz, ama hangi laiklik? Soruyu tersten soralım. Dini denetim altında tutmak için veya tam tersine toplum üzerinde bir dini denetim ve baskı yaratmak için devletin doğrudan din hizmeti vermesi, üstelik bunu çoğunluğun mezhebiyle sınırlı tutması, demokrasiyle bağdaşabilir mi? Otoriter laiklikle otoriter Sünniliğin ortak paydası, demokrat olmamalarıdır. Zaten bu yüzden, Diyanet’in ne kuş ne deve kurumsal yapısı her ikisine uyuyor.

Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2492
Localisation: Paris

MessagePosté le: 07 Oct 2017 12:16    Sujet du message: Répondre en citant

SelimIII a écrit:
Gazete okumaya gor, AKP Turkiye'si ornekleri bitmekle bilmiyor...

Citation:

Tayyip Erdoğan'ın Saray'da ağırladığı isimlerden olan Atatürk düşmanı Mısıroğlu gençlere yaptığı konuşmasında şu ifadeleri kullanıyordu:

"İstediğimiz olmuş değildir. Yarı yoldayız. Nasıl buluğa ermemiş bir çocuğa 'niye evlenmiyorsun' demezsen Hükümet'e de 'niye şeriatı ilan etmiyorsun' diyemezsin. Vakti var. Her ulus bir zamana rehmolunmuştur. Sizin nesliniz İslam'ın mutlak galebesini, küfrün mutlak yıkılışını, heykellerin köpek leşi gibi sürüklendiğini görecek. Siz göreceksiniz. O gün beni hatırlayın."



http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/839817/imam_cemaat_iliskisi.._Ataturk_e_ve_annesine_kufredip_sosyal_medyada_paylastilar.html
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 8334
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 27 Déc 2018 3:30    Sujet du message: Répondre en citant



<
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 8334
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 01 Jan 2019 18:42    Sujet du message: Répondre en citant



Herseyi açikca ortaya koymus Ugur Mumcu, zaten bu yuzden da katlettiler kendisini.

Kandirildik diyenler bu orgut sayesinde iktidara geldiler ve ayni uygulamalarin içindeler.
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2492
Localisation: Paris

MessagePosté le: 02 Déc 2019 12:09    Sujet du message: Répondre en citant

Reis buyurmuslar :

“Dinimiz İslam, hayatın tüm alanlarını kuşatan, kucaklayan, ihata eden kurallar, yasaklar manzumesidir. Ticaretimizden beşeri münasebetlerimize, eğitim öğretimden evliliğe, temizlikten kılık kıyafete, yaşantımızın her safhasını düzenleyen bir dine inanıyoruz.

Zaman ve şartlar değişse de, İslamın nasları değişmeyecektir. Nerede ve hangi zamanda yaşarsak yaşayalım, kelimeyi şehadet, namaz, oruç, hac, zekât bizler için farzdır ve öyle kalacaktır. Faiz, yalan, zulüm, kibir, iftira, tecessüs, zan, hırsızlık, masumu öldürmek ise yasak olmaya devam edecektir. Hangi sebeple olursa olsun Kuran’ın emirlerini yok saymak, hafife almak veya hükümsüz kılmak bir Müslümana yakışmaz. Dolayısıyla dinde ekleme çıkarma, yani bidat olmaz. ‘Bana uymuyor, zamana uymuyor, hoşuma gitmiyor, aklım almıyor’ bahanesiyle kimse nasları inkâr edemez. Çünkü bir Müslüman dinini hayatın şartlarına göre değil, hayatını inancının esaslarına göre uyarlamakla mükelleftir.

İslam bize göre değil, biz İslama göre hareket edeceğiz. Nefsimize ağır gelse de hayatımızın merkezine dönemin koşullarını değil, dinimizin hükümlerini yerleştireceğiz. Elbette bu süreçte aşırılığa, ifrata ve tefrite de kaçmayacağız. Özellikle dini, hayattan tecrit eden, sadece belli kalıplara, şekillere, davranışlara hapseden dogmatik bir anlayışa itibar etmeyeceğiz


Adam bunu Cumhurbaskani sifatiyla yaptigi konusmada soyluyor. Simdi, ben dinsizsem, hatta ateit isem TC vatandasi olma hakkim kalmiyor.

Yani 2023 de resmilestirmek istedikleri islam cumhuriyetinin kurallarini soyluyor laikligi koruyacagi konusunda serefi ve namusu uzerine yemin eden kisi.

Örsan K. Öymen'in, bugun Cumhuriyet'te çikan Anayasa İslama mı uyacak?! makalesini okuyun.
http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/1705608/anayasa-islama-mi-uyacak.html
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2492
Localisation: Paris

MessagePosté le: 02 Déc 2019 12:25    Sujet du message: Répondre en citant

Ek olsun :


http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/1705649/anaokullarina-din-sinifi.html

Cocuklarimiz fesli, kizlarimiz ortulu...
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2492
Localisation: Paris

MessagePosté le: 20 Déc 2019 16:41    Sujet du message: Répondre en citant

SelimIII a écrit:
Reis buyurmuslar :

“Dinimiz İslam, hayatın tüm alanlarını kuşatan, kucaklayan, ihata eden kurallar, yasaklar manzumesidir. Ticaretimizden beşeri münasebetlerimize, eğitim öğretimden evliliğe, temizlikten kılık kıyafete, yaşantımızın her safhasını düzenleyen bir dine inanıyoruz.

Zaman ve şartlar değişse de, İslamın nasları değişmeyecektir. Nerede ve hangi zamanda yaşarsak yaşayalım, kelimeyi şehadet, namaz, oruç, hac, zekât bizler için farzdır ve öyle kalacaktır. Faiz, yalan, zulüm, kibir, iftira, tecessüs, zan, hırsızlık, masumu öldürmek ise yasak olmaya devam edecektir. Hangi sebeple olursa olsun Kuran’ın emirlerini yok saymak, hafife almak veya hükümsüz kılmak bir Müslümana yakışmaz. Dolayısıyla dinde ekleme çıkarma, yani bidat olmaz. ‘Bana uymuyor, zamana uymuyor, hoşuma gitmiyor, aklım almıyor’ bahanesiyle kimse nasları inkâr edemez. Çünkü bir Müslüman dinini hayatın şartlarına göre değil, hayatını inancının esaslarına göre uyarlamakla mükelleftir.

İslam bize göre değil, biz İslama göre hareket edeceğiz. Nefsimize ağır gelse de hayatımızın merkezine dönemin koşullarını değil, dinimizin hükümlerini yerleştireceğiz. Elbette bu süreçte aşırılığa, ifrata ve tefrite de kaçmayacağız. Özellikle dini, hayattan tecrit eden, sadece belli kalıplara, şekillere, davranışlara hapseden dogmatik bir anlayışa itibar etmeyeceğiz


Adam bunu Cumhurbaskani sifatiyla yaptigi konusmada soyluyor. Simdi, ben dinsizsem, hatta ateit isem TC vatandasi olma hakkim kalmiyor.

Yani 2023 de resmilestirmek istedikleri islam cumhuriyetinin kurallarini soyluyor laikligi koruyacagi konusunda serefi ve namusu uzerine yemin eden kisi.

Örsan K. Öymen'in, bugun Cumhuriyet'te çikan Anayasa İslama mı uyacak?! makalesini okuyun.
http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/1705608/anayasa-islama-mi-uyacak.html



T.C. Cumhurbaskani sifatiyla halife gibi konusmak mi bu?

Konuyu islami açidan ele alan bir makale :

Citation:
Laik devlette şeriat manifestosu

Facebook'ta paylaş WhatsApp E-posta

20 Aralık 2019 Cuma

Sayın Cumhurbaşkanı’nın amacı, Cumhuriyetin kurucusu ve onun etrafındaki altın nesli hırpalamak sureti ile belli bir seçmen kitlesinin konsolidasyonunu sürdürmektir.

GANİ AŞIK

E. Müftü ve CHP Kayseri Milletvekili

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP)’nin iktidar oluşu ve yıllar boyu seçim kazanması, İslam tarihindeki Muaviye siyaseti ile benzerlikler taşımaktadır. Muaviye kuvvetleri Sıffin’de mızraklarının ucuna Kur’an sayfalarını takarak, Ali kuvvetlerinin hücumunu durdurmuşlar ve bir hakem hilesi ile de hilafeti ele geçirmişlerdi. Muaviye, Halife Osman’dan sonraki kaosu nasıl kullanmış ve avantaja çevirmiş ise; AKP de, sağlık sorunlarına rağmen başbakanlığı bırakmayan (ya da bıraktırılmayan) Ecevit’in ve koalisyon ortaklarının halkta yarattıkları bezginliği ve siyasal boşluğu çok ustaca kullandı. AKP, iktidarının ilk yıllarında Atatürk ile, Cumhuriyetle ve devrim yasaları ile yapacağı büyük kavgayı ve Osmanlı’yı diriltme planlarını “Milli Görüş gömleğini çıkardığını” ilan ederek ustaca sakladı ve solaklarla salakları da izdüşümüne çekti. İktidar oluşunu izleyen yıllardaki sıcak para akışının yarattığı göreceli refah ve ekonomik istikrarla din kutsallarını harmanlayıp büyüdü ve kurbağa ısıtma yöntemi ile torbadaki gerçek yüzünü aşmalı olarak ortaya koydu.

Emevilerle şaşılası benzerlikler

Emevi Orduları sadece Araplardan oluşurdu. Zamanla Arap olmayan Müslümanlar da (Mevali) orduya kabul edilmiş ise de, bunlardan komutan yapılan çok nadirdi. Halkın bağrından çıkan, varlığımızın ve bekamızın en temel güvencesi olan TSK’nin gözümüz gibi korunması sorumluluğundan hareketle somuta inmeden en yalın ifade ile vurgulamak gerekirse, Silahlı Kuvvetlerimiz, terfi ve atamalarda kirli siyasetin girdabına çekilmek istenmektedir. Balkan Savaşları felaketinde de görüldüğü gibi, orduya siyaset sokulması, sağlıklı bünyeyi kanser hücrelerinin sarması gibidir.

Emevilerin uzun yıllar camilerde Hz. Ali’ye hakaretler yağdırması ile bizzat onun eseri olan milli günlerimize denk gelen cuma hutbelerinde Atatürk’ün yok sayılması arasında hiçbir fark yoktur. (Düşmanlarına kötü bir haber vermek isterim: Ali (Atatürk), bu defa yenilmeyecektir).

Muaviye’nin Şam’daki Yeşilsarayı ile Beştepe’deki Aksaray, israf ve şatafat açılarından birbirinin benzeridir. Ünlü Sahabi Ebuzeril Gıfari’nin, Şam’a gelip görkemli sarayını görünce, Muaviye’ye “bu sarayı kendi paranla yaptınsa israf, halkın parası ile yaptınsa haramdır” sözü çok ünlüdür.

Muaviye iktidarını “kabile asabiyetine” dayandırıyordu. Cahiliye Arapları babadan kan bağı olanlara “asabe”, bu topluluğun bütün fertlerinin bir ideal (AKP de “kutsal dava”) etrafında örgütlenmesine de “asabiyet” denilirdi. Cumhurbaşkanımızın, ailesi devasa Türkiye Cumhuriyeti’ni yönlendirip yönetmeye yetmediğinden, kendi dünya görüşünde paydaşlık dahil, çeşitli ve çok yönlü bağlantıları olan kadrolarla bir “asabiyet” oluşturularak devlet kuşatıldı ve teslim alındı.

Türkiye bu kefeni yırtacaktır

Sayın Cumhurbaşkanı’nın 5’inci Din Şûrası’ndaki konuşmasından bir bölümü Anadolu Ajansı’ndan okuyalım: “İslam dininin hayatın tüm alanlarını kuşatan, kucaklayan, kurallar yasaklar manzumesi olduğuna” işaret eden Erdoğan “ticaretten beşeri münasebetlere, eğitim öğretimden evliliğe, temizlikten kılık kıyafete, yaşantının her safhasını düzenleyen bir dine inandıklarını” dile getirdi. (...) “Nefsimize ağır gelse de hayatımızın merkezine dönemin koşullarını değil, dinimizin hükümlerini yerleştireceğiz.” dedikten sonra, ezanın Türkçe okunduğu dönemi kastederek “uzun yıllar ezana hasret kaldık” ajitasyonuna da başvurmakla birlikte, Sayın Cumhurbaşkanı’nın son tahlildeki amacı, yasal ve anayasal planda bir şeriat devleti inşası değil (böyle bir maceranın ne büyük belaları davet edeceğini bilecek kadar deneyim ve akıl sahibidir), Cumhuriyetin kurucusu ve onun etrafındaki altın nesli hırpalamak sureti ile belli bir seçmen kitlesinin konsolidasyonunu sürdürmektir.

“İstanbul’u alan, Türkiye’yi de alır” vecizesinin sahibi Sayın Erdoğan’ın, başka önemli büyükşehirler yanında İstanbul ve Ankara’yı da kaybetmesi ile birlikte derin kaygılar taşıdığından hiç kuşku yok. Tedirginlik, endişe ve iç türbülansını besleyen başka önemli bir gelişme de, Sayın Babacan ve Sayın Davutoğlu’nun kuracakları netleşen partilerin AKP tabanında ciddi zemin kaymalarına sebep olacaklarını bilmesine rağmen bu hareketleri önleyememesidir.

Son söz

Seksen yıl önce köyümüzde bir çocuk ölür, köyün imamı o gün köy dışında olduğu için aile, defin işini Mazıoğlu Mehmet’ten rica eder. Çocuk toprağa verildikten sonra, telkin duasını bilmeyen Mehmet, üç İhlas, bir de Fatiha okuyup mezarın başından çekilince, tatmin olmayan annenin, “talihsiz yavrum, Mazıoğlu Mehmet’in üç İhlas bir Fatihası seni kurtarmaz, başının çaresine bak “ dediği gibi, Sayın Cumhurbaşkanı’nı, etrafındaki çember daraldıkça daha çok sarıldığı din istismarı da artık kurtarmayacaktır.



http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/1709799/laik-devlette-seriat-manifestosu.html
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 11327
Localisation: Paris

MessagePosté le: 22 Déc 2019 21:06    Sujet du message: Répondre en citant

Anaokullarında din eğitimi

Valilikler, İl Milli Eğitim Müdürlükleri ve müftülüklerin anaokullarında çocuklara din eğitimi adı altındaki sundukları projeyle, çocukların olumsuz etkilediği belirlendi.

Anaokullarında din eğitimini il il kalıcı hale getiren, “Valilik, Milli Eğitim, Müftülük” arasında imzalanan protokoller çocukları olumsuz etkiliyor. Eğitim Sen’in çalışmaları, ürkütücü gerçeği gözler önüne serdi. Buna göre; çocuklar arasında kabus gören de var, karşı cinsten olduğu için halasının elini tutmanın günah olduğunu söyleyen de…

Deutsche Welle Türkçe’den Tunca Öğreten’in haberine göre, “Dinimi seviyorum, öğreniyorum” adli proje kapsamında müftülükçe görevlendirilen eğitmenler, haftada en az altı kez anaokulu çocuklarına din eğitimi veriyor. Protokolde, projenin hedef kitlesinin 4-6 yaş arası çocuklar olduğu da belirtiliyor. Ancak, çocuklar din eğitiminden olumsuz etkileniyor. Bir veli durumu şöyle aktarıyor.


TUVALET DUASINI UNUTTUĞU İÇİN TUVALETE GİREMEDİ

“Bir gün halası okuldan almaya gitmiş. Ne halasına sarılıp öpmüş, ne de elinden tutmuş. Bana aktarıldığında neden böyle bir şey yaptığını oğluma sordum. Halasının kadın olduğunu ve dinen ona sarılıp, elini tutmasının yasak olduğunu söyledi. Bir defasında da çok sıkışmasına rağmen tuvalete sokmakta zorlandım. ‘Oğlum, tuvalete girsene’ dediğimde kendisine öğretilen ‘tuvalet duasını’ unuttuğunu, onu okumadan tuvalete giremeyeceğini söyledi

Resmi rakamlara göre Türkiye’de yaklaşık 23 bin okul öncesi eğitim kurumu ve bu kurumlarda eğitim alan bir milyonu aşkın çocuk bulunuyor. Bir başka İfadeyle bir milyonu aşkın çocuğun psikolojisi, devlet kurumları eliyle tehlikeye atılıyor.

• İslam dininin değerlerini, kendi seviyelerinde insan hayatına anlam kazandıran unsurlardan biri olarak farketmelerini sağlamak.
• Kendi seviyesine uygun olarak Allah’ı sevgi temelinde tanımalarını ve yaratılıştaki düzen farketmelerini sağlamak.
• Değerler eğitimi kapsamında Hz. Muhammed’in hayatından örnekler sunarak model almalarını sağlamak.
• Sağlıklı bir din ve ahlak gelişimi göstermelerine yardımcı olmak.

Anaokullarında değerler eğitimi adı altında din eğitimi verilmesi uzun zamandır devam ediyor. Özellikle Anadolu’nun bazı kentlerinde üç, dört yıldır bu eğitim veriliyor. Ancak, yarattığı olumsuzluklar nedeniyle bu eğitime karşı aileler ve eğitimciler mücadeleye başladı.

Anaokullarında din dersinin Milli Eğitim protokolüne aykırı olduğunu savunan Eğitim Sen’in Bolu ve Edirne şubeleri, 2019 yılında yenilenen protokolü yargıya taşıdı.


https://tele1.com.tr/anaokulunda-din-egitimi-kabusa-dondu-110463/
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
Montrer les messages depuis:   
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum en langue turque Toutes les heures sont au format GMT + 2 Heures
Aller à la page Précédente  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9
Page 9 sur 9

 
Sauter vers:  
Vous ne pouvez pas poster de nouveaux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas répondre aux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas éditer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas supprimer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas voter dans les sondages de ce forum


Powered by phpBB v2 © 2001, 2005 phpBB Group ¦ Theme: subSilver++
Traduction par : phpBB-fr.com
Adaptation pour NPDS par arnodu59 v 2.0r1

Tous les Logos et Marques sont déposés, les commentaires sont sous la responsabilités de ceux qui les ont postés dans le forum.