49 visiteur(s) et 0 membre(s) en ligne.
  Créer un compte Utilisateur

  Utilisateurs

Bonjour, Anonyme
Pseudo :
Mot de Passe:
PerduInscription

Membre(s):
Aujourd'hui : 0
Hier : 0
Total : 2143

Actuellement :
Visiteur(s) : 49
Membre(s) : 0
Total :49

Administration


  Derniers Visiteurs

Georges : 07h07:51
bendeniz : 07h28:43
duygu : 1 jour, 06h01:48
cengiz-han : 1 jour, 06h28:05
murat_erpuyan : 1 jour, 16h35:38


  Nétiquette du forum

Les commentaires sont sous la responsabilité de ceux qui les ont postés dans le forum. Tout propos diffamatoires et injurieux ne sera toléré dans ces forums.


Forums d'A TA TURQUIE :: Voir le sujet - 2019 Yerel Seçimler sonrasi
Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum Forums d'A TA TURQUIE
Pour un échange interculturel
 
 FAQFAQ   RechercherRechercher   Liste des MembresListe des Membres   Groupes d'utilisateursGroupes d'utilisateurs    

2019 Yerel Seçimler sonrasi
Aller à la page Précédente  1, 2, 3, 4  Suivante
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum en langue turque
Voir le sujet précédent :: Voir le sujet suivant  
Auteur Message
Invité






MessagePosté le: 28 Avr 2019 1:37    Sujet du message: Répondre en citant

Revenir en haut de page
Invité






MessagePosté le: 28 Avr 2019 1:38    Sujet du message: Répondre en citant

Revenir en haut de page
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10872
Localisation: Paris

MessagePosté le: 28 Avr 2019 1:41    Sujet du message: Répondre en citant

Bu son seçimler AKP zihniyetini tam açikligi ile gosterdi. Erdogan "demokraside hersey sandik" diyordu.

Sandik kutsalligini kaybetti AKP sandiktan çikmayinca. Bu durum tarihte çok gorulmus bir olay, sandikla gelenler iktidarlarini kurduktan sonra sandikla gitmemek için sonuna kadar direniyorlar.

Istanbul diger yerlerde gerçeklesen garabetleri kapatti.

Hiçbir kural dinlemenden seçimin 2.leri Belediye Baskani oluverdi. Maç bittikten sonra sonuçlar degistirildi. KHK isten atilanar Belediye Baskani olamadilar, halbuki seçime girerken YSK'ye basvurmus, seçilebilirlik yeterliliklerini almislardi.

Ornek :
https://bianet.org/bianet/siyaset/207426-tusba-da-mazbata-hdp-li-aday-yerine-secimi-kaybeden-akp-li-adaya-verildi
&
https://www.dailymotion.com/video/x75xmwp

AKP o kadar ileri gitti ki Ahmet Turk yasli Belediye Baskanligi yapamaz, Belediye Baskanligini bize verin bile dedi.

https://tr.sputniknews.com/turkiye/201904121038736935-ak-partiden-yskya-basvuru-ahmet-turk-hasta-ve-yasli/

Istanbul'da olup bitenleri ise dunya alem biliyor.

Simdi, ben muslumanligini on plana çikaran AKP seçmeninin duygularini merka ediyorum. Bu haksizliklara vicdanlari nasil ses veriyor?

Seçmen kayitlarinin duzenleyen, bazen bir evde 40 kisi yasadigina itiraz edildiginde itirazi bile kabul etmeyen kurullar varken hala "organize" bir sekilde seçimlere hile karistirildigi iddiasina inanabiliyorlar mi?

Zaten hiç adil omayan kosullarda yapilan seçimlerden muhalefetin onde çikmasi sonucunun kabul edilmeyisini anlayabiliyorlar mi?

Artvin'de 5 adet kayip oya ragmen tekrar sayimda AKP adayi 1 oyla belediye baskani mazbatasi alabilirken, B. Yildirim 3800 oyla seçimleri kazandik diyebilirken Reisleri Erdogan'in hersey ragmen 15.000 oy farkini yeterli gormemesini içlerine nasil sindirebiliyorlar?
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10872
Localisation: Paris

MessagePosté le: 28 Avr 2019 1:44    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:
Örsan K. Öymen

Cumhuriyet - 15 Nisan 2019

Bozulan mertlik ve çöken ahlak



Son yıllarda seçimlerde yaşadıklarımız, AKP’nin sadece hukuk alanında değil, ahlak, erdem ve değerler alanında da ne kadar büyük bir çöküş içinde olduğunu bir kez daha ortaya çıkarmıştır.

Kendisine güvenen, korkmayan, mert, cesur ve adil olan bir insan, seçimlere de adil ve eşit koşullarda girer, seçim kampanyası sırasında, rakiplerine medya ambargosu, medya sansürü, baskı ve tehdit uygulamaz. Ama AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve onun peşine takılan AKP’li siyasetçiler ve bürokratlar yıllarca bunun tam tersini yaptılar.

Yasamanın ve yargının bazı yetkilerinin yürütmeye devredilerek güçler ayrılığı ilkesinin ortadan kaldırıldığı referandumda da, Cumhurbaşkanlığı seçiminde de, 31 Mart belediye seçimlerinde de, muhalefet, medyada ve meydanlarda, AKP’nin ambargosu, sansürü, baskısı ve tehditleri ile karşılaştı.
Demokrasinin ne olduğu konusunda en ufak bir bilgisi olmayan veya bu konuda bir bilgisi olsa da demokrasiyi özümseyememiş olan Erdoğan’a ve AKP’lilere konuyu belki de daha basit ve anlaşılır bir biçimde şöyle anlatmak gerekiyor:
Bir spor yarışmasında, örneğin bir futbol maçında, iki takımın da maçın başında on bir oyuncusu olur. Takımların birisi sahaya on beş kişi, diğeri on kişi olarak çıkmaz. Ayrıca iki takımda da birer kaleci olur. Bir takımın iki, diğer takımın bir kalecisi olmaz. Ayrıca iki takımın kale çizgilerinin ve direklerinin uzunluğu birbirine eşit olur. Bir takımın kalesi daha küçük, diğer takımın kalesi daha büyük olmaz.

Bir başka spor yarışmasından örnek vermek gerekirse, yüz metre koşu yarışında yarışmacılar, yarışa başlama işaretiyle birlikte aynı anda aynı çizgiden başlarlar. Aynı anda birisi önden, diğerleri arkadan yarışa başlamazlar veya yarışmacılar aynı çizgiden farklı zamanlarda yarışa başlamazlar.

Bir başka örnek vermek gerekirse, olimpiyatlarda, herhangi bir spor yarışmasında, sporcular doping yapamazlar. Doping yapan, yani bedenini güçlendirecek takviye kimyasal maddeler alan sporcu, bu durum eşitlik ilkesine aykırı olduğu için diskalifiye edilir, yani yarışın dışında bırakılır.
Bunlar sadece bir kuralın değil, aynı zamanda bir ahlak, eşitlik ve adalet anlayışının sonucudur.

Spor dışından bir örnek vermek gerekirse, filmlerde zaman zaman rastladığımız düello olayı da incelenebilir. İki kişi arasında yapılan bir düelloda, iki tarafın da silahı aynı olmalıdır, iki taraf da aynı sayıda kurşuna sahip olmalıdır, iki taraf da taraflar yerlerini aldıktan sonra ve verilen başlama işaretinden sonra silahını çekmelidir. Düelloda bir kişi diğer kişiyi, diğer kişi yerini almadan sırtından vuramaz veya bir kişinin silahının kovanı düellodan önce boşaltılamaz veya bir kişinin gözüne aynayla güneş ışını yansıtılarak görüş yetisi engellenemez. Bunları yapan kişi hayatta kalsa da, mert, cesur, namuslu, şerefli ve onurlu bir kişi olarak görülmez.

31 Mart belediye seçimlerinde İstanbul’da CHP’li Ekrem İmamoğlu, adil ve eşit olmayan koşullarda yarıştığı halde, bu yarışı ve seçimi kazanmıştır. Şu anda Erdoğan’ın ve AKP’nin yapmaya çalıştığı şey ise seçimi iptal ettirmektir! Erdoğan ve AKP, eşitlik ve adalet ilkesine aykırı bir biçimde yarışmanın kurallarını kendisi belirlemiştir, buna rağmen yarışı kaybedince de, yarışı iptal ettirme girişiminde bulunmuştur!

Daha önce zaten bozulan mertlik ve çöken ahlak, iyice dibe vurmuştur!

Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2373
Localisation: Paris

MessagePosté le: 01 Mai 2019 15:51    Sujet du message: Répondre en citant

Muslumanlikla yola çikip haram yememe guvencesi veren AKP, pardon ERDOGAN Turkiyesinde Belediye seçimlerinden sonra ortaya çikan tablonun ufak bir ozetinin yazmis Yilmaz Özdil Sözcü'de :

Citation:

Beka öyle mi?
18 Nisan 2019

Gültan Kışanak'ı terörist diye görevden aldılar, onun yerine Diyarbakır büyükşehir belediye başkanı olarak kayyum atadılar.

31 Mart'ta seçim oldu, Hdp adayı Adnan Selçuk Mızraklı başkan seçildi, mazbatasını aldı, bismillah ilk iş makam odasına gitti, çektiği görüntüleri sosyal medya hesabında paylaştı.

Böylece… Gültan Kışanak'ın yerine Diyarbakır'ı yönetsin diye belediye başkanı yapılan kayyumun, Gültan Kışanak tarafından mütevazı şekilde kullanılan makam odasını saray odasına çevirdiği, varaklı şatafatlı mobilyalarla doldurduğu, odanın arka tarafına pahalı mermerle kaplanmış özel banyo yaptırdığı ortaya çıktı.



“Beka” dedikleri, işte budur.



Akp'den alınan Ankara büyükşehir belediyesinin 12'nci katında retina taramasıyla girilebilen bir oda bulunduğu, retina kilidi açılamadığı için henüz bu gizemli odaya girilemediği ortaya çıktı.
Vatandaşın parasını şeffaf şekilde kullanması gereken belediyeye kozmik oda yapılması… İşte o korumaya çalıştıkları “beka”dır.



Bolu'yu Akp'den alan Tanju Özcan tane tane anlatıyor, “resmi yazıyla talep etmeme rağmen belediyenin borcunu bile henüz öğrenemedik” diyor, “belediyenin kaç tane kiralık aracı olduğunu tespit edemedik, özel kişilere tahsis etmişler, araç takip sistemini sökmüşler, ne kadar yakıt harcanmış, kimler kullanıyor belli değil” diyor, “Sosyal Güvenlik Kurumu'na bizde kaç kişi sigortalı çalışıyor diye sorduk, belediyenin personel sayısı bile belirsiz, bankamatik memurları var, Akp kadın kolları başkanı belediyeden maaş alıyor, hangi birimde çalıştığını öğrenemedim” diyor, “başka şehirlerde oturup, Bolu belediyesinde çalışıyor görünenler bile var” diyor… Üniversite mezunları işşiz gezerken, resmi işsiz sayısı 4 milyon 700 bine ulaşmışken, sırf Akp'li olduğu için Akp belediyelerinde maaşa bağlanmak nedir? İşte o, aman ha seçimi kaybedersek tehlikeye girer dedikleri “beka”dır.



Kırşehir'i Akp'den alan Selahattin Ekicioğlu, belediye meclisinden yetki istedi, “arkadaşlar ben lüksü sevmiyorum, israftan kaçınalım, Mercedes marka makam otomobilini satacağım, kendi otomobilimi kullanacağım” dedi, oylamaya sunuldu, belediye meclisinin Akp'li üyeleri “olamaz” dedi, komple ret oyu verdi… İşte o kendileri kullanmasa bile vazgeçemedikleri makam aracı saltanatıdır, “beka.”



Senelerdir kılıfına uydurulan minarenin, sadece ucudur bu görünenler.



Tarihin en büyük yağması ufak ufak açığa çıkmaya başlıyor.



Daha şimdiden mesela, Egemen Bağış'ın şoförünün maaşının bile 13 senedir İstanbul büyükşehir belediyesi tarafından ödendiğinin ortaya çıkması, tarikatlara cemaatlere milyarlarca liranın peşkeş çekilmesi, cübbeli ahmet'in damadına filan milyonlarca lira indirilmesi, İSKİ'de İETT'de İspark'ta Kiptaş'ta yolsuzluk yapıldığının Sayıştay raporlarıyla ortaya konulması… Ekrem İmamoğlu işbaşı yapınca kimbilir daha nelerin kabak gibi ortaya çıkacak olması nedir?
İşte o hep bahsettikleri “beka” sorunudur.




https://www.sozcu.com.tr/2019/yazarlar/yilmaz-ozdil/beka-oyle-mi-4467994/

Resimlerle desteklenen yaziya alintiyi da Cumhuriyet yayinlamamis.
http://www.cumhuriyet.com.tr/foto/foto_galeri/1351584/6/_Beka_dedikleri_budur_.html



Ve hala bazi yaratiklar Kiliçdaroglu'na yumruk vuran ama hirsizlik yapan eli opebiliyorlar...

Beynin yikanmasi bu olsa gerek.




.
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 7988
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 06 Mai 2019 22:52    Sujet du message: Répondre en citant

Ve Istanbul seçimleri iptal, pardon sadece Buyuksehir Belediye Baskanligi seçimi.

Artik mizrak çuvala sigmiyor!

Sandik Baskanlarini kanunsuz gorevlendirilmis gerekçeli karar ama tek zarf ve içine konan 4 adet oy pusulası. Üçunde hile yok, Bir'i hileli. Akıllara ziyan bir durum...

Tam bir rezalet...
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10872
Localisation: Paris

MessagePosté le: 06 Mai 2019 23:26    Sujet du message: Répondre en citant

Bu kadarini da yapamaz diyordum. Yapti...

Ihtiras ve hirs akli kaybettiriyor anlasilan...
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 7988
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 07 Mai 2019 23:43    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:



‘Her türlü iptal hakkı saklı’ seçim

Ali Sirmen - Cumhuriyet, 7 Mayıs 2019




Bir tek sandık kalmıştı. O da sizlere ömür!...

YSK’nin kararına hiç şaşırmadım. Aksini ummak, bağımsız olmayan yargıdan adil karar beklemek gibi abes bir davranış olurdu.

Türkiye’de kuvvetler ayrılığının da, bağımsız yargının da çoktan ortadan kalktığı herkesin bildiği bir olguyken, nasıl olurdu da, YSK’den aksine bir karar beklenebilirdi?

YSK kendilerini aklamaları gerektiği yolundaki uyarılara uymuş ve İstanbul seçimlerini iptal etmiştir.

Bir hukuki makamdan sadır olmasına karşın, hukuk temel ilkeleriyle çelişen ve dolayısıyla hiçbir hukuki niteliği bulunmayan kararın hukuki niteliği yoktur ki, hakkında herhangi bir hukuki görüş bildirilebilsin.

Bir yazımda, bu yerel seçimlerin Türkiye’deki son seçimler olabilmesi olasılığı üzerinde durmuştum.

Bu öngörü gerçekleşmiştir.

Gerçi bundan sonra da, Türkiye’de seçimler yapılacaktır.

Ama bu seçimler bildiğimiz, alıştığımız türden demokrasilerde yapılan normal seçimlere benzemeyecektir.

Hatta bu “seçim!”lerin bir zamanların diktalarında görülen tiptekilere de benzemeyecekleri rahatlıkla söylenebilir.

Bundan sonraki seçimler, Türk sistemine özgü, “her türlü iptal hakkı saklı seçimler” olacaktır.

***

Eskilerin deyimiyle “her türlü iptal hakkı mahfuz” (saklı) seçimlerde seçmen kütükleri, iktidarın uhdesinde bulunan İçişleri Bakanlığı tarafından düzenlenebilecek, bu kütüklerde yer alabilmek için “iyi çocuktur, sapına kadar bizdendir” ilmühaberi alabilmek şart olacaktır.

Bununla birlikte bu kütüklerin içeriğine itiraz hakkı olacak, iktidarın denetimi altındaki yargı bu itirazları karara bağlarken, şikâyette bulunanlar veya şikâyetçi olunanlar hakkında tesadüfen tespit ettiği FETÖ bağlantısı yüzünden kovuşturma yapabilecektir.

“Her türlü iptal hakkı saklı” seçimlerin sandık kurulları iktidar tarafından belirlenecek, ama buna rağmen sandıktan istenen sonuç çıkmaz ise kesinleşen seçmen kütüklerine ve sandık kurullarına itiraz edilmesi mümkün olacaktır.

Bu seçimlerde, iktidar devletin üç erkinin bütün olanaklarını kendi doğrultusunda seferber edebilecek, ama hâlâ cüret eden kalmışsa muhalefet saflarında yer alanların iktidara yönelik eleştirileri kutsala hakaret sayılabilecektir.

Devlet bankalarının kredileriyle satın aldırılmış ve yandaşlaştırılmış medya, bu seçimlerde tarafsız basın olarak nitelendirilecek, ona göre bütün dünyadan saygı görmeleri talep edilebilecektir.

***

Seçim ile ilgili bütün haberlerde resmen devletin, fiilen iktidarın haber ajansı AA’ya itibar edilecek, bilgileri doğru olarak kabul görecek tek kaynak olacaktır.

Bu kurala uymayıp da, bilgi ve yorumları AA ile çelişen basın-yayın organları FET֒ye resmen üye olmamakla birlikte onun amaçları doğrultusunda davranarak, yardım ve destek sağlamaktan koğuşturmaya uğratılabileceklerdir.

***

Bütün bu demokratik hukuki önlemlere karşın seçimlerde yine de istenen sonuç çıkmaz ise, seçimin iptali ve istenen aday kazanana kadar tekrar tekrar yenilenmesi hakkı iktidarda olabilecektir.

Yalnız iktidarın “neler olduğunu bilmiyoruz, ama kaybettiğimize göre mutlaka bir şeyler olmalıdır” diye itiraz hakkını kullandıktan sonra, bu itirazla ilgili kararı vermek hakkı, her hangi bir makamın değil, sıfatları yüksek yargıç olan kişilerin uhdesinde olacaktır.

“Her türlü iptal hakkı saklı seçimler” demokrasisi dönemi hayırlı olsun!


Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10872
Localisation: Paris

MessagePosté le: 07 Mai 2019 23:55    Sujet du message: Répondre en citant



Bu komik geliyordu ama daha da komik bir gerekçe buldular.
Sandik kurullari baskanlari sorunluymus da...
O sandiklarda AKP ilerdeymis o onemli degil, sandik kurullari baskanlari oylari nasil etkilemis o da belli degil. Ve zarfa konan 4 oy pusulasindan sadece 1 geçersiz digerli geçerli diyebilecek kadar salak bir gerekçe...
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10872
Localisation: Paris

MessagePosté le: 08 Mai 2019 0:00    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:

TBB Başkanı Metin Feyzioğlu Birlik merkezinde basın açıklaması yaptı.

YSK’nın iptal kararından “kamu vicdanının son derece rahatsız olduğu” vurgulanan açıklamada “YSK’ya tek tek soruyoruz. Bu sorduğumuz sorulara delilleriyle birlikte inandırıcı cevaplar vermek, YSK’nın anayasal görevidir. Türk Milleti’ne karşı boynunun borcudur” denildi. Açıklamada özetle şöyle denildi:

“YSK seçim takviminde, sandık kurullarının usulsüz oluşturulduğu gerekçesiyle tam kanunsuzluk itirazının 2 Mart 2019 tarihine kadar yapılabileceği yazıyor. Seçim hukuku, usul ve şekil hukukudur. Bu tarihe kadar sandık kurullarının oluşumuna itiraz edilmediği halde, seçim gününden sonra yapılan itirazları YSK, hangi gerekçeyle değerlendirmeye almıştır?

YSK’nın yerleşik kararlarında ‘seçimden sonra sandık kurulu başkan ve görevlilerinin görevlerini kötüye kullanmalarının söz konusu olması ve suçun oluştuğunun anlaşılması, ilgililerin cezalandırılmalarını gerektirir. Ancak seçimin iptaline neden olmaz’ denilmekte iken, ne olmuştur da YSK bu yerleşik kararından sadece İBB başkanlığı seçimi ile sınırlı olarak dönmüştür?

Sandık kurulu başkanlarının ve sandık kurullarında görev yapacak kamu görevlilerinin belirlenmesi seçmenin, siyasi partilerin veya adayların iradesine bağlı değildir. Bu kişileri ilçe seçim kurulları belirlemektedir. YSK hangi gerekçeyle kendi hatasını seçmene yüklemektedir?”



“Seçim sistemi YSK tarafından ağır şekilde yaralanmıştır”

Seçim zarfında 4 farklı oy olduğu hatırlatılan TBB açıklamasında “Madem ki sandık kurullarının oluşumunda tam kanunsuzluk vardır; YSK hangi hukuki ve mantıki gerekçeyle aynı zarflardan çıkan üç seçim sonucunu geçerli kabul etmiş, sadece İBB başkanlığı sonucunu iptal etmiştir?” denildi. YSK’nın çifte standart uyguladığı öne sürülen açıklama şöyle devam etti:

“YSK; usulsüz belirlendiğini iddia ettiği başkan ve üyelerin, büyükşehir belediye başkanı seçiminde hangi yöntemle seçimin sonuçlarına etki ettiklerini delilleriyle açıklamak zorundadır. Çünkü sandık kurullarının oluşumuna itiraz süreci iki ay önce tamamlanmıştır.

İlçe seçim kurulları tarafından usulsüz atandıkları iddia edilen bu görevlilerin seçim sonuçlarına nasıl müdahale ettiklerinin kararda delilleriyle açıklanması zorunluluğu vardır. Böyle bir delilden ve açıklamadan kamuoyu haberdar değildir. Seçmen haklı olarak, seçim sonucuna, iddia konusu sandık kurulu başkanlarının değil, doğrudan doğruya YSK’nın müdahale ettiği inancındadır.”

“YSK sandığa olan inancı yerle bir etti”

1950’den bu yana ağır aksak da olsa işleyen seçim sisteminin YSK tarafından ağır şekilde yaralandığı öne sürülen açıklama şöyle sona erdi:

“Bu iptal kararının kazananı yoktur. Sevineni de olmamalıdır. Hangi siyasi partiye veya adaya oy vermiş olursa olsun, vatandaşlarımızın büyük çoğunluğunun sandığa inancı maalesef YSK tarafından oy çokluğuyla yerle bir edilmiştir. YSK kararının oy birliğiyle verilememiş olması, karşı oyların bulunması, Kurul’un kendi içinde de kamu vicdanında oluşan derin yaranın oluştuğunun kanıtıdır. Umutsuzluğa yer yoktur. Seçim İstanbul’da tekrarlanacak ama tüm ülke sathında yaşanacaktır.

YSK’nın hukuk mantığını zorlayan kararı, sadece ve sadece Türkiye üzerine nice senaryolar yazan ve oynayan küresel güçler ile onların tetikçilerini sevindirmiştir. Türkiye demokrasisinin aldığı ağır yara; ülkemizi karıştırmak, bölmek, sınırlarımız ötesindeki menfaatlerimizi koruyamaz hale getirmek isteyenlerin işine yaramıştır. Bu sevinci bu çevrelerin kursağında bırakmak, ancak seçim sürecini olgunlukla geçirmeye bağlıdır. Milletimizin sağduyusuna inancımız tamdır.”

Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 7988
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 08 Mai 2019 13:12    Sujet du message: Répondre en citant

Galiba Erdogan siyasi hayatinin en buyuk hatasini yapti Istanbul Belediye Baskanligi seçimi iptal ettirerek...

Bu kararin ne kadar keyfi oldugu çok açik ve sokaktaki adamin da anlayacagi kadar...

Ve Imamoglu diye Turkiye'ye damga vuracak bir lider ortaya çikartiyor Erdogan bu karariyla...
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 7988
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 09 Mai 2019 9:14    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:


YSK: 9 cinayet, 1 intihar

Emre Kongar, Cumhuriyet 9 Mayıs 2019


Hiçbir eleştiri, hiçbir rakip, hiçbir düşman, bir insana veya bir kuruma, o insanın veya o kurumun kendisine verdiği kadar büyük bir zarar veremez!
Yüksek Seçim Kurulu o kadar uzun süre o kadar çok cinayet işledi ki, sonunda dayanamadı ve son cinayetiyle birlikte intihar etti.

***

YSK’nın nihayet intiharına da yol açan en son cinayeti pek çok kuruma karşı işlenmişti:

1) Aynı zarftan çıkan dört oyun üçünü kabul edip sadece birini reddetmek, akla, mantığa karşı işlenmiş bir cinayetti.

2) Zarfa konulan oyları, yani seçmen iradesini etkilemeyecek bir faktörü (seçim kurulları üyelerinin niteliklerini) bahane ederek, dört oydan birini iptal etmek anayasaya, yasalara, yönetmeliklere karşı işlenmiş bir cinayetti.

3) Karar, anayasa, yasa, yönetmelik ve içtihatlara karşı alındığı için Hukuk Devleti’ne karşı işlenmiş bir cinayetti.

4) Karar, seçmenin özgür iradesine ipotek koyduğu için sandığı karşı işlenmiş bir cinayetti.

5) Karar, seçmenin sandığa olan güvenini sarstığı için Demokratik Rejime karşı ilenmiş bir cinayetti.

6) Karar, Demokratik Hukuk Devleti’ni zedelediği için Türkiye Cumhuriyeti’ni Demokratik ve Hukuk Devleti olarak tanımlayan Anayasa’ya karşı işlenmiş bir cinayetti.

7) Karar, kamuoyunun her aşaması iktidar tarafından bizzat belirlenmiş, uygulanmış, denetlenmiş seçim sürecini geçersiz kıldığı için iktidara (ve elbette onun organı olan bürokrasiye) karşı bir cinayetti.

8 ) Seçim sürecinde uygulama ve denetleme görevi yapan yargı mensuplarına karşı bir cinayetti.

9) Seçim sürecinde sandıklarda görev almış olan vatandaşlara ve partililere karşı bir cinayetti.

10) Bütün seçim sürecindeki her türlü karar, uygulama, denetim ve itirazlardan sorumlu merci olarak, kendi düzenlediği, kabul ettiği ve kesinleştirdiği bir seçim sürecindeki sonuçları, üstelik de hem hukuka hem de eski kararlarına/ içtihatlarına aykırı olarak iptal ettiği için kendine karşı işlenmiş bir cinayet, yani intihardı.

***

Benim Yüksek Seçim Kurulu’nun demokratik, hukuksal ve manevi açılardan kamuoyu vicdanında intihar etmesine hiçbir itirazım yok...
Ama intihar ederken, Demokratik Rejimi, Hukuk Devleti’ni, Türkiye Cumhuriyeti’nin, Osmanlı dönemiyle birlikte, iki yüz yılı aşan toplumsal, siyasal, kültürel birikimini de birlikte götürmesine itirazım var!
Sanıyorum, kamuoyu da YSK’nın bu cinayetlerine ve intiharına itiraz ediyor ve itirazını da reddedilemeyecek bir biçimde 23 Haziran’da ifade edecek.




Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10872
Localisation: Paris

MessagePosté le: 09 Mai 2019 23:51    Sujet du message: Répondre en citant




Evil or Very Mad
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10872
Localisation: Paris

MessagePosté le: 10 Mai 2019 23:55    Sujet du message: Répondre en citant

Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10872
Localisation: Paris

MessagePosté le: 10 Mai 2019 23:55    Sujet du message: Répondre en citant

Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
Montrer les messages depuis:   
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum en langue turque Toutes les heures sont au format GMT + 2 Heures
Aller à la page Précédente  1, 2, 3, 4  Suivante
Page 2 sur 4

 
Sauter vers:  
Vous ne pouvez pas poster de nouveaux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas répondre aux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas éditer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas supprimer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas voter dans les sondages de ce forum


Powered by phpBB v2 © 2001, 2005 phpBB Group ¦ Theme: subSilver++
Traduction par : phpBB-fr.com
Adaptation pour NPDS par arnodu59 v 2.0r1

Tous les Logos et Marques sont déposés, les commentaires sont sous la responsabilités de ceux qui les ont postés dans le forum.