49 visiteur(s) et 0 membre(s) en ligne.
  Créer un compte Utilisateur

  Utilisateurs

Bonjour, Anonyme
Pseudo :
Mot de Passe:
PerduInscription

Membre(s):
Aujourd'hui : 0
Hier : 0
Total : 2167

Actuellement :
Visiteur(s) : 49
Membre(s) : 0
Total :49

Administration


  Derniers Visiteurs

cengiz-han : 04h07:26
murat_erpuyan : 13h36:46
duygu : 1 jour, 05h04:54
laroserouge : 1 jour, 07h52:37
Georges : 1 jour, 09h21:24


  Nétiquette du forum

Les commentaires sont sous la responsabilité de ceux qui les ont postés dans le forum. Tout propos diffamatoires et injurieux ne sera toléré dans ces forums.


Forums d'A TA TURQUIE :: Voir le sujet - Yilmaz Özdil'den ...
Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum Forums d'A TA TURQUIE
Pour un échange interculturel
 
 FAQFAQ   RechercherRechercher   Liste des MembresListe des Membres   Groupes d'utilisateursGroupes d'utilisateurs    

Yilmaz Özdil'den ...
Aller à la page Précédente  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum en langue turque
Voir le sujet précédent :: Voir le sujet suivant  
Auteur Message
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2508
Localisation: Paris

MessagePosté le: 25 Fév 2020 19:05    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:


Bi kaç tane şehit
25 Şubat 2020

Yılmaz Özdil



Askeri konvoya saldırıldı, 11 şehit vardı, cenazelerin toprağa verildiği gün, asrın liderimiz atladı uçağına, Ajda Pekkan'ı Muazzez Ersoy'u Nihat Doğan'ı, Sertab Erener'i filan yanına aldı, Somali'ye gitti, “vicdanlara sesleniyorum” dedi, Ajda'yla Sertab moral dansı yaptı.



Karakol basıldı, sekiz şehit vardı, cenazelerin toprağa verildiği gün, bu ülkede dışişleri bakanlığı, başbakanlık yapan ahmet kiziroğlu atladı uçağına, asrın liderimizin eşi ve kızıyla beraber Myanmar'a gitti, Arakanlılara sarılıp gözyaşı döktüler.



Karakol basıldı, 15 şehit vardı, o akşam, Akp milletvekili oğluna stadyumda sünnet düğünü yaptı, bu ülkede bakanlık, başbakanlık, meclis başkanlığı yapan binali yıldırım kirve oldu, halay çektiler.



Helikopter düştü, 17 şehit vardı, Akp'nin dışişleri bakanı kiziroğlu Gazze'ye koştu, yaralı Hamaslılara sarıldı, hıçkıra hıçkıra ağladı.



Cephanelik patladı, 25 şehit vardı, akp'nin bakanı “Hindistan'da Pakistan'da olur böyle şeyler” dedi, akp'nin valisi Akp'nin genelkurmay başkanına sucuk hediye etti, kilim hediye etti, “hayat devam ediyor, acımız var diye ara mı verelim” dedi, Akp'nin sözcüsü “yadırganacak bir şey yok, lokum bile ikram edilir” diye tasdik etti.



Şehidin sitem eden kızkardeşine “senin ağabeyin de bu mesleği seçmeseydi” denildi bu ülkede.



“Artık şehit cenazesi istemiyoruz” diyen vatandaşa “askerlik yan gelip yatma yeri değildir” denildi.



Hakkari'de dokuz şehit vardı, tek tek isimlerini açıkladılar, Yozgat şehidi için cenaze töreni tertiplediler, bütün Yozgat geldi, son saniyede “sizin şehidi henüz bulamadık” dediler, bir hafta geçti, şehit hâlâ kayıptı, bir hafta sonra Akp'nin içişleri bakanı “cesedi bulundu” dedi, aynı akşam bir açıklama daha yaptı, “bulunan ceset parçaları ona ait değil” dedi. Şehide “ceset” diyen, şehit uzuvlarına “ceset parçası” diyen tarihteki ilk içişleri bakanı oldu.



Terör şehitlerini görüşmek için Tbmm olağanüstü toplantıya çağırıldı, Akp sözcüsü “bi kaç Mehmet şehit oldu diye Meclis'i toplayamayız” dedi.

Papa öldü, Akp milli yas ilan etti, bayrakları yarıya indirdiler.



Kendi ellerimizle beslediğimiz köktendinciler Reyhanlı'yı hava uçurdu, 52 insan hayatını kaybetti, Akp'nin gıkı çıkmadı.

Gazze için üç günlük milli yas ilan ettiler.



Kendi ellerimizle beslediğimiz köktendinciler Suruç'u havaya uçurdu, 34 insan hayatını kaybetti, Akp'nin kılı kıpırdamadı.

Suudi kralı 91 yaşında eceliyle öldü, Akp milli yas ilan etti.



Tunuslu yaralı dinciler, özel uçakla Türkiye'ye getirildi, sekiz yaralı vardı, özel hastanelere taşımak için aprona sekiz ambulans getirdiler.

Yemenli yaralı dinciler, özel uçakla Türkiye'ye getirildi, 10 yaralı vardı, aprona fazla fazla 11 ambulans getirildi.

Mısırlı yaralı dinciler, özel uçakla getirildi, aprondan ambulanslarla alındılar, refakatçilerine özel otomobiller tahsis edildi.

Dindar cumhurbaşkanımız abdullah gül'e Kazakistan'da hediye edilen beygir, özel uçakla Türkiye'ye getirildi, özel veteriner, özel seyis eşliğinde, özel eskortla Atlı Spor Kulubü'ne götürüldü.

Hakkari'de şehit düşen binbaşımızın bayrağa sarılı cenazesi, İstanbul Atatürk Havalimanı'nın apronunda, portakal sandığı gibi, bavullarıyla beraber, kamyonet kasasında taşındı.



Gazilerimizin protez ayaklarına haciz gönderdiler.

Diyanetin camilerinde Myanmar'a bağış topladılar.



Şehit cenazelerinde 1932'den beri Chopin'in cenaze marşı çalınıyordu, “ti” işareti veriliyordu, ihtiram yürüyüşü yapılıyordu.

86 senedir böyleydi.

86 sene sonra…

“Dinimize aykırı” dediler.

“Şehit cenazesinde müzik çalınması şehitlerimizin ruhunu ve şehit ailelerini rencide ediyor” dediler.

“Şehitlerimiz varken, çalgı aleti kullanılması, kutsalımıza, maneviyatımıza ters düşüyor” dediler.

Akp'nin diyanet işleri başkanı zart diye çıktı, “şehit, cami, tekbir ve Kuran'ın arasına bir müzisyenin girmesi doğru değildir, kültürümüze aykırıdır, cenazenin İslam geleneğinde bir adabı vardır” dedi.

O dönem…

Afrin'de 52 şehit verdik.

Çocuklarımızın henüz kanı kurumamıştı, asrın liderimiz şarkıcıları türkücüleri çalgıcıları bindirdi özel uçağına, sınır karakoluna götürdü, uçakta konserler verildi, şarkılar alkışlar eşliğinde yolculuk yapıldı, Hatay'a inildi, karakola gelindi, asrın liderimiz komandolar gibi kamuflaj giymişti, şen şakrak kahkahalar eşliğinde klarnet çaldılar, İbrahim Tatlıses yaylalar yaylalar'ı söyledi, dılo dılo yaylalar nakaratında hep beraber tempo tuttular, televizyonlarda naklen yayınlandı, alkışlar, neşe, keyif, gırla gitti, zabıta teşkilatında bile görülmeyen laubalilikle genelkurmay başkanının sırtına yaslanıp selfie falan çekildi.

“Cenazede müzik dinimize aykırı, şehitlerimiz rencide oluyor” diyen yandaş medyamız, “dev koro moral verdi, muhteşem performans, türküler büyük beğeni topladı, mest ettiler, sınır karakolunda şahane görüntüler, Afrin'de renkli anlar” manşetlerini attı.



Suriye'de bizim çocuklar şehit düşüyor.

Kendi devletine silah çeken Suriyeli dinciler “kuvayı milliye” ilan edildi.



Suriye'de şimdilik 182 şehit verdik.

Akp, kalp krizinden ölen Mursi'yi şehit ilan etti.

Akp'nin diyaneti özel talimat yayınladı, Türkiye'nin bütün camilerinde cenaze namazı kıldırdı.



İranlı general Kasım Süleymani'ye neredeyse ağıt yaktılar, en üst düzey taziyelerle İran halkının acısını paylaştılar.

Libya'da şehit verdik, milletten saklamaya çalıştılar, tören mören yapmadan gizli gizli toprağa verdiler, tarihimizde görülmemiş duyulmamış bu rezalet ortaya çıkınca, bir kaç “tane” şehit var dediler.



Matemde dans

Bedeviye yas

Halay

Kilim

Lokum

Ceset

Bi kaç Mehmet

Beygire özel uçak

Ayyıldız'a kamyonet

İhvan'a hürmet

İhtiramda şarkı türkü klarnet



Aslında senelerdir “tane tane” anlatıyorlar.

Bilmiyorum ki, bu milletin artık silkinip kendine gelmesi için daha naapsınlar?



https://www.sozcu.com.tr/2020/yazarlar/yilmaz-ozdil/bi-kac-tane-sehit-5644084/
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 11408
Localisation: Paris

MessagePosté le: 18 Mar 2020 0:59    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:

Kolonya
12 Mart 2020

Yılmaz Özdil


Bakkala girdim.

Sanırsın metrobüstür…

Küçücük dükkana belki 25 kişi doluşmuş.

Komşu esnaf, taksi durağının şoförleri, apartman görevlileri, bütün mahalle orada, köşedeki rafta küçük ekran televizyon var, Tele1 açık, adeta nefes bile almadan seyrediyorlar, hayrola dedim, yoksa gene Suriye'den kötü bir haber mi var, yok abi dedi bakkal, virüs gelmiş…



İyi de birader dedim, satürn bile dünyaya çarpsa, sen gözünü kırpmadan ahaber seyredersin, şimdi niye böyle Tele1'i açtın, gerçekleri dinlemeye alışık değilsin, bünyene dokunmasın?

Yarım ağızla gülümsedi ama, bir kelimeyi bile kaçırmamak için gözünü ekrandan ayırmadı.



Çılgın bir ülke burası…

Tabanca sesi duyduğu zaman, aman serseri kurşuna denk gelmemeyim diye saklanacağına, nereden ateş edildiğini, kime ateş edildiğini seyretmek için pencereye koşan tek millet, bizim millet.

Geçenlerde düğünde halay çekerken damadı suratından vurup öldürdüler, sevinirken ateş açan hıyarto damadın kardeşi çıktı.

Yanlışlıkla gelini vuran da var, davulcuyu vuran da… Davetlilerden birini gömmek zaten nikah şekeri dağıtmak kadar geleneksel.


Herhangi bir yerde bombanın patlamasıyla, esnafın camı çerçeveyi takıp, tekrar satışa başlaması en fazla üç saniye alıyor. Enkazı şöyle süpürüp, ayaklarıyla kenara iteleyip, hiç yaşanmamış gibi aynen devam ediyorlar.

Taksim civarındaki dönercilerin, büfecilerin gaz maskesi var, tomalar püskürtmeye başladığında takıyorlar, bir defasında benimle röportaj yapmaya gelen Japon belgeselciye göstermiştim, Japon iki saat kendine gelemedi, tezgahının altında gaz maskesi olan simitçi var.

Maazallah bir yerde terör saldırısı olsun, zahmet edip muhabir göndermene gerek yok, komşular cep telefonuyla çekip gönderiyor, gerçi adamını bulursan örgütler de görüntüleri servis ediyor ama, genellikle uzaktan çekilmiş oluyor, vatandaş kadar olayın içine dalamıyorlar. Silahlı çatışma filan olduğunda, en önce çevik kuvvet geliyor ki, ahaliyi dağıtsın, yoksa ahalinin izdihamı nedeniyle olay yeri inceleme ekipleri olay yerine giremiyor. İstanbul'un göbeğinde askeri servis otobüsünü havaya uçurmuşlardı, trafik bile durmadı.

Cinayet işleniyor, maktul'un ailesi fotoğraf albümünü kapıp, en yakın televizyona koşuyor, akşam ana haberde ailece canlı yayına çıkıyor, ana haber bülteni yönettiğim dönemlerde, ekrana çıkarılması karşılığında maktul'ün düğün videosunu getiren kayınpeder gördüm ben… Kızı katledilince, aslında grafiker olmasına rağmen, müziğe merakı var diye, asrın liderimiz tarafından devlet sanatçısı ilan edilip, devlet klasik Türk müziği korosuna alınıp, ramazan konserinde sahnede şarkı söyletilen baba var. Eski eşini bıçaklayarak, yeni eşini baltayla öldüren herif, evlendirme programına çıkartıldı, “bu kadar güleryüzlü katil gördünüz mü hiç” diye alkışlatıldı bu ülkede.

Türkiye'de her gün 18 kişi, trafik kazasında ölüyor.

Türkiye'de her gün 850 kişi, trafik kazasında yaralanıyor.

Normalde eşşeğe bile binmesi sakıncalı olan tiplere ehliyet verildiği için, Türkiye'de sırf geçen sene 1 milyon 229 bin trafik kazası oldu.

Suriye sınırında harp var.

Yunan sınırında siper kazılıyor.

İran sınırı kapalı…

Kimse istifini bozmadı.



Virüs geldi…

Sanki sürprizmiş gibi, panik çıktı!



Bu saldım çayıra memleketinde senelerdir anormal şekilde yaşaya yaşaya, normal insan doğasından öylesine uzaklaştık ki…

Tehlike, doğamız haline gelirken, doğa, tehlikemiz haline geldi.



Çelik yelek giyip, kask takın desek, kimse yadırgamaz…

Elinizi yıkayıp, kolonya sıkın deyince, herkese tuhaf geldi!


Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 11408
Localisation: Paris

MessagePosté le: 18 Mar 2020 1:01    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:

Dezenfektan
15 Mart 2020

Yılmaz Özdil



Geçmediği köprüye, girmediği tünele, uçmadığı havalimanına sırf geçen sene 19 milyar lira ödeyen, bu parayı daha 25 sene boyunca ödeyecek olan, ama, bu ödediği paranın aslında kendi parası olduğunu kavrayamadığı için gıkını bile çıkarmayan, hiç acımayan sayın ahalimiz… Kendi cebinden çıkarıp ödeyeceği dezenfektan ürünlerine zam yapıldığı için adeta isyan ediyor.



Yakmadığımız doğalgazın, aydınlanmadığımız elektriğin, yıkanmadığımız suyun parasını çatır çatır alan, iki liralık benzini, altı liraya satan sayın hükümetimiz… İki liralık dezenfektan ürünlerini altı liraya satanları bana şikayet edin, derhal ceza keseyim diyor.

Sayın hassas ahalimiz, sayın duyarlı hükümetimizi alkışlıyor!



Devleti soyuyorlar, belediyeleri soyuyorlar, Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün raporuna göre, dünya yolsuzluk sıralamasında Afrika'daki kabile devletlerinden bile daha kötü durumdayız, Arap ülkeleri bizim yanımızda zemzemle yıkanmış gibi kalıyor, hal böyleyken hâlâ, çalıyor ama çalışıyor diye gurur duyan, soyuyorsa beni soyuyor diye savunan sayın ahalimiz… Dezenfektan ürünlerine zam yapanlara ateş püskürüyor, “soygunculuk” diyor.



Maskesiz soygundan rahatsız olmuyor.

Maske fiyatlarına “hırsızlık” diyor.




Kendi malına kıyamadığı için evindeki boş vita tenekesini bile atmıyor, kanepenin altında saklıyor, memleketin bankalarını, fabrikalarını, limanlarını, madenlerini, hatta toprağını elaleme satıyorlar, aslında bunların hepsinin tapusunun kendisine ait olduğunu idrak edemediği için, umursamıyor.

Bakın, şeker fabrikalarını sattırmayın diye yalvardık, oralı bile olmadı, halbuki şeker fabrikaları sadece şeker üretmez, alkol de üretir… E şimdi, kolonya yapacak alkol kalmamış diye ağlıyor!



“Çadır kültürü”nün trajik sonucudur bu.



Çadırın içi kendisinin…

Çadırın dışında dünya yansa, onu hiç alakadar etmiyor.



Memleket kötü yönetildiği için hayatı harcanıyor, çocuklarının torunlarının geleceği harcanıyor, sesi çıkmıyor.

Kendi cebinden dezenfektana para harcayacak diye, ortalığı ayağa kaldırıyor, ahlaksızlar, namussuzlar, vicdansızlar diye bağırıyor.



Bana sorarsanız, hazır fırsatçılık yapılıyorken, fırsat bu fırsat…

Sayın ahalimizin vatandaşlık bilincini dezenfekte etmekte fayda var!

Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 11408
Localisation: Paris

MessagePosté le: 18 Mar 2020 1:01    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:

Dezenfektan
15 Mart 2020

Yılmaz Özdil



Geçmediği köprüye, girmediği tünele, uçmadığı havalimanına sırf geçen sene 19 milyar lira ödeyen, bu parayı daha 25 sene boyunca ödeyecek olan, ama, bu ödediği paranın aslında kendi parası olduğunu kavrayamadığı için gıkını bile çıkarmayan, hiç acımayan sayın ahalimiz… Kendi cebinden çıkarıp ödeyeceği dezenfektan ürünlerine zam yapıldığı için adeta isyan ediyor.



Yakmadığımız doğalgazın, aydınlanmadığımız elektriğin, yıkanmadığımız suyun parasını çatır çatır alan, iki liralık benzini, altı liraya satan sayın hükümetimiz… İki liralık dezenfektan ürünlerini altı liraya satanları bana şikayet edin, derhal ceza keseyim diyor.

Sayın hassas ahalimiz, sayın duyarlı hükümetimizi alkışlıyor!



Devleti soyuyorlar, belediyeleri soyuyorlar, Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün raporuna göre, dünya yolsuzluk sıralamasında Afrika'daki kabile devletlerinden bile daha kötü durumdayız, Arap ülkeleri bizim yanımızda zemzemle yıkanmış gibi kalıyor, hal böyleyken hâlâ, çalıyor ama çalışıyor diye gurur duyan, soyuyorsa beni soyuyor diye savunan sayın ahalimiz… Dezenfektan ürünlerine zam yapanlara ateş püskürüyor, “soygunculuk” diyor.



Maskesiz soygundan rahatsız olmuyor.

Maske fiyatlarına “hırsızlık” diyor.




Kendi malına kıyamadığı için evindeki boş vita tenekesini bile atmıyor, kanepenin altında saklıyor, memleketin bankalarını, fabrikalarını, limanlarını, madenlerini, hatta toprağını elaleme satıyorlar, aslında bunların hepsinin tapusunun kendisine ait olduğunu idrak edemediği için, umursamıyor.

Bakın, şeker fabrikalarını sattırmayın diye yalvardık, oralı bile olmadı, halbuki şeker fabrikaları sadece şeker üretmez, alkol de üretir… E şimdi, kolonya yapacak alkol kalmamış diye ağlıyor!



“Çadır kültürü”nün trajik sonucudur bu.



Çadırın içi kendisinin…

Çadırın dışında dünya yansa, onu hiç alakadar etmiyor.



Memleket kötü yönetildiği için hayatı harcanıyor, çocuklarının torunlarının geleceği harcanıyor, sesi çıkmıyor.

Kendi cebinden dezenfektana para harcayacak diye, ortalığı ayağa kaldırıyor, ahlaksızlar, namussuzlar, vicdansızlar diye bağırıyor.



Bana sorarsanız, hazır fırsatçılık yapılıyorken, fırsat bu fırsat…

Sayın ahalimizin vatandaşlık bilincini dezenfekte etmekte fayda var!

Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
Montrer les messages depuis:   
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum en langue turque Toutes les heures sont au format GMT + 2 Heures
Aller à la page Précédente  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7
Page 7 sur 7

 
Sauter vers:  
Vous ne pouvez pas poster de nouveaux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas répondre aux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas éditer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas supprimer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas voter dans les sondages de ce forum


Powered by phpBB v2 © 2001, 2005 phpBB Group ¦ Theme: subSilver++
Traduction par : phpBB-fr.com
Adaptation pour NPDS par arnodu59 v 2.0r1

Tous les Logos et Marques sont déposés, les commentaires sont sous la responsabilités de ceux qui les ont postés dans le forum.