24 visiteur(s) et 0 membre(s) en ligne.
  Créer un compte Utilisateur

  Utilisateurs

Bonjour, Anonyme
Pseudo :
Mot de Passe:
PerduInscription

Membre(s):
Aujourd'hui : 0
Hier : 0
Total : 2144

Actuellement :
Visiteur(s) : 24
Membre(s) : 0
Total :24

Administration


  Derniers Visiteurs

duygu : 07h56:55
murat_erpuyan : 10h32:05
Georges : 21h53:38
Dom : 1 jour, 47 min.34
cengiz-han : 1 jour, 07h52:07


  Nétiquette du forum

Les commentaires sont sous la responsabilité de ceux qui les ont postés dans le forum. Tout propos diffamatoires et injurieux ne sera toléré dans ces forums.


Forums d'A TA TURQUIE :: Voir le sujet - Yilmaz Özdil'den güzel bir yazi
Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum Forums d'A TA TURQUIE
Pour un échange interculturel
 
 FAQFAQ   RechercherRechercher   Liste des MembresListe des Membres   Groupes d'utilisateursGroupes d'utilisateurs    

Yilmaz Özdil'den güzel bir yazi
Aller à la page Précédente  1, 2, 3, 4, 5, 6
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum en langue turque
Voir le sujet précédent :: Voir le sujet suivant  
Auteur Message
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10912
Localisation: Paris

MessagePosté le: 29 Mai 2016 0:38    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:


Allah memlekete hırsızın hayırlısını versin kardeşim

Sozcu -28 Mayıs 2016

(New York federal savcısı Preet Bharara'ya iletilmesi ricasıyla, United States Attorney's Office, 1 st. Andrew's Plaza, New York City)

*
Sevgili Preet…
Hayırsever rıza bey'i tutuklayarak bizleri rencide ettiğin yetmiyormuş gibi, hayırsever rıza bey'in bizim bakanlarımızı rüşvetle satın aldığını açıklayarak kalbimizi kırmaya devam ediyorsun.

*
Sanırım anlamadığın şu…
Sizin gibi geri kalmış ülkelerde yadırganabilir ama, bizim gibi ileri demokrasilerde rüşvet ayıp değildir. Hele ki rüşvet veren kişi hayırseverse, pek takdir edilir. Hatta, hapisten çıkar çıkmaz hükümetimizin bakanları tarafından törenle plaket bile verilir.

*
Bak mesela… Bizim gibi ileri demokrasilerde hayır işi nasıl yapılır? Vakıfla yapılır. Bu ülkenin hükümeti, hayırlara vesile olması için 2008 senesinde Vakıflar Kanunu hazırladı. Hırsızlık, dolandırıcılık, hileli iflas, üçkağıtçılık, haysiyetsizlik, şerefsizlik, adilik, namussuzluk gibi suçlardan mahkum olan kişilere “vakıf kurma imkanı” tanındı iyi mi!

*
“Kardeşim, hırsızlık parasıyla vakıf olur mu?” diye sorulduğunda, bu hükümetin başbakan yardımcısı çıkıp ne dedi biliyor musun? “Hırsızlar ya da dolandırıcılar hayır işi yapmak istiyorsa, sen yapamazsın deme hakkımız olmadığı inancındayız” dedi.

*
Sen daha neyin hesabını soruyorsun?

*
Belki utanırsın diye yazıyorum… Hayırsever rıza bey'in el konulan paraları faiziyle iade edildi, tekerlekli bavulla sürüklene sürüklene zorla taşınan o paraları, hayırlara vesile olması için Kızılay'a bağışladı, Kızılay da kabul etti… Okuyunca yüzün kızardı di mi?

*
Sevgili Preet…
“Milletin orasına koyacağız” diyen havuzcu müteahhit, ilahiyat fakültesi yaptırdı bu memlekette.

*
Daha dün bizim diyanet'e “hırsızlık, kumar, fuhuş, uyuşturucu gibi haram parayla yapılmış camide namaz kılınır mı?” diye sordular, bizim diyanet de fetva verdi, “caizdir” dedi. Sen daha ne konuşuyorsun?

*
Vay efendim neymiş, kefaletle bırakırlarsa Türkiye'ye kaçarmış, bizim siyasilere rüşvet vererek saklanırmış filan… Niye saklansın ki birader? Havalimanının VIP kapısında davul zurnayla karşılayıp, “Türkiye seninle gurur duyuyor” diye tezahürat yapmazlarsa, sana söz veriyorum, türgev'e bağışta bulunurum.

*
Özetle Preetçiğim…
Kınıyorum seni.
Gel vazgeç şu inadından.
Takalım sana bi Patek Philippe kol saati, salıver hayırseverimizi.


Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10912
Localisation: Paris

MessagePosté le: 02 Fév 2018 1:22    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:


Türk Tabipler Birliği
1 Şubat 2018
Yilmaz Ozdil - Sozcu

Mesleğin doğuştan çekiciliği var.
Çocuğa sor, büyüyünce ne olacaksın?
“Doktor olacağım” der.

*

En gözde damat adayıdır.
Hemen herkes, kızını doktorla evlendirmek ister.
Kadınlarımız arasında “beni ne doktorlar istedi” diye başlayan atasözü bile vardır.

*

Şarkıdır.
Afrodizyaktır.
“Doktor civanım, seni istiyor canım.”

*

Küçük ilanların büyük vaatleridir.
“Doktordan satılık otomobil.”
“Doktordan satılık işyeri.”
Kullanılmışsa bile, doktorun kullanmış olması “kalite” göstergesidir.
“Doktora kiralık” ilanı da öyle.
Evini vereceksen doktora ver.
Temizdir en azından, eminsindir.

*

Meslek seçerken…
Kız verirken…
Kocaya varırken…
Otomobil alırken……
Ev kiralarken…
Doktor iyi.
Fikrini söylerse…
Şerefsiz doktor!

*

Asrın liderimiz mesela, safra kesesi ameliyatı yapabilir mi?
Böbrek nakli?
Pansuman bile yapamaz.
Bebeğin hastalansa, tedavi etmesi için Binali beye götürür müsün?
Var mı aramızda böyle bir gerizekalı?

*

Ama, çok sıradan bademcik ameliyatını yapabilen bir hekim, gayet güzel başbakanlık yapabilir.
Refik Saydam, hekimdi.
Sadi Irmak, hekimdi.
TBMM başkanı Mustafa Kalemli, hekimdi.

*


O halde… Reçeteye aspirin yazma yetkisi bile olmayan tiplerin hükümette en önemli makamlara gelmesini tehlikeli bulmuyorsun da, canını emanet ettiğin hekimlerin hükümetle alakalı fikir beyan etmesini mi sakıncalı buluyorsun?

*

Komada geliyorsun, bacağını kesiyor, damar çıkarıp, kalbine bağlıyor, gebermekten kurtuluyorsun. Geceyarısı ateşi kırka vuran evladını Azrail'in elinden alıyor. Kardeşinin hızara kaptırdığı parmağını yerine dikiyor. Beyin kanaması geçiren anneni hayata döndürüyor. Babanın katarakttan görmeyen gözünü gördürüyor. Eşinin kanserini erken yakalıyor. Sonra da sen çıkıp “hekimler devlet işlerinden benim anladığım kadar anlamaz, konuşmasınlar” diyorsun öyle mi?

*

Türk Tabipler Birliği başkanı olan profesör, İstanbul Üniversitesi rektörlüğü seçiminde en yüksek oyu aldı. Ezici çoğunlukla seçilen bu profesörün rektör olmasını engellediler. “Nuh'un cep telefonu vardı, gemisi nükleerdi, insansız hava aracı uçuruyordu” diyen arkadaşı, aynı İstanbul Üniversitesi'ne öğretim üyesi yaptılar.
Hükümetimizin Türk Tabipler Birliği konusunda mantıklı karar verdiğini düşünüyorsan, Nuh'un telefon numarasını versene bana?

*

Kafasında fesle dolaşan “tımarhanelik” herif, yandaş televizyonlara çıkıp devlet yönetimine dair her türlü fikrini söyleyebilecek, cumhurbaşkanı sarayında bilim adamı olarak ağırlanacak… Memleketin en önemli “psikiyatri” profesörlerinden biri olan Türk Tabipler Birliği başkanı fikrini söyleyemeyecek öyle mi?

*

Fikrini beğenmeyebilirsin.
Ben de senin fikrini beğenmiyorum.
Beğenmek zorunda mıyız?

*

Fikirse mesele… “Barutun kokusu düştü burnuma, dört bir yanı istiyorum dibinden patlatayım, adamlar gibi dağlara düşeyim, tutmak istiyorum Kürdistanımı, ya ölüm ya kurtuluş, artık savaş zamanıdır” diyen Şivan Perver'e “barış güvercini” muamelesi yapacaksınız, Akp mitinginde kürsüye çıkartacaksınız, düet yaptıracaksınız, çok duygulanıp ağlayacaksınız. Sonra da Türk Tabipler Birliği'ne “terörist seviciler” diyeceksiniz öyle mi?

*


“Yaşatmaya ant içmiş bir mesleğin mensupları olarak, hekimler olarak uyarıyoruz, her çatışma, her savaş, fiziksel ruhsal sosyal ve çevresel sağlık açısından onarılmaz sorunlara yol açar, büyük insani dramları beraberinde getirir” diyorlar.
Uyarmasınlar mı?

*

Onarılmaz sorunlara, insani dramlara yol açan bu çatışma ortamına “hatalı teşhisler” yüzünden sürüklenmedik mi?
Hekimlerimiz devlet işlerinden anlamadığı için mi oluyor bu işler?

*

Madem herkes hekimlerden daha iyi biliyor.
Bi teşhis ben koyayım bari.
Eğer, cehalet seviyesinde Avrupa şampiyonu olan bir ülke, sırf düşüncelerini söyledi diye hekimlerini hapse tıkmaya çalışıyorsa, o ülke hasta'dır.



Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 8011
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 12 Juin 2019 0:29    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:


Terbiyesiz İzlanda
Yilmaz Ozdil - Sozcu, 11 Haziran 2019




Milli takımımızı İzlanda'ya girerken havalimanında saatlerce beklettiler, mikrofon uzatıyormuş gibi tuvalet fırçası uzattılar.
Sayın hükümetimiz bu terbiyesizliği cevapsız bırakmadı, Oslo büyükelçiliğimiz aracılığıyla İzlanda'ya nota verildi.



İyi de…
Niye direkt olarak İzlanda büyükelçiliğimiz aracılığıyla nota verilmedi de, tee Norveç büyükelçiliğimiz aracılığıyla nota verildi?



Sene 1627…
12'si kadırga 15 parçalık filosuyla Manş Denizi'ni kateden Murat Reis, Danimarka ve Norveç kıyılarını talan ettikten sonra, kutuplara doğru yelken açtı, karşısına yemyeşil bir ada çıktı, İzlanda, derhal demirledi.



Murat Reis, aslında korsandı.
Aslında Türk değildi, Hollandalı'ydı.
Asıl ismi Jan Janszoon van Haarlem'di.
O zamanlar resmi izinle korsanlık yapılıyordu, mesela İngiltere devletinden ferman çıkartırsan, İngiliz gemilerine dokunmamak şartıyla, sadece İngiltere'nin düşmanlarına saldırmak koşuluyla korsanlık yapmana izin veriliyordu.
İngiltere ve Hollanda devletleri bu resmi korsanlık faaliyetlerini yasaklayınca, Hollandalı Jan Janszoon şak diye müslüman oldu, Cezayir beylerbeyinin himayesine girdi, Osmanlı denizcisi oldu.
Murat Reis olmadan önce Jan Jansz, John Barber, captain John, little John, Caid Morato isimlerini kullanmıştı.



İzlanda'nın altından girdi, üstünden çıktı.
26 gün orada kaldı.
400 civarında esir aldı, bazılarını fidye karşılığında İzlanda'ya iade etti, bazılarını köle olarak Akdeniz limanlarında sattı.
Sarışın kızları ganimet aldı, hareme mareme hediye etti.



İzlanda bizimle böyle tanıştı!



İzlanda'nın bizimle böyle tanıştığını nereden biliyoruz… Esir alınan ve fidyeyle serbest bırakılanlar arasında Olaf Eigilssson isimli bir papaz vardı, yaşananları kitap haline getirdi, oradan biliyoruz.



Murat Reis'ten sonra Ali Biçin Reis daldı İzlanda'ya.
800 civarında esir aldı, sattı.
Ali Biçin Reis de aslında Türk değildi, Venedikli'ydi.
Asıl ismi Piccinnino'ydu.



İzlandalılar bizi öylesine sevdiler ki (!) aradan dört asır geçmesine rağmen “Tyrkjaranid” diye bir kavram var hâlâ İzlanda'da…
“İnsan çalan Türk” anlamına geliyor!



Ve, bu travmatik hadiseden hemen sonra “bize özel” bir kanun hazırladılar.
İzlanda topraklarında Türk öldürmeyi suç olmaktan çıkardılar!



Evet, Türk öldürmeyi serbest bıraktılar.



Taa ki 1970'e kadar…
1970 yılında bu kanunu iptal ettiler.



Ama…
Türkiye'yle asla direkt diplomatik ilişki kurmadılar!



Türkiye İzlanda'ya bir şey söyleyecekse, Oslo büyükelçimiz aracılığıyla söylüyor.
İzlanda Türkiye'ye bir şey söyleyecekse, Kopenhag büyükelçisi aracılığıyla söylüyor.



Yani anca, Danimarka ve Norveç üzerinden konuşabiliyoruz!



İzlanda'da büyükelçimiz olmadığı için, soykırım rezaletlerinde olduğu gibi “büyükelçimizi geri çektik” falan diyemiyoruz!



E hal böyleyken, vay efendim tuvalet fırçası uzatılmış filan…
Kardeşim, daha düne kadar İzlanda'da bizi öldürmeleri bile suç değildi, tuvalet fırçasından mı rencide oldun?



Üstelik…
Matahmış gibi, Sierra Leone'ye büyükelçilik açtık diye övünürken, Ekvator Ginesi'ne büyükelçilik açtık diye gurur duyarken, Angola'ya büyükelçilik açtık diye onur duyarken… İzlanda'ya neden Oslo üzerinden nota verdiğimizi merak etmene gerek var mı?



Ayrıca…



Türkiye-Yunanistan milli maçında, Paris'teki terör katliamında hayatını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşu yapılırken, saygı duruşunu ıslıklayan, yuhalayan, ya Allah bismillah Allahuekber diye bağıran kimdi?



Rakip futbolcuyla tartışırken, işaret parmağını boğazına sürterek, senin gırtlağını keserim manasında hareket yapan, senin milli takımının kaptanı Emre Belözoğlu değil mi?



Gece kulübünde elalemin evli kadınına sarkıntılık yapan, kadının kocasına kafa atan, burnunu kıran, bilahare beline tabanca takıp, hastane basan, kafama sık filan diyen, senin milli takımının kaptanı değil mi?



Kafasına ampul şapkası takılarak miting kürsüsüne çıkarılan, milletvekili yapılan, stadyumlara ismi verilen, bilahare, terörist bu diye fellik fellik aranan, senin milli takımının kaptanı değil mi?



Alaçatı'da köfteci basan, tekme tokat kavga eden senin milli takımının teknik direktörü değil mi?



Ortadoğu alev alev yanarken, sporun kardeşliğini ön plana çıkarmak varken, yangına körükle giden, futbol sahasının ortasına Filistin bayrağı diken, senin milli takım oyuncun değil mi?



Türk vatandaşlığına geçip Atakan ismini alan Balili'nin kafasına şişe atılmadı mı? İsrail'e kaçmak zorunda kalmadı mı?



Türkiye'nin gururu Çarşı, senin ülkende, senin yandaş medyan tarafından terörist ilan edilmedi mi?



Gezi direnişçilerine “eyleminizi si.eyim, Ermenilere bıraktınız meydanı, Allah belanızı versin, vatan hainleri” diye ırkçı tweetler atan güreşçiye, milli takım kafilesinin bayrağı taşıtılmadı mı?



Ermeni açılımını futbol üzerinden yapmaya kalkıp, Türkiye'deki milli maça Azerbaycan bayrağıyla girmeyi yasaklayanlar kimdi?



Sporu siyasete alet etmek için, özellikle futbolu yandaşlaştırmak için, tribünleri politize etmek için, ne gerekiyorsa fazlası yapılmadı mı?



Gençlerimiz spor yapsın, zeki, çevik, ahlaklı olsunlar, maganda olmasınlar, ruh ve zihin sağlıkları yerinde olsun, sağlıklı düşünsünler, sporla eğlensinler diye… Dünyada, gençlerine spor bayramı armağan eden tek lider varken… Bursa'dan Rize'ye, Kayseri'den Antalya'ya, stadyumlardaki “Atatürk” ismi silinmedi mi?



“Kindar nesil” yetiştirmek isteyenler, 19 Mayıs'ı, Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı'nı yasaklamadı mı?



2000 olimpiyatına, 2004 olimpiyatına, 2008 olimpiyatına, 2012 olimpiyatına, 2016 olimpiyatına, 2020 olimpiyatına aday olup, alamayan kim? Neden vermediler sizce?



Euro 2008'e, Euro 2012'ye, Euro 2016'ya, Euro 2020'ye, Euro 2024'e aday olup, alamayan kim? Niye vermiyorlar sizce?



Daha üç gün önce…
Konya'da, Fransa milli marşını ıslıklayanlar kimdi?



Dört yıl önce, gene Konya'da, gene İzlanda milli maçımız öncesinde…
Ankara'daki terör saldırısında hayatını kaybeden 109 insanımız için saygı duruşu yapılırken, kendi insanlarımız için yapılan saygı duruşu bile ıslıklanmadı mı?
Yandaş medya terör saldırısında ölen insanlarımızı “terör örgütüne yakın” ilan ettiği için, kendi insanlarımızın cenazesi, milli maçta yuhalanmadı mı?



Şimdi deniyor ki, İzlanda'da bize terbiyesizlik yapıldı falan…



Sportmenlikten nasibini almamış, kendi tarihinden haberi olmayan, kendisine bile saygısı olmayan bir millet, başkasından saygı bekleyebilir mi?



Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10912
Localisation: Paris

MessagePosté le: 18 Juil 2019 0:44    Sujet du message: Répondre en citant

Bu Yilmaz Ozdil de hinoglu hin mi ne ?

Citation:

Bu kadarcık… Rize, Siirt, Erzincan, Kars, Nevşehir, Çankırı, Burdur, Bolu, Çorum, Ağrı, Çanakkale, Sivas
13 Temmuz 2019

Türkiye İş Kurumu'nun resmi verilerine göre, 2005 yılında kayıtlı işsiz sayısı 918 bin kişiydi.



Rize, Siirt ve Erzincan nüfusunun toplamı kadardı.



2006…
Asrın liderimiz Müsiad'ta konuştu.
“İşsizlikte büyük düşüş var, hükümete zaaf isnat etme derdinde olanlar rakamları çarpıtıyor, istihdamda çok başarılı olduk” dedi.
2007…
Asrın liderimiz, fetocuların televizyonu Samanyolu'da konuştu.
“Devlet ticaretle uğraşmaz, işsize iş mi arıyorsun, işte sana iş, özelleştirmelerle bunu sağlıyoruz, işi bilmeden konuşuyorlar” dedi.
2008…
Asrın liderimiz Tobb başkanına söyledi.
“Tobb'un bir milyon 300 bin üyesi var, birer işçi alsanız işsizlik biter, otomatikman anında görüntü olur” dedi.
2009…
Asrın liderimiz ulusa sesleniş konuşması yaptı.
“İşsiz sayısının durmuş olması, hatta işsizlik rakamlarında azalma yaşanmaya başlaması hepimizi sevindiren gelişmedir” dedi.
2010…
Asrın liderimiz Tbmm'de konuştu.
“Toparlanma devam ediyor, işsizlik üç ay içinde tek haneye düşer, bunlar hep iyileşmenin işareti” dedi.
2011…
Asrın liderimiz Rize'de konuştu.
“Dünya işsizlik krizi yaşarken, biz işsizliği indirdik, daha da aşağıya ineceğiz inşallah, Amerikası İspanyası işsizlikten kırılıyor, Türkiye hamdolsun aldığımız tedbirlerle çok iyi durumda” dedi.
2012…
Asrın liderimiz 1 Mayıs vesilesiyle mesaj yayınladı.
“İşsizlikle aktif mücadele yürüttük, ne mutlu bize ki, işsizliğin düşüş eğiliminde olduğunu görüyoruz” dedi.
2013…
İşsizlikten bahsetmedi.
2014…
Asrın liderimiz, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu'nda konuştu.
“İşsizlik rakamlarımız dünyadaki gidişin tersine rekor kırıyor, dünyada yükseliyor, bizde düşüyor” dedi.
2015…
Asrın liderimiz muhtarlara konuştu, kadına yönelik şiddetle işsizlik arasında ilişki kuran Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştirdi.
“Yav bunun işsizlikle ne alakası var, zaten feministlerin dinimizle alakası yok” dedi.
2016…
Asrın liderimiz Tobb'da konuştu.
“Tobb'un 1.5 milyon üyesi var, her üye bir kişiyi işe alsa 1.5 milyon işsize iş demektir, olay bu kadar basit” dedi.
2017…
Asrın liderimiz Ankara Ticaret Odası'nda konuştu.
“İstihdamda çok ciddi başarımız var, tabii aklınıza ‘o halde niye işsizlik çift hanede' sorusu gelebilir, bu durum zaaf değildir” dedi.
2018…
Asrın liderimiz Tbmm'de konuştu.
“Ekonomiyi hem büyüttük, hem sağlamlaştırdık, işsizlik rakamlarını 2019 yılında tek haneye indirmeyi planladık, rakamlar yüzümüzü güldürmeye devam ediyor” dedi.
2019…
Asrın damadımız “2019 yılında 2.5 milyon yeni istihdamı hayata geçireceğiz” dedi. Asrın liderimiz asrın damadımızı tasdikledi, “gerekeni yapacağız, bu yılın sonuna kadar 2.5 milyon kişiye iş sağlayacağız” dedi.



Dün…
Türkiye İş Kurumu açıkladı.
İşsizlikte tüm zamanların rekoru kırıldı.
Kayıtlı işsiz sayısı 4 milyon 417 bin kişiye ulaştı.



Yani…
Resmi işsizlerimizin sayısı Rize, Siirt, Erzincan, Kars, Nevşehir, Çankırı, Burdur, Bolu, Çorum, Ağrı, Çanakkale ve Sivas nüfusunun toplamı kadar oldu.



Komple İzmir kadar.
Adana ve Antalya'nın toplamı kadar.
Konya ve Gaziantep'in toplamı kadar.
Bursa ve Kayseri'nin toplamı kadar.
Avusturya'nın yarısı kadar.
Hırvatistan'dan fazla.
Arnavutluk'un iki misli.
Malta'nın on misli.



Pendik, Kartal, Maltepe, Kadıköy, Üsküdar, Beykoz, Çekmeköy, Ataşehir, Şile, Adalar, Ümraniye'nin toplam nüfusundan fazla.



Fatih, Avcılar, Başakşehir, Sarıyer, Beylikdüzü, Sultanbeyli, Zeytinburnu, Şişli, Büyükçekmece, Silivri, Beyoğlu, Bahçelievler, Bakırköy, Beşiktaş'ın toplam nüfusu kadar.



Son bir ayda, komple Kırklareli kadar yeni işsizimiz oldu.
Son bir yılda, komple Mersin kadar yeni işsizimiz oldu.



Dün…
Asrın liderimiz Hak İş Sendikası'nda konuştu.
“Emekçinin yanında yeralmak öyle lafla olmaz, milletimizi kandırmaya çalışmadık, işsizliği düşüreceğimize inanıyorum” dedi!

Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10912
Localisation: Paris

MessagePosté le: 18 Juil 2019 0:46    Sujet du message: Répondre en citant

Sirasi gelmisken bir de eski yazisini koyayim !

Citation:

Cuma genelgesi
7 Ocak 2016


1923-2002.
Akp'den önce memleketimiz haçlılar tarafından yönetiliyordu, ahalimiz patates dinindendi. Hamdolsun ki, seçimi Akp kazandı.

*

2003.
Camiler ibadete açıldı. Akp'den önceki dönemde camiler ahır yapılmıştı, namaz kılacak yer yoktu.

*

2004.
İmam hatip liseleri açıldı. Akp'den önce memlekette imam olmak yasaktı. İlla din adamı olmak isteyen, Heybeliada ruhban okuluna gidiyordu. Henüz türgev yurtları açılmamıştı, zavallı çocuklarımız manastırlarda barınıyordu, rahibeler tarafından büyütülüyordu.

*

2005.
Diyanet işleri başkanlığı kuruldu. Akp'den önce din işlerimiz Fener Rum Patrikhanesi'ne bağlıydı, bilahare, AB'ye uyum çerçevesinde Vatikan'a bağlanmıştı. Bu ayıba son verildi.

*

2006.
Ramazan bayramı kutlanmaya başlandı. Akp'den önce böyle bir bayram yoktu. Ramazandan sonra ne yapacağımızı bilemezdik. Kimimiz kurban keserdi, kimimiz yılbaşı ağacı dikerdi, kimimiz hıdrellez geldi diye ateşten atlardı, kimimiz paskalya yumurtası boyardı. Bir türlü işin içinden çıkamazdık. İmdadımıza asrın liderimiz yetişti. “Bakıyorsunuz, bayramın adını değiştirdiler, ne oldu bayramın adı, tatil oldu, olmaz öyle, bu bayram dört dörtlük Ramazan bayramıdır, buna kültürel erozyon denir, değerlerimizin erozyona uğramasına fırsat vermemeliyiz, inkıraza götürür” dedi.

*

2007.
Tarihimizde ilk defa dindar cumhurbaşkanı seçildi. Akp'den önceki cumhurbaşkanları dinsizdi, bazıları putperestti, Özal taocuydu.

*

2008.
Anadolu çocuklarının üniversiteye giriş yasağı kaldırıldı. Akp'den önce sadece elit, tuzu kuru, kaymak tabakanın çocukları girebiliyordu. Ben mesela, ODTÜ elektrik elektroniği kazanmıştım ama, babam Arşidük olmadığı için kaydımı yapmamışlardı. Annesi Kontes olanları puanı tutmasa bile alıyorlardı. Ailende Lord varsa, yüksek lisans yapabiliyordun, yatay geçiş için Barones akraba yeterliydi. Bahar şenliği filan avam'dı, devrim stadında Ascot yarışları yapılırdı, kantinde petrus satılıyordu. Monako prensesi Caroline, İspanya kralı Felipe, York dükü William, Paris Hilton falan, hep ODTÜ mezunudur. Çok şükür ki, babamın Remzi diye bi arkadaşı vardı, manifaturacı, sağolsun sponsor oldu, gittim Harvard'ta okudum.

*

2009.
Umre seyahati, sosyetik hanımlarımıza serbest bırakıldı. Akp'den önce sosyetik hanımlarımızın umreye gitmesi yasaktı, görülmüş şey değildi. Akp bi geldi kardeşim, hepsi koşa koşa umreye gitti. Gerçi dönüşte free shop'tan viski alırken yakalandılar ama, olsun gari… Asrın liderimiz ne demişti? “İçki içen alkoliktir, içki içen bize oy veriyorsa, alkolik değildir.”

*

2010.
Umre seyahati, sosyetik hanımlarımızdan sonra işadamlarımıza da serbest bırakıldı. Akp'den önce işadamlarımızın umreye gitmesi yasaktı, duyulmuş şey değildi. TOBB yönetim kurulu mesela, tobb'luca umreye gitti, tobb başkanı rehber imam oldu, yönetim kurulunu başlarından aşağı dökmek suretiyle zemzemle yıkadı. İbadetlerini saklı gizli yaptıkları için, yanlarına yalaka gazetelerin ekonomi muhabirlerini almışlardı, bol bol fotoğraf çektirip hidayete erdiklerini kamuoyuna ve asrın liderimize duyurdular, dönüşte viskiyi bırakacaklarını müjdelediler. Bunların fotoğraflarına bakarken benim bile maneviyatım arttı, helali hoş olsun, hepsine özelleştirmeden ihale veresim geldi.

*

2011.
Sanatçılarımızın oruç tutması ve iftar açması serbest bırakıldı. Akp'den önce sanatçılarımızın oruç tutması ve iftar açması yasaktı, o güne kadar ne görülmüş ne duyulmuştu. Akp'li belediyeler iftar çadırları kurunca, sanatçılarımız da kuyruğa girdi. O akşamki iftarın faturasını hangi dinibütün sanatçımız ödediyse, ana haber bültenlerinin canlı yayınına o dinibütün sanatçımız çıktı. İftar çadırları hayırlara vesile oldu, sanatçılarımıza bereket geldi, belediye çadırında iftar açanlar belediye konserlerinde sahneye çıktı.

*

2012.
Sünnet olmaya başladık. Akp'li belediyeler toplu sünnet şöleni başlatana kadar sünnet olmazdık. Ben kendi payıma, anca geçen sene, Ümraniye belediyesinin toplu sünnet şöleninde kestirdim.

*

2013.
Amerika'yı keşfettik. Akp'den önce Amerika'yı keşfettiğimizi bilmiyorduk. Aslına bakarsanız, Kristof Kolomb bile bilmiyordu. Bizimle beraber, bütün dünya asrın liderimizden öğrendi. “Amerika'yı Kolomb değil, 1178'te müslümanlar keşfetti, Kolomb gittiğinde dağın tepesinde cami gördü” dedi.

*

2014.
Cenaze töreninde ne yapacağımızı öğrendik. Akp'den önce ne yapacağımızı bilmezdik, başsağlığı dileyip, dua edeceğimize, dans ederdik. Neyse ki, asrın liderimiz öğretti… “Bu ne biçim iştir yauv, ölüm karşısında dans edilir mi, bizim kültürümüzdeki yeri nedir, ailesine bir başsağlığı dile, biliyorsan bir fatiha oku” dedi.

*

2015.
Cenazelerimizi ne yapacağımızı bilmiyorduk, kimini yakıyorduk, kimini denize atıyorduk, kimisi öylece ortada kalıyordu. Neyse ki, asrın liderimiz onu da öğretti… “Her müslüman ülkede ölü yıkayıcılarına ihtiyaç var, her müslümanın ölüsünü yıkayabilecek bilgiye kabiliyete erişmesi lazım, yoksa ölüleriniz ortada kalır” dedi.

*

2016.
Cuma namazı serbest bırakıldı. Akp'den önce Cuma namazına gitmek yasaktı. Cuma namazına gitmek isteyenlere eziyet ediliyordu, mesai arkadaşları tarafından kırbaçlanıyorlardı. Hatta sırf işkence olsun diye, takvimlerden Cuma günleri kaldırılmıştı, perşembeden direkt cumartesiye geçiliyordu. Hamdolsun ki, Ahmet Kiziroğlu genelge çıkardı, bundan böyle isteyen herkes Cuma namazına gidebilecek.






https://www.sozcu.com.tr/2016/yazarlar/yilmaz-ozdil/cuma-genelgesi-1032628/
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
Georges
Spammer
Spammer


Inscrit le: 22 Juil 2008
Messages: 449
Localisation: Paris

MessagePosté le: 04 Aoû 2019 11:45    Sujet du message: Répondre en citant

Okumaz olaydim ! Yalan mi yazmis Yilmaz Ozdil. Keske. Ama hepsi dogru. Baski arttikca sapiklik da artiyor.
Sad

Citation:

Netflix
4 Ağustos 2019 / Sozcu


Yalan söylemeyi, milletin parasını çalmayı, yolsuzluk yapmayı, vatanı satmayı, topraklarımızı yabancılara peşkeş çekmeyi ahlaksızlık olarak görmeyen bademler… İnternet dizilerinden ahlaki (!) açıdan rahatsız oldular.



Sansür yönetmeliği çıkarıyorlar.
Rtük'e interneti denetleme yetkisi veriyorlar.
Netflix'i, YouTube'u sansürlemeye niyetleniyorlar.



Neymiş efendim…
Netflix dizilerinde eşcinsellik özendiriliyormuş, çocuklar erken yaşta marjinallik propagandasıyla karşılaşıyormuş filan.



@ Diyanet işleri başkanlığının resmi internet sitesinden “babanın öz kızına şehvet duyması haram değildir” diye fetva verilmedi mi bu ülkede kardeşim?
@ Resmi fetva adı altında “babanın öz kızına şehvetle sarılmasının veya şehvetle öpmesinin, erkeklik organının uyanmasının nikaha etkisi yoktur” denilmedi mi?
@ Bu dehşet, bu korkunç fetvalara açılan soruşturmaların üstü örtülmedi mi?
@ 80 yaşındaki yandaş-dinci gazeteci 13 yaşındaki kız çocuğuna musallat olmadı mı? Adli Tıp Kurumu, yandaş-dinci gazeteciyi korumak için “çocuğun beden ve ruh sağlığı bozulmadı” diye rapor vermedi mi?
@ Amerikan Federal Soruşturma Bürosu FBI, teee ABD'den gelip Trakya Üniversitesi rektör yardımcısının evini basmadı mı? İlahiyatçı profesör hakkında “evindeki bilgisayara çocuk pornosu indirdiği” gerekçesiyle soruşturma açılmadı mı? Sayın hükümetimiz bu haber duyulmasın diye şak diye yayın yasağı getirmedi mi?
@ Rize Kızılay başkanı, çocuk esirgeme yurdunda kalan 13 yaşındaki erkek çocuklarına cinsel istismardan tutuklanmadı mı? Din dersi öğretmeni olan bu herif hakkında yıllardır şikayet olduğu halde, sayın yetkililerimiz tarafından korunup kollandığı, yargılanmasına izin verilmediği, tecavüzlerin kayıtlara bile geçmediği ortaya çıkmadı mı?
@ Akp'nin cankuşu Ensar Vakfı'yla İmam Hatip Mezunları Derneği'nin Karaman'daki yurdunda, yatılı kursa gelen dokuz yaşındaki erkek çocuklarına tecavüz edilmedi mi? 45 erkek çocuğuna üç senedir tecavüz edildiği anlaşılmadı mı? Akp'nin kadın aile bakanı “bi kerecik” demedi mi?
@ 11 yaşındaki kız çocuklarını koynuna alan 70 yaşındaki sapıklara TBMM'de af çıkarmaya çalışmadılar mı? O dönem başbakan olan Binali bey “bi kereliğine” demedi mi? Akp'nin adalet bakanı “bunlar tecavüz değil, küçüğün rızasıyla yapılmış işler” demedi mi?
@ Akp milletvekili, hayvanlara tecavüz eden insanlara, yeniden hayvan sahibi olmaları için “bir şans daha” verilmesini önermedi mi?



(Timur Soykan'ın Kırmızı Kedi'den yayınlanan kitabı var, Badeci Şeyh'in Sır Odası, tamamı gerçek, tamamı mahkeme kayıtlarından oluşuyor, mutlaka okumanızı öneriyorum… Badeci şeyh, cinsel organının “nur çeşmesi” olduğuna inandırıyor, şeyhiyle cinsel ilişkiye giren kadın ve erkek müritler “ibadet ettiğini” zannediyor, oral seks yaptırıyor, “badelendin” diyor, badelenen cennete gideceğini düşünüyor, nişanlısını, karısını getirip kendi elleriyle şeyhin yatağına sokan müritler var. Müthiş bir kitap, okuyun lütfen, insan aklının, din sömürüsüyle nerelere sürüklenebildiğine inanamayacaksınız.)



@ “Battaniye ve yorgan erkeği gıdıklamamalı, cinsel dürtüleri rahatsız eden yapıda olmamalı” diyen, yorgandan tahrik olan Akp yandaşı sözde ulema yok mu?
@ “Ketçap, kahve, kakao, gazlı içeçekler şehveti uyandırır” denmiyor mu?
@ “Birbirini tanımayan bir kadınla bir erkek asansöre binerse, halvet olurlar” denmiyor mu?
@ “Sevişirken elbiselerinizi çıkarmayın, cinsel münasebet esnasında, afedersiniz eşeklerin yaptığı gibi tamamen soyunmayın, odada melekler vardır, siz soyunursanız melekler dışarı çıkar, şeytan odada tek kalır, oluşacak çocuk şeytanın nasibi olur” diyen ilahiyatçı profesör yok mu?
@ “Tayt giyen kızların bacak arasına bakınca şehvet duyuyorum” diyen öğretmen… “Kızlı erkekli halk oyunları zinadır” diyen okul müdürü… “Dekolte giyen kadınlar tecavüzü göze almalı” diyen profesör… “Eşinin dans etmesine izin veren erkek deyyustur” diyen müftü… “Sokakta dolaşan hamileler terbiyesiz” diyen tasavvuf düşünürü… “Çokeşlilik yararlıdır, kocası ne zaman isterse kadın cinsel isteklerini karşılamak zorundadır, yoksa melekler sabaha kadar lanet eder” diyen Akp'li belediye… “Kadın ahlaklı olsun, kürtaj yaptırmak zorunda kalmasın” diyen Akp'li büyükşehir belediye başkanı… “Kahkaha atan kadınlar iffetsizdir” diyen Akp'li Tbmm başkanı yok mu?
@ Akp'li belediyelerde evlilik konferansları verip “imam nikahlı çokeşlilik kadınlar için kurtuluştur, kadın kocasına efendisi gibi davranmalıdır, kadın itaat etmelidir, kocam ikinci eş alabilir, kocama bekar arkadaşımı tavsiye ettim, üstüme alabilirsin dedim” diyen, Akp'li yaşam koçu yok mu?
@ Muhafazakar ayaklarıyla toplum hayatını baskıladıkları için, toplumu izole ettikleri için, hayvanlara tecavüz edenlerin sayısında patlama olmadı mı?
@ Tüm dünyada sadece Türkiye'de, heykellere tecavüz etmeye kalkışanlar görülmüyor mu?



Ben Netflix'in abonesiyim.
Yeminle söylüyorum…
Akp dönemi kadar marjinal bir dizisini görmedim!

Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
Montrer les messages depuis:   
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum en langue turque Toutes les heures sont au format GMT + 2 Heures
Aller à la page Précédente  1, 2, 3, 4, 5, 6
Page 6 sur 6

 
Sauter vers:  
Vous ne pouvez pas poster de nouveaux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas répondre aux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas éditer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas supprimer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas voter dans les sondages de ce forum


Powered by phpBB v2 © 2001, 2005 phpBB Group ¦ Theme: subSilver++
Traduction par : phpBB-fr.com
Adaptation pour NPDS par arnodu59 v 2.0r1

Tous les Logos et Marques sont déposés, les commentaires sont sous la responsabilités de ceux qui les ont postés dans le forum.