100 visiteur(s) et 0 membre(s) en ligne.
  Créer un compte Utilisateur

  Utilisateurs

Bonjour, Anonyme
Pseudo :
Mot de Passe:
PerduInscription

Membre(s):
Aujourd'hui : 0
Hier : 0
Total : 2156

Actuellement :
Visiteur(s) : 100
Membre(s) : 0
Total :100

Administration


  Derniers Visiteurs

cengiz-han : 07h48:48
murat_erpuyan : 08h02:22
laroserouge : 18h37:13
Georges : 1 jour, 23h26:27
Philippe : 2 jours


  Nétiquette du forum

Les commentaires sont sous la responsabilité de ceux qui les ont postés dans le forum. Tout propos diffamatoires et injurieux ne sera toléré dans ces forums.


Forums d'A TA TURQUIE :: Voir le sujet - 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü
Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum Forums d'A TA TURQUIE
Pour un échange interculturel
 
 FAQFAQ   RechercherRechercher   Liste des MembresListe des Membres   Groupes d'utilisateursGroupes d'utilisateurs    

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü

 
Ce forum est verrouillé; vous ne pouvez pas poster, ni répondre, ni éditer les sujets.   Ce sujet est verrouillé; vous ne pouvez pas éditer les messages ou faire de réponses.    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum en langue turque
Voir le sujet précédent :: Voir le sujet suivant  
Auteur Message
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 8148
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 20 Juil 2019 1:32    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:

Gitse Fethullah, gelir Methullah
Ali SIRMEN
Cumhuriyet, 19 Temmuz 2019



Barış Terkoğlu hepsi de son derece dikkate değer yazılarının dünkünü şöyle bitiriyordu:
- Bir 15 Temmuz’u daha idareyi maslahatlarla, vasat siyasi kavgalarla geçirdik.

Gerçekten de 15 Temmuz girişiminin üçüncü yıldönümünde FET֒nün ardındaki gerçeklere ulaşılabilmesi açısından içler acısı durumdayız.
Baksanıza, şimdi de kafasına esenin komisyonun önüne gelmediği, hazırlanışı açısından da tartışma götüren Meclis’in araştırma raporu ortada yok.
Lafı gevelemenin de gereği yok. Bu iktidar FETÖ olayını araştırmaz, araştıramaz.

Başını en büyük özelliği laiklik karşıtlığı olmak olanların çektiği, yıllar boyunca, iç ve dış güçler tarafından kotarılarak, 21. yüzyılın başında, sivil darbeye hazır hale getirilen bu iktidar, büyük bir koalisyondur.
Başlarda, liboşların da “yetmez ama evet!” sloganıyla cazgırlığına soyundukları bu koalisyonun beyin takımı ve en değerli parçası ise, Fethullah Bey’in (Hoca) takımı idi.

***

Yavaş yavaş parti içindeki rakiplerini ustaca manevralarla tasfiyede mahir olan Tayyip Bey ile Fethullah Bey’in adamlarını birbirlerinden ayırmak kolay, hatta mümkün bile değildi. Çoğunluk, iki Bey’in de adamı konumundaydı. O dönemlerde kimin eli kimin cebinde belli değildi.
Dönem, “beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda” dönemiydi. Nasıl olsa ortak hedefe doğru yürünüyordu.
Yıllar içinde deneyimlerini zenginleştirmiş olan Hoca, laik Cumhuriyetin altını oymakta mahirdi. Fethullah Bey’in yardımları olmasa, hedefe bu kadar kolay varılamazdı.

Aydınlanmacı Cumhuriyetin kör topal da olsa yürüyen yapısının yerine biat yönetiminin egemen kılınması projesinin şevk ile yürütüldüğü o dönemde, Fethullah Bey’in adamları ne istedilerse verildi. (İfade bizim değil. Bizzat Tayyip Bey’indir.)

Ancak bu yolda yürürken, aynı yağmurda ıslananlar arasından kendi iktidarına rakip olduğu kadar ortak olmak isteyenleri de tasfiye eden Tayyip Bey, “Ee, nerede bizim payımız?” diye avuç uzatılacağını da bildiğinden, uyanık davranıyor ve belli bir ölçünün ötesinde güç paylaşmayı istemiyordu.
Orhan Bursalı’nın erken teşhisçilerinden biri olduğu kavga, alttan alta başlamıştı.

AKP’nin önderi, aynı ipte iki cambazın oynayamayacağını zamanında anlamıştı.

***

15 Temmuz darbe girişimi, taraflardan treni kaçırmakta olduğu izlenimine kapılanının aceleye getirilmiş atılımıydı. İktidar darbeyi hain olarak niteledi. Laik Cumhuriyetin yandaşları açısından ise hainlik açısından tarafların ikisi arasında herhangi bir fark yoktu. Tek mesele ümmete dönüştürülmüş milletin egemenliğini kimin elinde tutacağıydı.

Çatışma acımasız oldu. Fethullah Bey ile Tayyip Bey birbirlerini tasfiyeye girişmişlerdi. Ama kim nasıl tasfiye edilecekti?..

Tayyip Bey’in adamlarının çoğu, aynı zamanda Fethullah Bey’in adamlarıydılar. Zorluk bir türlü aşılamıyor, FET֒ye terfi ettirilmiş olan Fethullar Bey’in örgütü ile mücadele doğru dürüst yapılamıyordu.
Yapılamaz da, AKP eliyle FET֒yle mücadele, “İngiliz Muhipleri” aracılığıyla Kurtuluş Savaşı vermek gibi imkânsızdır.

FETÖ ile mücadele, laiklik mücadelesinin aydınlanma savaşımının, demokrasi kavgasının ayrılmaz bir parçası olduğu zaman başarıya ulaşabilir.
Asıl amacı, milleti ümmete çevirme olan davanın erleri arasında ayırım yapılamaz.

FET֒yü engellemek için başka cemaatlerle ittifak arandığında da yine ümmet yandaşlarıyla kol kola yürünmesi zorunluluğu değişmeyecektir.
Bu durumda ne fark eder ki?

Yani “gitse Fethullah, gelir Methullah” durumları...






<
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2446
Localisation: Paris

MessagePosté le: 20 Juil 2019 19:24    Sujet du message: Répondre en citant

Iyi olmus bu topigi açmaniz...

Bu nasil bir bayram anlamiyorum, birlik deniyor ama kendi gibi dusunmeyenlere hain deniyor. Reis konusuyor, birlik diyor, sonra basliyor "Kemal Bey" demege...

Ne istedilerse veren anasindan dogmus puru ak gunahsiz çocuk ama su ya da bu sekilde bir zamanlar ovule ovule bitirelemeyen fetoya uyanlar tu ka ka. Adamin Banka Asya'da parasi var diye içeri giriyor, dersane ogretmenlik yapan içerde, ama hiç bir politikaci fetocu degil! Internet ortaminda kimin ne dedigi belli zaten...

Isin en garibi hayatlari Fetoyla mucadele ile geçenler Fetoya yatakliktan içeri aliniyor...

Guler misin aglar misin?

Burada birisi demisti. Bunlar muslumanliklarini hep one çikariyorlar ama muslumanligin olmazsa olmazi vicdandan yoksunlar !!!!!!!


.


Dernière édition par SelimIII le 20 Juil 2019 19:32; édité 1 fois
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2446
Localisation: Paris

MessagePosté le: 20 Juil 2019 19:28    Sujet du message: Répondre en citant

Okudugum en iyi yazilardan biri :

Citation:




Torpilli 15 Temmuz

Örsan K. Öymen

Cumhuriyet, 15 Temmuz 2019 Pazartesi

Türkiye’de demokrasi bir türlü yerleşik ve özümsenmiş bir düzen haline gelemediği için, ülke, askeri darbelerden de bir türlü kurtulamadı. Türkiye, 1950 yılında çok partili serbest seçimli sisteme geçtiğinden beri, üç askeri darbe yaşadı.

27 Mayıs 1960’taki askeri darbe, merkez sağdaki Demokrat Parti üyesi bir başbakanın ve iki bakanın idam edilmesiyle sonuçlandı. 12 Mart 1971’deki askeri darbe, binlerce sol görüşlü vatandaşın işkence tezgâhlarından geçmesiyle ve onlarcasının yaşamını yitirmesiyle sonuçlandı. 12 Eylül 1980’deki askeri darbe, on binlerce sol ve sağ görüşlü vatandaşın işkence tezgâhlarından geçmesiyle ve yüzlercesinin yaşamını yitirmesiyle, Cumhuriyet Halk Partisi’nin, Adalet Partisi’nin, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve Milli Selamet Partisi’nin kapatılmasıyla, söz konusu partilerin yöneticilerine siyaset yasağı konmasıyla sonuçlandı.

Ancak söz konusu üç darbenin mağdurları da, daha sonraki yıllarda, 27 Mayıs’ı, 12 Mart’ı ve 12 Eylül’ü “Demokrasi ve Milli Birlik” günü adı altında veya başka bir ad altında anma gününe ve resmi tatile dönüştürmediler. Bunu DP’nin yerini alan AP ve onun lideri Süleyman Demirel de yapmadı; bunu CHP ve onun liderleri Bülent Ecevit ve Deniz Baykal da yapmadılar; bunu bir dönem CHP’nin yerini alan SHP ve onun lideri Erdal İnönü de yapmadı; bunu MSP ve onun lideri Necmettin Erbakan da yapmadı; bunu MHP ve onun lideri Alparslan Türkeş de yapmadı. Söz konusu partiler ve liderler, bu darbelere karşı tavırlarını açıkça ortaya koydular, ancak bu mağduriyetten bir ulusal resmi gün yaratmadılar.

15 Temmuz 2016’da gerçekleşen darbe girişimi ise 27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül gibi uygulamaya konabilmiş bir darbe olmadığı halde, onlardan farklı olarak bir askeri darbe girişimi olduğu halde, AKP iktidarı, bu darbe girişimi kendilerine yönelik diye, 15 Temmuz’u resmi anma günü ilan etti. AKP ve onun lideri Recep Tayyip Erdoğan, CHP’den ve Bülent Ecevit’ten, DP’den ve Adnan Menderes’ten, AP’den ve Süleyman Demirel’den daha önemli olduğu için mi, 15 Temmuz için bir ayrıcalık tanındı? 15 Temmuz’a tanınan ayrıcalık nesnel tarihsel bir gerçekliğin sonucu mudur, yoksa bir çeşit narsizmin ve megalomaninin, kendini her şeyden daha önemli ve her şeyin üzerinde görme alışkanlığının ürünü müdür?

Örneğin, sadece 15 Temmuz darbe girişimini değil, 15 Temmuz dahil, tüm darbeleri ve darbe girişimlerini kınayan ve anan özel bir gün olsa ve bu günün de adı “Demokrasi ve Milli Birlik” günü olsa, böyle bir gün halkın tüm kesimleri tarafından daha yaygın bir biçimde benimsenmiş olmaz mıydı ve böyle bir gün gerçekten de milli bir birlik ruhuyla herkes tarafından gönüllü olarak yaşatılamaz mıydı? 15 Temmuz üzerinden, 27 Mayıs’ı, 12 Mart’ı, 12 Eylül’ü unutturmak kime ne fayda sağlayacaktır?

Ayrıca, 15 Temmuz darbe girişiminin arkasında olan Fethullah Gülen çetesi bu darbe girişimini yapacak hale nasıl gelmiştir? Bu çete devletin içine nasıl ve kimlerin desteğiyle sızmıştır? “Ergenekon”, “Balyoz”, “Oda TV” ve “Casusluk” gibi sahte yargı süreçleri sırasında bu yasadışı çete örgütlenmesine karşı neden bir önlem alınmamıştır? “O zaman bu çete AKP’ye ve Erdoğan’a dokunmuyordu, hatta onlarla işbirliği içindeydi, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” diye düşünüldüğü için mi bu önlem alınmamıştır?

“Demokrasi ve Milli Birlik” gününde demokrasinin ve milli birlik ruhunun samimi ve özümsenmiş bir biçimde yaşatılabilmesi için, öncelikle bu sorularla hesaplaşılması gerekmektedir.
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2446
Localisation: Paris

MessagePosté le: 20 Juil 2019 19:29    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:

Ali Sirmen


‘15 Temmuz’u doğru okumak


Cumhuriyet 16 Temmuz 2019 Salı

Akim kalmış, 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin üçüncü yıldönümündeki “Demokrasi ve Milli Birlik Günü”nde her şey vardı, yalnızca demokrasi ve milli birlik yoktu. Nitekim 14 Temmuz günü İstanbul’daki Vahdettin Köşkü’nde medya temsilcileriyle bir araya gelen, anayasanın 104. maddesi gereği Cumhuriyetin ve milletin bütünlüğünü temsille yükümlü olan Cumhurbaşkanı, politikalarına istenen övgüyü düzmeyen, Türkiye’nin en dinamik, en üretici, en aydınlık kesiminin sözcüleri olan basın yayın organlarını, özenle davet dışında tutuyordu.
Bunun nedeni ise onların, 15 Temmuz olayını yandaş medya gibi okumamalarıydı.
Akim kalan 15 Temmuz girişimini doğru okumaya çalışınca görülenler şunlardır:
Devletin erkini ele geçirenlerle işbirliği içinde, devletin her yerine sızmış olan, amaçlarını ve niteliklerini herkesin iyi bildiği bir örgütün, herkesin malumu olan, yalnızca kesin zamanı kestirilemeyen darbe girişimi olan 15 Temmuz, her ikisi de milleti ümmete dönüştürmek amacında olan iki güç arasındaki iktidar kavgasının sonucudur.

***

Bu girişimin akim kalmasında, tüm kamuoyunun, partilerin, iktidar partisinin hiç de yabana atılmayacak derecede çok olan FET֒cü mensupları hariç, iktidar ve muhalefetiyle tüm siyasi partilerin, basının ve birçok kalesi ele geçirilmiş Türk Silahlı Kuvvetleri’nin çoğunluğunun karşı çıkması baş etken olmuştur.
Darbe, Türk halkının ve onun bir uzantısı olma özelliğini yitirmemiş TSK’nin bütünleşen ortak iradesiyle önlenmiştir.
15 Temmuz gecesi, Türkiye’de, kalan son özgürlük kırıntılarını da ortadan kaldırmayı amaçladığı belli olan darbe girişiminin önlenmesinin hayırlı olduğunu kabul etmek, bizi temel hak ve özgürlükler rejimine karşı girişimin önlenerek, demokrasinin kurtarıldığı yanılsamasına yöneltmemelidir.
Türkiye’nin kör topal bir parlamanterizmden, kuvvetler ayrılığı ilkesini ayaklar altına alarak yargı bağımsızlığının zererresini bırakmamış olan baskıcı tek adam rejimine doğru hızla yol almakta olduğu 15 Temmuz 2016 da, demokrasi kalmamıştı ki varlığına saldırılabilsin.
Unutmayalım ki, meşum girişimin meydana geldiği Türkiye’de o tarihe kadar Ergenekon ve Balyoz kumpas skandallarının acıları yaşanmıştı.

***

Baskıcı iktidar, önderinin de ifade ettiği gibi, hain girişimi Allah’ın lütfu olarak karşıladı.
Olayın üzerinden üç gün geçmemişti ki olağanüstü hal ilan etti. Bu dönemde, OHAL KHK’lerine dayanılarak, herhangi bir yargı denetiminden de masun olarak yürütmenin kararnameleriyle kamuda 125 bin kişi işten atıldı. Bunların, tekrar kamuda veya özel sektörde istihdam edilmeleri yasaklandı.160 bin kişi gözaltına alındı, 70 bin kişi tutuklandı. 155 bin kişi hakkında terör örgütü üyeliğinden dava açıldı.
Bu rakamlar, iki yıl sürdükten sonra yerini Cumhurbaşkanlığı KHK’leri uygulamasının aldığı OHAL dönemi sırasında yapılan baskıların 12 Eylül sıkıyönetim uygulamalarını geride bıraktığını gösteriyor.
Son zamanlarda kimi iktidar mensupları ile uzmanların dile getirdikleri, devlet içindeki FETÖ nüfuzunun hâlâ ağırlığını koruduğu yönündeki gerçeği de anımsanınca, “FETÖ ile mücadele” bahanesi arkasına sığınmak imkânı da kalmıyor, hele hele, ömrünü FETÖ ile mücadeleyle geçirmiş insanların, “örgüte üye olmamakla birlikte isteyerek yardımcı olmak” gerekçesiyle kovuşturulup, içeri tıkıldıkları düşünülünce...
15 Temmuz 2016’da Türkiye’de özgürlük yoktu, dikta vardı, bunun yanında devlette odaklanmış FETÖ daha ağır bir tehlike olarak durmaktaydı.
15 Temmuz 2019’da, dikta yine duruyor, bizzat yetkililerin belirttikleri gibi FETÖ tehdidi devam ediyor.
Ancak bu gerçekler göz önünde bulundurulunca 15 Temmuz doğru okunabilir.
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
Montrer les messages depuis:   
Ce forum est verrouillé; vous ne pouvez pas poster, ni répondre, ni éditer les sujets.   Ce sujet est verrouillé; vous ne pouvez pas éditer les messages ou faire de réponses.    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum en langue turque Toutes les heures sont au format GMT + 2 Heures
Page 1 sur 1

 
Sauter vers:  
Vous ne pouvez pas poster de nouveaux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas répondre aux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas éditer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas supprimer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas voter dans les sondages de ce forum


Powered by phpBB v2 © 2001, 2005 phpBB Group ¦ Theme: subSilver++
Traduction par : phpBB-fr.com
Adaptation pour NPDS par arnodu59 v 2.0r1

Tous les Logos et Marques sont déposés, les commentaires sont sous la responsabilités de ceux qui les ont postés dans le forum.