29 visiteur(s) et 0 membre(s) en ligne.
  Créer un compte Utilisateur

  Utilisateurs

Bonjour, Anonyme
Pseudo :
Mot de Passe:
PerduInscription

Membre(s):
Aujourd'hui : 0
Hier : 0
Total : 2126

Actuellement :
Visiteur(s) : 29
Membre(s) : 0
Total :29

Administration


  Derniers Visiteurs

duygu : 02h30:38
SelimIII : 03h37:40
laroserouge : 07h10:51
Philippe : 1 jour, 12h04:20
lalem : 1 jour, 13h26:42


  Nétiquette du forum

Les commentaires sont sous la responsabilité de ceux qui les ont postés dans le forum. Tout propos diffamatoires et injurieux ne sera toléré dans ces forums.


Forums d'A TA TURQUIE :: Voir le sujet - "Azgin" muhalifler
Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum Forums d'A TA TURQUIE
Pour un échange interculturel
 
 FAQFAQ   RechercherRechercher   Liste des MembresListe des Membres   Groupes d'utilisateursGroupes d'utilisateurs    

"Azgin" muhalifler
Aller à la page Précédente  1, 2
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum en langue turque
Voir le sujet précédent :: Voir le sujet suivant  
Auteur Message
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10538
Localisation: Paris

MessagePosté le: 26 Mai 2016 0:26    Sujet du message: Répondre en citant

Yeni Rıfat Serdaroğlu yazısı



Citation:
ÜÇ KÜÇÜK RİCA
by Rifat Serdaroglu

Devletimizin üç büyük başından birer basit, küçücük ricamız var.
Sorularımıza yanıt vereceklerine olan inancım tamdır!
Onlar bize yanıt verince, “Devlet Sırrı” olmayan kısımları sizlerle paylaşacağız.

Bu kez bir değişiklik yapıp en küçükten, en büyüğe doğru soralım. Haydi…
-Melih Gökçek, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı;
Rezza Zarrab’ı tutuklayan Savcı Bharara bir belge açıkladı;
Belgede, her biri 70 Milyon Dolar olmak üzere 5 defada, oğlunuz Osman Gökçek’in Bank Asya’daki hesabına tam tamına 350 Milyon Dolar para gönderildiği yazıyor!

70 Milyon Dolar, BOFA (Bank of America)11/03/2011 Bank Asya Ref. No:541242
70 Milyon Dolar, BOFA (Bank of America) 28/04/2011 “ “
70 Milyon Dolar, CHASE(Chase Manhattan Bank) 10/05/2011 “
70 Milyon Dolar, GW (Great Western Bank) 28/06/2011 “
70 Milyon Dolar, WFB(Wells Fargo Bank) 10/08/2011 “

Melih Bey, bu Rezza denen uyanık, sonradan sevmeyeceği eşeğin önüne ot atmazmış! Bilirim senin bu olaydan haberin yoktur! Senin oğlan kötü yola düşmüş olmasın? Hem niçin Bank Asya’da hesap açmış?
Senin oğlan paralelci mi oldu?

Bak Melih Bey, sen ki defalarca Hacca gitmiş birisin. Haram nedir bilmezsin. Hadi şu işi araştır ve bizi aydınlatıver. Baki selam…


-Binali Yıldırım, T.C Külliyesi Başbakanı;
Nereden nereye be Erzincanlı! Baraka gibi ofisten, Başbakanlığa geldin.
Yat kalk Atatürk Cumhuriyetine şükret! Senin patronun kafasındaki İran tipi bir İslam Devleti olsaydı, acaba seni Erzincan Belediyesi Fen İşlerine alırlar mıydı?

Sana sorum şu; Erdoğan hapse girdikten sonra Ali Müfit Gürtuna İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı oldu. Sen İstanbul Deniz Otobüsleri Genel Müdürü idin. Teftiş geçirdin ve Gürtuna seni görevden aldı. Senin suçun ne idi?

Ne suçlar işledin de, seni görevden aldıklarında dava açıp göreve iade talebinde bulunmadın? Hadi şu işi bize anlatıver. Baki selam...


-Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı ve Tüm Makamların Sahibi;
Allah’ın şanslı kulu imişsin be Kasımyalı! (Kasımpaşalı-Potamyalı)
Her şeyin var. Her şeye sahipsin. Ne kaldı geriye? Başkanlık-Sultanlık-Halifelik! Peygamber olmak da var ama haşa Peygamber olmak istemezsin herhalde!

Sarayda herkesi ağırladın. Muhtarlardan, basketçilere kadar herkesi!
Liberal Parti sana bir soru sormuş. Ben de aynı soruyu soracağım!
Okuduğunu ve bitirdiğini söylediğin üniversiteden arkadaşlarını Saraya davet etsene! Hem bizler arkadaşlarını görürüz, hem de diplomanın çakma olduğunu söyleyenler utanırlar.

Hadi şu arkadaşlarını bizim için davet et de görelim be delikanlı!
Kasımpaşa bitirimhanelerinden kahvehane erbabını çağırıp bize üniversiteli diye tanıtmaya kalkma, biz onları biliyoruz. Baki selam…


Memleketimin Savcıları-Polisleri ve Mali Suçları Araştırma Kurulu Üyeleri;
Sizler bu güne kadar olduğu gibi, bundan sonra da bu işlere karışmayın.
Ne bu suçları ne de Panama Belgelerinde adı geçen TC vatandaşlarının paralarının kaynağını sakın araştırmayın. Mesela yeni AB Bakanı Ömer Bey’in oradaki gizli hesabına dokunmayın. Amma, gariban bir esnafın başına çökün, adamın anasını ağlatın da, millet sizi çalışıyor sansın! Sonrası kolay;

Sallayın başı, alın maaşı. Verin yesinler, örtün uyusunlar…
Sağlık ve başarı dileklerimle

25 Mayıs 2016




Rifat Serdaroglu | 25 Mayıs 2016, 4:42 am | Kategoriler: Uncategorized | URL: http://wp.me/p3DAx3-hL
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10538
Localisation: Paris

MessagePosté le: 10 Juin 2016 3:18    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:



DİNDAR/KİNDAR NESİL VE KURŞUN
by Rifat Serdaroglu

Türkiye süratle bu günden daha karanlık günlere doğru sürükleniyor.
Cumhur’un Başı Erdoğan’ın istediği de bu!

Dünyada ve Türkiye’de sıfırlanan itibarını sürdürebilmek, ihanete varan iç-dış politika uygulamalarının sonuçlarından kaçabilmek, servetindeki korkunç artışı saklayabilmek ve hesap vermemek için Türkiye’nin asla huzur içinde olmaması lazım!

Çünkü toplum huzur içinde olursa, düşünmeye başlayacak ve “Ne oluyor? Her gün onlarca şehit geliyor! Ben üzerimde küçük bir bıçak bile taşıyamazken nasıl oluyor da, binlerce ton bomba, on binlerce ağır silah ülkeye girebiliyor?
Ben yıllardır çalıştığım halde borcum artarken, Erdoğan’ın çocukları ve ailesi nasıl dolar milyarderi oluyor deyip, Hırsız vaaar” diye bağırmaya başlayacak…
Toplumu, baskı ile terör ile gelecek ve can korkusu ile baskı altında tutarsanız, basın kuruluşlarının büyük bir kısmının da tasması (Erdoğan’ın lafı!)elinizde ise, her gün pembe tablolar çizip toplumu uyuşuk bir halde tutabilirsiniz…
Yapılan da budur!

Melih Gökçek denen adamın başlattığı iğrenç davranışlar, Salı günü İstanbul Fatih Camiinde AKP beslemeleri tarafından tekrarlandı. Ana muhalefet partisinin çelengi parçalandı! Yetinilmedi, bir de Kılıçdaroğlu’nun önüne meczup’un biri bir kurşun bıraktı!

Mafya jargonunda bu hareket, “dikkat et, ölme sırası senin” anlamındadır.
Bu ülkede, mafya patronları ile “iş tutan” siyasetçi kim?

Mafya patronları hangi siyasetçiyi desteklemek için, miting düzenliyorlar?
Hah, işte bu siyasetçi kimse, Kılıçdaroğlu’nun önüne atılan kurşunun emrini veren de odur.

Bu hareketle topluma verilmek istenen mesaj şudur;
“Bakın Ana Muhalefet Liderine bunlar yapılıyor ve polis seyrediyorsa, sizin başınıza bir şey gelse, kimse sizi elimizden alamaz. Susun oturun!”
Toplum hareket etmediğinden ayağındaki zinciri fark etmiyor!

Amma toplum bir defa hareket ederse, ayağındaki prangaları görecek ve ya tam köle olmayı kabul edecek, ya da sel olup odunların hepsini süpürüp atacak!

Eyy Türk Milleti;

Dünyadaki 200 civarındaki devlet içinde “YOLSUZLUK SIRALAMASINDA” Meksika birinci, Türkiye ikinci oldu! Araştırma, Binali Başbakan olduktan sonra yapılsaydı, kesin birinciydik!

Bir Millet için bundan daha utanç verici bir durum olabilir mi?
Toplum olarak bizler hırsızlık yapmadığımıza göre, kim soyuyor bu devleti yahu!

Kim bu “Hırsızlar İmparatoru?” Bu utanç karşısında, Saraydan veya Hükümetten bir yalanlama, bir ses çıktı mı? Tısssss!

Federe İslam Devleti kurmak isteyen hainler Türk Devletinin tepelerine oturmuşlarsa, 1994-2016 yılları arasında Türkiye’nin başına organize bir soygun çetesi çöreklenmişse!

Tombalak Paşadan sonra bir de “Ağlayan Paşamız” olduysa!
Maaşlarını Türk Milletinden alan adliye ve emniyet bürokratları şereflerini, tarikat-cemaat artıklarına satmışlarsa ve yanlarında Türk Devletinin kurucularına hakaret edilirken susmuşlarsa!

Hile-hurda-çürümüşlük tepeden tırnağa devlet kademelerinin çoğunu sarmışsa!

Türk Milletinin önünde iki yol kaldı demektir;

-Ya bu haline razı olup, İran veya Suudi Arabistan benzeri bir rejimde yaşamayı kabul edecek,

-Ya da, aynen Türk Kurtuluş Savaşında yaptığımız gibi, kendi kaderimizi elimize alıp bu emperyal tuzağı, kuranların kafalarında parçalayacak…
Üçüncü bir yol yoktur…

Sağlık ve başarı dileklerimle 09 Haziran 2016


Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10538
Localisation: Paris

MessagePosté le: 23 Juin 2016 1:20    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:


ERDOĞAN, TÜRK MİLLETİNE SALDIRIYOR
by Rifat Serdaroglu

ABD’ye saldırmaya kalktı, Eyy Obama dedi;
Anında Reza Zarrab davası başlatıldı, bizimki tıssss!


Eyy Putin dedi, Rusya’ya saldırdı;
Uçaklarımız sınırımızdan burnunu çıkaramaz hale geldi, Putin’e mektup yazmak zorunda kaldı!


Birader Esad Katil Esed oldu, Suriye’ye saldırdı;
El-Nusra, IŞİD gibi terör örgütlerini korudu, kolladı. Yaralılar bizim hastanelerimizde bedavadan tedavi edildi. İstanbul-Ankara-Adıyaman-Gaziantep’ten konvoylar halinde IŞİD’e katılıma yol verildi.
Şimdi Esad ile el altından “win-win” temasları başladı!


Mısır’a saldırdı, Eyy Sisi dedi;
AKP Kongresine “Onur Konuğu” diye davet ettiği Mursi, müebbet hapse mahkûm oldu.
“Yapamazsınız, dünya beşten büyüktür” dedi, Mursi’yi bir daha müebbet hapse çarptırdılar!


Kiminle dost oldu ise, kime selam verdi ise sonradan hepsi ile kavga etti.
Abdüllatif Şener’den Abdullah Gül’e, Bülent Arınç’tan Hüseyin Çelik’e kadar AKP’yi beraber kurduğu kader arkadaşlarının yüzlercesini sattı.
Kala kala, daha düne kadar kendisine küfreden Soylu Süleyman ile Karun Numan Kurtuldu’nun ve kerametleri kendilerinden menkul Saray danışmanlarının eline kaldı!


Yurtdışındaki tıkanmalar, zaten bıçak sırtında olan ekonomimizi de krizin kapısına getirdi.


14 sene boyunca yapılan yolsuzluklar, hırsızlıklar, rüşvetler üstü örtülemez hale gelince kaçacak yeri kalmayan Erdoğan, sonunda çıkmaz sokağın dibindeki duvara dayandı…


Sinir bozukluğu noktasından, delirme aşamasına süratle yaklaşan Bademler, kendilerini kurtarmak uğruna, Erdoğan’a Türk Milletine karşı savaş açmanın tek çıkar yol olduğunu söylediler.


Türk Milleti devamlı olarak tahrik edilecek, çıkacak bir iç savaşın tüm ülkeye yayılması durumunda devlet gücü ezici bir şekilde milletin üzerine sürülecek, ülke Suriye’ye döndürülecek ve bu arada Öcalan ile anlaşıp “Federe İslam Devleti” ilan edilecek. Halife Sultan Erdoğan işbaşına…
Bu yazılanlara inanmayanların, provokasyon olarak görenlerin şu soruya yanıt vermeleri gerekir;


Vatandaşlar olarak, böyle bir saldırı karşısında kime güveneceğiz ve bizleri kim koruyacak?

-Erdoğan’ın bir emriyle kışlasına kapanan Türk Ordusu Komuta Heyeti mi?

-Yine Erdoğan’ın emriyle, milletin evlerini başlarına yıkan “Kuyucu Murat Paşa” benzeri komutanlarla mı?

-Erdoğan’ın emir eri haline gelmiş İçişleri Bakanı ve ona bağlı Emniyet Genel Müdürlüğünün yönetimindeki polis gücü mü?

-AKP’nin ve AKP’li Belediyelerin yıllardır hazırladıkları ve kendilerine “İslam Ordusu” denen güruhun, ülkenin her yerine bomba depolamış PKK militanlarının, El- Kaide ve Hizbullah’ın katillerinin elinden kim koruyacak savunmasız insanlarımızı? Ha kim koruyacak?


Siz, Yüksek Yargıda yapılacak kıyımın niçin yapılacağını sanıyorsunuz?
Siz, Kayyım kurumunu yozlaştırıp, herkesin malına mülküne el koyup buralara AKP’lilerin atanmasının sebebini biliyor musunuz?


Siz, Cumhur’un Başı Erdoğan’ın, Gezi direnişi sebebiyle geri çektiği “Taksim’e Cami-Topçukışlası-AVM” projelerini yeniden ortaya sürüp, insanların sinirlerini tepelerine çıkarmasını bir tesadüf mü sanıyorsunuz?
Siz, Liseli Gençlerin üzerine polis gücüyle gidip, Milli Eğitimimizi Araplaştıran MEB’nın gençlerimiz için “Yasal Takip” emrini vermesindeki oyunu görmüyor musunuz?


Yıllardır bu günlere geleceğimizi yazıp, söylüyoruz.


Lâik Cumhuriyetin temel değerleri teker-teker kırılırken “Aman istikrar bozulmasın” “Evet bunlar hırsız ama Binali İzmir’e hizmet edecek” diye düşünen ve AKP’ye utanmadan destek verenler önümüzdeki günlerde ne yapacaklar?


“Kardeşim, adamlar çalıyorlar ama çalışıyorlar”, “Kim çalmadı ki” diye kendini kandırdığını zannedenler, sıranın kendilerine geleceğini görmüyorlar mı?


Kurtuluş Savaşı sırasında oluşan “Milli Ruha” ne oldu?
Koskoca Türk Milleti, kendini savunmaktan aciz hale mi getirildi?
Hep söylerim; Siyasette ve bilimde mucize yoktur. Çalıştığınız kadarının karşılığını alırsınız.


Türk Milleti ya direnecek, önce demokratik tepkisini koyacak ve “Yapamazsın efendi” diye haykıracak, ya da “ezip geçeriz”, “astığım astık, kestiğim kestik” diyen soysuz anlayış devletimizi çökertecek…


Demedi demeyin…

Sağlık ve başarı dileklerimle 21 Haziran 2016


Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10538
Localisation: Paris

MessagePosté le: 28 Juil 2016 1:35    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:


HADİ BİRLEŞELİM

by Rifat Serdaroglu

Son günlerin modası birleşmek!
Badem takımı ağzına bir sakız almış sürekli çiğniyor; Birleşelim, illa birleşmeliyiz!
Koça gelmiş koyun gibi, histeri krizine tutulmuş gibi; Aman şimdi, hemen şimdi birleşelim, hadi birleşelim!
İyi de kardeşim, hepimiz aynı düşünen mankurt bir toplum mu olacağız, yoksa sadece Erdoğan’ın ayağına diken battığı zaman mı birleşeceğiz?
Hem nerede birleşeceğiz?

Demokratik Parlamenter Rejimde birleşeceksek, biz hep ordayız, buyrun sizde gelin.
Hukuk Devletinde birleşeceksek, buyrun yanımız gelin.
Kuvvetler Ayrılığı ilkesinin korunmasında mı birleşeceğiz, buyrun hoş geldiniz.
Lâik Cumhuriyet, Din ve Vicdan Özgürlüğü mü, hiç problem yok bize de bekleriz.
Kişi hak ve özgürlüklerin Avrupa standartlarına çıkarılmasında mı, tamam hemen birleşelim.
Yolsuzluk-Yoksulluk-Hırsızlıkla mücadele etmekte mi birleşelim? Buyrun Deniz Feneri ile Haram Havuzunun köşesindeki “Sıfırlama” deposunda bekliyoruz, hemen birleşelim.
Türk Milleti ve Ne Mutlu Türküm Diyene ilkesinde ise, derhal birleşelim.

Biat kültürü ve tek adam yönetiminde birleşelim diyorsanız, istemez kalsın, birleşmeyelim.
Başkanlık sisteminde birleşeceksek, aman bizden uzak durun.
Cemaat ile 12 sene aynı yatakta mı birleşelim, size mutluluklar dileriz, hayırlı birleşmeler.
Cemaati gömerken, bizde aklanalım mı diyorsunuz? Olmaz, doğru yargıya.
Arap Milliyetçiliği ve Türgev’de mi birleşelim? Geç bi kalem, geç…

Değerli Okurlar;
Siyaset dürüstlük ve onurlu duruş ister.
Demokrat insan dürüst ve şeffaf olmalıdır. Yaşamının her anının hesabını verebilmelidir. Demokratik bir ülkede insanlar, dünyanın her uygar ülkesinde müşterekliği olan ortak değerlerde birleşir. Ne gibi?
-İnsanlar özgürlük, onur ve haklar bakımından eşittirler.
-Herkes ırk, cinsiyet, dil, din, siyasal görüş, etnik köken ayrımına bakılmadan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde bahsedilen haklardan eşit olarak faydalanır.
-Herkes yasalar önünde eşittir ve yasalara uymak zorundadır.
-Kendisine bir suç yüklenen herkes, savunma için gerekli olan tüm güvencelerin tanındığı açık bir yargılama sonunda, yasalara göre suçlu olduğu saptanmadıkça suçsuz sayılır.
-Yönetenler mutlaka hesap verebilir bir şeffaf yönetim sergilemek zorundadırlar.

Bu genel ilkelerden sonra ise;
-Demokrasi’de, Anayasa’ya sadakat’ta, bayrak’ta, vatan sevgisinde, dürüstlükte, çağdaşlıkta, şeffaflıkta ve bilimde birleşmek gerekir.

Şimdi Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’ye soralım;
-Erdoğan, “Millet beni seçti, Anayasa ve Parlamenter rejim fiilen askıya alınmıştır” demekten vaz mı geçti?
-Erdoğan, Türk Milliyetçiliğini ayaklar altına almaktan vaz mı geçti?
-Erdoğan, tek-tek söktürdüğü “Ne Mutlu Türküm Diyene” diyen tabelalarını tekrar diktirdi mi?
-Erdoğan, Milli Andımızı kaldırdığı için pişman mı oldu?
-Erdoğan, FETÖ/PDY terör örgütünü devletin içine soktuğu için özür mü diledi?
-Erdoğan, 14 senelik iktidarı boyunca yaptığı hukuksuzlukları, kayırmaları, yolsuzlukları tek-tek açıkladı mı?
-Erdoğan, uyguladığı dış politikadan vaz mı geçti?

Sayın Genel Başkanlar;
Bu sorulardan sadece birine EVET diyebiliyorsunuz, gidin kaçak sarayda istediğiniz gibi birleşin!
Erdoğan aynı Erdoğan’dır. Asla değişmeyecektir. Çünkü normal bir hukuk devletinde Erdoğan tipi bir siyasetçinin gideceği tek yer vardır;
Yüce Divan veya Divan-ı Harp…
Bu şartlarda yapılan birleşme değil, katılım olur. Yani AKPCHPMHP şeklinde bir ucube doğar.
Bu ise “Demokratik Rejim’in” parti Genel Başkanları eli ile katledilmesidir…

Not: Görevlerini yapmadıkları, ölümlere sebep oldukları, demokrasimizi ve devletimizi küçük düşürdükleri için, Orgeneral Akar-MİT Müsteşarı Fidan-Emniyet Gn. Md. Lekesiz hakkında tekrar suç duyurusunda bulundum.
Önceki müracaatımı reddeden, Ankara Cum. Savcısı hakkında da HSYK’ya suç duyurusunda bulundum. Aşağıdaki linklerden okuyabilirsiniz.

https://rifatserdaroglu.com/hakkinda/hsykdilekce/

https://rifatserdaroglu.com/hakkinda/cbsdilekce/

Sağlık ve başarı dileklerimle 26 Temmuz 2016



Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10538
Localisation: Paris

MessagePosté le: 03 Aoû 2016 1:23    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:


BENİMKİLERİ SAKIN ÇEKME!

“Bir milat olarak, ben bu vesile ile şu ana kadar ki davalarımı bir kereye mahsus olmak üzere geri çekiyorum” dedi…

Teşekkür ederim ama bana açılan davaları lütfen geri çekmeyin.

Çünkü ben sizden davacıyım. Hem bu dünyadaki pozitif hukukta, hem de öte dünyadaki ilahi hukukta!

Sonuç alıncaya kadar da davalarımı ısrarla sürdüreceğim. Neden mi, anlatayım;

-Devletimizin ve Cumhuriyetimizin kuruluş değerlerini tahrip ettiğiniz için!

-Devletimizin ve Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’e “AYYAŞ” dediğiniz için!

-Cumhuriyet Tarihimizin en büyük silahlı kalkışmasını yapan ve 54.000 insanımızın hayatını, gelecek nesillerimizin 400 Milyar Dolarını çalan PKK Narko-Terör örgütü lideri Öcalan’ı, Türk Devletinin muhatabı yaptığınız için!

-PKK Narko-Terör örgütünün Türkiye’yi bomba ve ağır silah deposu yapmasına izin verdiğiniz için!

-Binlerce PKK militanının, ellerini kollarını sallayarak Türkiye’ye girmelerine göz yumulmasını emrettiğiniz için.

-EMASYA (Emniyet Asayiş Yardımlaşma) protokolünü iptal edip, ilçelerimizde kilometrelerce tünel ve barikat yapılmasına izin verdiğiniz için!

-BOP Eşbaşkanlığını kabul edip, Libya-Mısır-Irak-Suriye’de milyonlarca Müslümanın ölümüne destek verdiğiniz için!

-Yüzbinlerce Müslüman kadın ve kıza tecavüz eden Amerikan Askerlerine; “Sizlerin sağ salim olarak ülkenize dönmeniz için dua ediyorum” dediğiniz için!

-FETÖ denilen Cemaati koynunuza alıp, Türk Devletinin en hassas yerlerine yerleştirdiğiniz için!

-FETÖ-CIA çetesinin Türk Ordusunun Komuta Heyetine “Kumpas” kurmasını engellemediğiniz için!

-Suçsuz, günahsız insanların yıllarca zindanlarda çürümesi ile alay ettiğiniz için!

-Ülkemizin Güney sınırını elek haine getirdiğiniz için!

-İstanbul-Adıyaman-Ankara-Gaziantep İllerinden IŞİD’ e otobüslerle militan gitmesini engellemediğiniz için!

-Arap ülkeleri ile vizeleri kaldırıp, Ortadoğu’nun işsiz güçsüz insanlarının, katillerinin, teröristlerinin ülkemize dolmalarına engel olmadığınız için!

-15 Temmuz Darbe girişimini yapan, insanlarımızı öldüren yaralayan, halkımızın üzerine ateş açan bu FETÖ cu darbecileri siz işbaşına getirdiğiniz için!

-Türk Demokrasisinin ve Türk Ordusunun itibarını yerle bir ettiğiniz için!

-Türkiye’yi yeniden “Olağanüstü Yönetime” muhtaç ettiğiniz için!

-Sizin ve Aile fertlerinizin çok aşırı zenginleşmesine fırsat verdiğiniz için!

-14 yıllık iktidarınız boyunca, Genelkurmay Başkanı-Rektör-Siyasetçi-General -Gazeteci-Bilim İnsanı gibi yüzlerce kişiyi mahkemeye verdiğiniz halde, BİR tane HIRSIZ’ı mahkemeye vermediğiniz için! (Örneğin 4 Bakan)

-TC Başbakanlık Makamını, kupon arazi-sıfırlama-mafya patronları isimleriyle anılır hale getirdiğiniz için!

-Tüm komşularımızla ilişkilerimizi bozup, Türk Ekonomisini zayıflattığınız için!

-79 yılda yapılan borcun tam üç katını 13 seneden yaptığınız ve Cumhuriyetin tüm eserlerini sattığınız için!

-İnsanlarımızı fakirleştirdiğiniz ve boğazlarına kadar borçlandırdığınız için!
(2004 yılında asgari ücretle 10 çeyrek altın alınırken, 2016 Temmuzunda 6 çeyrek altın alınabilir)

-Devlete iş yapan yüklenicilerden toplanan avantalarla alınan Haram Havuzu Paralarıyla, Binali’nin gazeteler-televizyonlar almasına engel olmadığınız için!

-Defalarca kul hakkı yediğiniz ve yüzlerce kez yalan söylediğiniz için, ben sizden hem Allah huzurunda, hem de kul huzurunda davacıyım.

Hesap tamamen görülmeden de asla geri çekmem.

Bu yüzden siz de davalarınızı çekmeyin…


Sağlık ve başarı dileklerimle 31 Temmuz 2016
Rifat Serdaroğlu



Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10538
Localisation: Paris

MessagePosté le: 10 Sep 2016 0:34    Sujet du message: Répondre en citant

Okumak lazim bu Serdaroglu'nu...

Citation:


BAYRAM ŞEKERLERİ-1 (2016)

Değerli, Okurlar;
Kurban Bayramı yaklaşıyor. Bayramda yaşça büyük olanların küçüklere, olanakları ölçüsünde armağanlar vermesi adettendir. Ben de hediye niyetine ufak-tefek notlar vermek istedim.

Erdoğan gibi babadan zengin değilim ki, her birinize birer maaş dağıtayım!
Bilal gibi MİLYAR Dolarlarla oynayan bir değilim ki, emeklilere dağıtayım!
Binali gibi bir sürü gemi filosuna sahip oğlum yok ki, kumarhane turu attırayım!
Zafer gibi 7 yüz bin avroluk saatim yok ki, içinizden bir gence bayramda sevdiği kızın babasına hava atması için vereyim!
Muammer’in oğlu gibi, aylık kirası 20 bin avro olan evde oturan oğlum yok ki, sizlere boğaz manzarası seyrettireyim.
Bana, Egemen’e gönderdikleri gibi, çikolata kutusu-elbise çantası içinde milyon dolarlar gönderenler yok ki, sizlerle paylaşayım!
Bana, Binali’nin emriyle 630 Milyon Dolar avanta veren devlet yüklenicileri yok ki, Havuz Medyasında “Demokrasi Kahramanı” diye fotoğraflarınızı bastırayım!
Ne yapacaksınız? O zaman sizlerde kaderinize razı olacaksınız! Buyurun…

-Öcalan istedi, Erdoğan’ın adamları tutukladı;

devami :
https://rifatserdaroglu.com/2016/09/07/bayram-sekerleri-1-2016/

Citation:


BAYRAM ŞEKERLERİ-2 (2016)

Son günlerde başta Erdoğan olmak üzere AKP’liler, yapılan FETÖ operasyonlarından rahatsız olduklarını, büyük yanlışlar yapıldığını söylemeye başladılar.

Bilgi-Beceri-Deneyim-Öngörü gerektiren önemli projelerinin hangisinde başarılı oldular ki, devlete kendi elleriyle soktukları FETÖ militanlarını, kimseye zarar vermeden temizlemekte başarılı olsunlar? Elbette ki bu işi de yüzlerine gözlerine bulaştıracaklardı! Nitekim öyle oldu!

Bademlerin yolsuzluklar ve yandaş kayırma dışında hiçbir işte niçin başarılı olamadıklarına gelince;
-Her konuda çok cahiller ve eğitimsizler!
-Kötü niyetliler ve gölgelerinden bile korkuyorlar. Bunların Bakanlık-Başbakanlık-TBMM Başkanlığı yapmış olanlardan bir tanesi bile, tek başına halkın içinde dolaşamazlar!
-Kul hakkı yiyorlar, hiçbir iktidarın almadığı kadar mazlum ahı alıyorlar!
Bir işe başlarken yanlış başlıyorlar, hatalarını anlayınca düzeltmek için bir yanlış daha yapıp ortalığın içine ediyorlar…

Gelelim bu günkü Bayram Şekerlerine;
Hangisi Yalancı?
-Slovenya’nın Bled kasabasında bir bölgesel güvenlik forumunda konuşan
TC Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu şu açıklamalarda bulundu;
“Suriye’de kapsayıcı, mezhepsel olmayan yani Lâik bir yönetim gerekli. Lâiklik önemli ve şarttır.”

-TBMM Başkanı Kahraman İsmail, İslam Ülkeleri Akademisyen ve Yazarlar Birliği’nin (AY-BİR) düzenlendiği toplantıların altıncısında konuştu;
“Lâiklik ilkesi Anayasadan çıkarılmalıdır. Ne biçim Anayasa bu yahu, bir yerinde bile “Allah” ifadesi geçmiyor!”

Bayram Şekeri; Bademlerin TBMM Başkanı ile Dışişleri Bakanı, Cumhuriyetin temel ilkesi Lâiklik konusunda farklı konuşuyor. Sizce hangisi yalancı?
İkisi de mi? Hadi canım sizde, olur mu hiç öyle şey!

devami:
https://rifatserdaroglu.com/2016/09/08/bayram-sekerleri-2-2016

Citation:


BAYRAM ŞEKERLERİ-3 (2016

Türk Polisinin kötü bir huyu vardır. Savcılık emriyle bir tutuklamaya gidecekse ya Cuma akşamı ya bayram ya da tatil öncesi gider ve kişiyi alır. Tatil kaç günse, ne Avukatına ulaşabilirsin, ne de Savcıya! Tatil süresince Polis seninle olan işini kolayca bitirir ve “Gönüllü İtirafını” severek alır.
Böylesi olaylara siyasi hayatımız ve yaşadığımız darbeler esnasında çok karşılaştığımız için oldukça deneyimliyizdir, evvelallah!
Malum bizde mevsim dört, darbe beş! Üstelik darbeler, mevsimler gibi gelirken haber de vermezler. Öyle şerefsizdir bizim darbeler!
Bu yüzden, Bayram Şekerlerini tatilden önce bitirmek için çabalıyorum. Hayırlısı…

CNN-KÜRT, CNN-ŞERİAT OLDU;
Aydın Doğan’ın Erdoğan’dan torpilli elemanı, her şeyi bilen yarım üniversite mezunu Ahmet Hakan, “Çözüm Süreci” denen “İhanet Sürecinde” ne kadar Kürtçü-Bölücü, sapkın adam varsa programına çıkarır ve bu adamların
Türk Milletine hakaret etmelerini keyifle seyrederdi!

Şimdi çözüm süreci bitip “Ölüm Süreci” başlayınca, Ahmet Hakan “İslam Devletinin” taşlarını döşemeye başladı. Sanki Türkiye’nin her derdi bitti, ülke huzur adasına döndü, ekonomi şahlanışta, dış dünyada itibarımız tavan yapmış gibi, “Lâiklik Kaldırılsın mı-Kaldırılmasın mı” tartışmasını yaptırıyor.
Hem de kimlerle?

Türkiye’de yüzlerce İlahiyat Profesörü, tüm dinleri ve ülkelerin yönetim sistemlerini, demokrasiyi, din devletlerindeki durumu çok iyi bilen yüzlerce uzman varken, toplumun tanımadığı Saray’daki danışmanların gönderdiği iki militan ile!

Hür dünyanın asırlarca tartışıp, kan döküp vardığı “Lâikliğin Demokrasinin Temel Taşı” olduğu gerçeğini Aydın Doğan’ın Ahmet Hakan’ı alt üst edecek ha! Yazıklar olsun…

Bayram Şekeri; Eyy Aydın Doğan ister sakal bırak, ister şalvar giy, ister Cübbeli Hocayı da kadroya al, ister Saray’daki zikir törenlerine katıl, ister Bilal’in vakfında gönüllü olarak çalış, çaren yok sıra sana da gelecek. Bademden kurtulsan, bizlerden yani Atatürkçülerden-Vatanseverlerden-Türk Milletinden kaçamayacaksın. Sana şeker meker yok!

Adaletin Batsın Badem;
-Şaban Dişli, AKP Milletvekili ve şu an AKP Genel Başkan Yardımcısı!
Kardeşi Tümgeneral Mehmet Dişli, Genelkurmay Başkanı Hulusi’yi esir almış, ordudan atılmış, tutuklanmış bir darbeci!
*Şaban Dişli, halen görevinin başındadır! Doğru olan da budur. Çünkü suçun şahsiliği prensibi bizim hukuk sistemimizin temelidir.

-Can Dündar yurtdışında! Bildiğimiz kadarıyla hakkında bir tutuklama kararı yok. Yazılarına devam ediyor. Eşi Dilek Dündar, yurtdışına kocasının yanına gitmek için bilet alıyor, bir sürü masraf ediyor, havalimanına geldiğinde pasaportunun iptal edildiğini öğreniyor. Pasaportunu iptal eden makam, zahmet edip “Pasaportunuz şu gerekçeyle iptal edilmiştir” diye bilgi de vermiyor!
İnsana saygıları yok ki!
*Dilek Dündar’ın pasaportu niçin iptal edildi?
Yanıt; Can Dündar’ın eşi olduğu için! Eee hani suçun şahsiliği prensibi vardı?
Kaldı ki Can Dündar hakkında bir karar yok! Olsa bile Dilek Dündar’ın ne suçu var? Şaban Dişli’ye uygulanan hukuk, niçin Dilek Dündar’a uygulanmaz?
Mafya mısınız siz? Adaletiniz batsın sizin!

Bank Asya Masumları;
-Bir memur veya bir işçi, çocuğunun okul taksidini Bank Asya’dan yatırdı diye, işinden oldu ve kovuldu!
Bugün Halkbank-Ziraat Bankası-TMSF-Merkez Bankasının tepelerindeki yöneticilerin çoğu, Bank Asya yönetiminden getirildiler. Halen de çalışıyorlar!
Badem, Bank Asya’ya mevduat toplama izni verir, suçsuz!
Badem, Kamu Kuruluşlarına “Bank Asya ile çalışın” diye emir verir, suçsuz!
Badem, Bank Asya’nın yöneticilerini Kamu Bankalarında görevlendirir, suçsuz!
Fakat memur veya işçi, çocuğunun okul parasını Bank Asya’dan yatırdığı için, suçludur! İşinden atın, konuşursa içeri atın, nasılsa arayanı soranı yok!

devami :
https://rifatserdaroglu.com/2016/09/09/bayram-sekerleri-3-2016/



Citation:


BAYRAM ŞEKERLERİ-4 (2016)

Eh bir Kurban Bayramını daha yakaladık sayılır. Yarın Arefe, öbür gün bayram. Hamdolsun!
Bugün de Bayram Şekerlerimizi ikram edelim, sonra bizde biraz dinlenelim ve kısmet olursa bayram ertesi görüşelim…

Bayram Savcılarına; (Ben de ihbar ediyorum!)
Erdoğan Valilere, 7 gün 24 saat çalışacaksınız dedi. Valiler çalışır da, cesur yürekli Savcılarımız çalışmaz mı? Bence onlar da hiç uyumadan çalışmalı! İhbarların ardı arkası kesilmiyor, gözaltına alınacak o kadar çok insan var ki! Hele Erdoğan, vatandaşları muhbir olmaya davet ettiğinden beri yağmur gibi ihbar yağıyor. Çoğu isimsiz ama olsun. İhbar ihbardır! (Ne laf be!)
Herkes ihbar yaptığına göre, bir ihbar da ben yapayım dedim.
Benimki imzalı ve kapı gibi belgeli. İhbar edeceğim kişiden korkup benim ihbarımı görmezden gelecek Savcı’yı da şimdiden ve peşin-peşin bir daha ihbar ediyorum. Kime mi? Türk Milletine ve Türk Tarihine…

17 Eylül 2015 tarihli TRT Haber’de Erdoğan’ın bir mülakatı canlı olarak yayınlandı; Erdoğan;
“Valiler, kendimizin verdiği talimatlar gereği, PKK terör örgütüne karşı operasyonlara girmediler! Terör örgütü hazırlık yaptı. Bunca mayın nasıl yerleşti? Bunca Polis-Asker zırhlı araçlarda olmalarına rağmen nasıl şehit edildi? Biz, terör eylemlerini daha ne kadar görmezden geleceğiz?”

Aynı Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra şunlar demişti;
“FETÖ bizi okullarıyla kandırdı. Hâlbuki biz, ne istedilerse vermiştik. Çok safmışız. FETÖ ile menzilimiz (hedefimiz-varacağımız yer) aynı olduğu için bunlara yardım ettik!”

Aha size Bayram Şekeri;
15 yıldır PKK Narko-Terör örgütünün ve yine 15 yıldır FET֒nün öldürdüğü, sakat bıraktığı canların birinci sorumlusu, kendi ağzından ifade ettiği gibi Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bu ihbarı ve Erdoğan’ın itiraflarını ciddiye almayan Savcı, Cumhuriyet Savcısı değildir. Yarın bu Savcı, aynen Zekeriya Öz gibi olacaktır…

devami :
https://rifatserdaroglu.com/2016/09/09/bayram-sekerleri-4-2016
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2324
Localisation: Paris

MessagePosté le: 29 Déc 2016 10:52    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:


DARBE VAR, DARBECİK VAR (1)

Bademler için, herhangi bir kalkışmanın, demokrasi dışı bir eylemin darbe sayılması için, ucunun kendilerine mutlaka dokunması şarttır.
Onlara dokunmayan “Darbe” ister silahlı, ister silahsız olsun, darbe sayılmaz.
Bu olay onlar için bir fırsattır. Hemen ortama uyum sağlanır ve durumdan nasıl yararlanılacak onun planları yapılır.
Daha net anlatabilmek için şu soruyu sormam gerekir;
1960 Darbesi olduğunda Erdoğan henüz 6 yaşında idi. 1971 Darbesi olduğunda 17 yaşında idi! Hadi bu iki darbe sırasında çocuk olduğu için, “Darbe Karşıtı” bir söylemini duymamıştık.
Ama 1980 Darbesinde 26 yaşındaydı ve Milli Selamet Partisi İstanbul Gençlik Kolları İl Başkanı idi. Kenan Evren’in darbe gerekçesi olarak gösterdiği, Hilafet Sancağının açıldığı, İstiklal Marşı okunurken yere oturulduğu meşhur Konya Mitingine otobüslerle adam taşıyan kişi idi, Erdoğan! Yani siyasi bir kişiliği vardı. 1980 darbesinden sonraki birkaç yılın basın özetlerini tarayın, Erdoğan’ın darbe karşıtı tek söylemini bulamazsınız.

Bulamayacağınız diğer bir konu ise, Erdoğan’ın “İslam Dini kullanılarak” yapılan dolandırıcılıklara ömrünün hiçbir döneminde karşı çıkmadığıdır.
Erdoğan’ın ağzından taaa İnönü zamanını tenkit eden çok söz duyabilirsiniz ama “İşçi Şirketleri” , “Yimpaş” , “Deniz Feneri” , “Bosna’ya Yardım paralarının dolandırılması” , “Süleyman Mercimek” , “Selametköy Projesi” , “Adil Düzen Üniversitesi” , YA DA Yayıncılık ve Dağıtım AŞ” gibi her biri
on binlerce Müslümanın dolandırıldığı hırsızlık olaylarına karşı çıkışını da duyamazsınız, göremezsiniz!

Siyasal İslam’ın Darbelerle dansını ve Bademlerin gerçek yüzlerini
Türk Gençliğine ve genç Savcılara anlatabilmek için 28 Şubat- 17/25 Aralık-
15 Temmuz’da yaşanan olayların Darbe mi, Darbecik mi olduğuna üç gün süreyle bakalım istedik. Umarım sizleri sıkmayız…

Darbecik ismine gelince;
17 Temmuz 2007 de Erdoğan seçim öncesi televizyona çıkmıştı. Karşısında dört gazeteci vardı. Ruşen Çakır, Kadir Çöpdemir, Tayfun Talipoğlu ve biri daha!
Kadir Çöpdemir soruyor; “Sayın Başbakan, sizin mali durumunuz belli. Nasıl oluyor da oğlunuz koskoca bir gemi alabiliyor?”
Yanıt; “Bir kere Gemi var, Gemicik var! 500 bin dolar peşin verdiniz mi sizde bu gemiciklerden alabilirsiniz!”
Erdoğan’ı çok iyi araştıran biri olarak o zaman şunu demiştim; “Yahu arkadaş, sen siyasete girmeden evvel, bırak 500 bin doları, 1000 doları bir arada gördün mü?” İşte o Gemicik bu gün için “Darbecik” olarak karşımıza çıkıyor.
Bizde bu Darbeciklerin en eğlencelisi olan, 17/25 Aralık ile başlıyoruz!

-17/25 Aralık 2013 te, Erdoğan’ın 4 Bakanı “Yolsuzluk-Hırsızlık-Rüşvet” sebebiyle kendiliklerinden istifa etmediler mi? Bunları FET֒ mü istifa ettirdi?
-TOKİ Bakanı Erdoğan Bayraktar TV canlı yayınında “Ben ne yaptıysam, Başbakan Erdoğan’ın emriyle yaptım. İstifa edecek biri varsa o da Başbakan Erdoğan’dır demedi mi? TOKİ Bakanına bu sözleri FET֒ mü söyletti?
-700 Bin liralık saati Zafer Çağlayan’ın koluna FET֒ mü taktı?
Utanma duygusunu tamamen yitirmiş Egemen Bağış’a çikolata kutusunda milyon dolarları FET֒ mü gönderdi?
-Banka Genel Müdürü denen bir sepetin evinde, ayakkabı kutularında 5,5 milyon avro yakalanmadı mı? Bu paraları Genel Müdürün evine FET֒ mü koydu? Para başkalarının parası ise, daha sonra Genel Müdür parayı faiziyle birlikte niçin geri aldı? Parayı FET֒ mü geri aldırdı?
-Bakan çocuklarının evlerine, milyonlarca dolar-avro parayı FET֒ mü koydurttu?
-Bakan çocuğu, aylık kirası 20 Bin Avro olan evde otururken, bu çocuğa
FET֒ mü kefil oldu?
-Doğru, gerçek oldukları ve montaj olmadıkları Adli Tabip Kurumunca belirlenen ve belgelenen ses kayıtlarındaki Başbakan Erdoğan ve Bilal Erdoğan’ın “Sıfırlama Konuşmalarını” tüm dünya dinlemedi mi? Bu konuşmalar dünya televizyonlarındaki komedi şov programlarında kullanılmadı mı?
-Binali Yıldırım’ın kayınçosu, otel bahçesinde avanta dolar demetlerini çantaya tıkıştırırken Polis kamerasına yakalanmadı mı? Bunu da mı FETÖ yaptı?

17/25 te olan şudur;
Erdoğan-FETÖ işbirliği, menfaat anlaşmazlığı yüzünden bozulunca, FET֒ de AKP’nin kirli çamaşırlarının sadece bir kısmını ortaya saçıverdi.

17/25 Aralık 2013, Üst akılları aynı, (Biri Eşbaşkan, diğeri CIA elemanı) menzilleri aynı (Türkiye Cumhuriyeti Devletini yıkmak) (Menzillerinin aynı olduğunu Erdoğan söyledi) olan iki adet organize suç örgütünün kapışmasından başka bir şey değildir…

Not; Çok kısa bir zaman sonra 17/25 olaylarını örttüklerini zanneden, cübbelerini AKP’nin ayakları altına seren Savcılar ve Yargıçlar da yargılanacaklardır.
İstihbarat, Emniyet Teşkilâtları ve Bürokrasi içinde, sadece Türk Devletinin emrinde olan vatan evlâtlarının ellerindeki belgeleri teker-teker gerçek Bağımsız Türk Yargısına teslim edeceğiz…

Sağlık ve başarı dileklerimle 20 Eylül 2016
Rifat Serdaroğlu
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2324
Localisation: Paris

MessagePosté le: 29 Déc 2016 10:53    Sujet du message: Répondre en citant

*

Citation:


DARBE VAR DARBECİK VAR (2)

Siyasal İslam’ın günümüzdeki temsilcisi Bademlerin “Darbelerle Danslarını”
28 Şubat 1997 ile anlatmaya devam edelim.
Bademlere göre, 28 Şubat İslam Dinine karşı yapılmış ve yüzbinlerce insanı mağdur etmiş bir darbedir!
Türk Milletinin kendilerine verdiği “Orgeneral” rütbesi ile yetinmeyip, gözleri zengin sofralarında ve NATO yüklenicilerinin gönderdiği hayat kadınlarında olan şapşirik paşalara göre ise 28 Şubat Postmodern bir darbedir!

Eğer bunlar doğru olsaydı, Türkiye’yi dolu-dolu 11 yıl yöneten AKP-FETÖ işbirliği talimatıyla açılan 28 Şubat Davaları sonucu, hiç olmazsa 1 (BİR) kişinin cezaevinde olması gerekmez miydi? Erdoğan-Gülen talimatıyla açılan bu davalar sebebiyle bugün cezaevinde olan kimse yoktur.
Ne bir siyasetçi, ne de bir asker!

Algı yaratmakta, yalan söylemekte ve doğruları çarpıtmakta çok usta olan Bademlere göre;
-15 Temmuz sonrası, Erdoğan Başkanlığında toplanan MGK’nun aldığı “Olağanüstü Hal” kararı, Anayasal bir kurum olan MGK’da alındığı için demokratik ve geçerlidir.
-Ama 28 Şubat 1997’de Demirel Başkanlığında toplanan ve “İrticayı Önleme” kararlarının oybirliğiyle alındığı MGK toplantısı, antidemokratiktir ve geçerli değildir! Niye acaba?
*Ayıcık; “Bu sene dağda armut bol olacak” demiş! Niye diye sormuşlar;
“Canım öyle istiyor” demiş!

-Bademlere göre, Erbakan liderliğindeki Fazilet Partisinden ayrılmak ve AKP adıyla bir parti kurmak, demokratiktir ve geçerlidir!
-Ama Erbakan’ın kucağına düşmüş DYP’de, parti içi mücadeleyi sonuna kadar verip sonuç alamayan bizlerin, Refah Yol Hükümetini, Siyasi İslamcıların ve “bihaber Çillerin” kafalarına geçirmemiz antidemokratiktir ve geçerli değildir!

-Bademlere göre 15 Temmuz sonrası, haklarında hiçbir yargı kararı bulunmayan ve TBMM de süresi içinde onaylanmadığı için “Yok Hükmünde” olan
OHAL kararnameleriyle (45. 484 kırk beş bin dört yüz seksen dört) kişinin işlerinden atılmaları, on binlerce insanın ne ile suçlandıklarını bilmeden hapse atılmaları, insanların mallarına el konulması demokratiktir, doğrudur ve geçerlidir!
-Ama TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonunun raporuna göre, Anayasa Mahkemesi kararları ve yasalara uymadıkları gerekçesiyle 28 Şubatta işten atılanların sayısının sadece (3.527 üç bin beş yüz yirmi yedi) olması, antidemokratiktir, doğru değildir ve geçersizdir!

-Bademlere göre gençliğimizi ilim ve aydınlıkla buluşturacak, onları dünyadaki muhataplarıyla yarışacak hale getirecek olan 8 Yıllık kesintisiz eğitim, antidemokratiktir ve geçersizdir!
-Ama 7 (Yedi) yaşındaki çocuklara zorla Arapça öğretmek, sıkmabaşı ilkokullara kadar indirmek, okullarımızı tarikat ve cemaatlerin emrine vermek, çocuklarımızı ortaçağ karanlığına atacak eğitim sistemini uygulamak demokratiktir ve geçerlidir.

Değerli Okurlar;
28 Şubat 1997 de MGK da alınan kararları tek-tek daha önce yazdım. İsteyen bulabilir. Bu kararların altına bugün dahi imzamı atarım.
Ne yazık ki, ne bu kararları alan Hükümet, ne o zamanın medyası bu kararlara yeteri kadar sahip çıkamadı ve halkımıza gerçekleri anlatamadı.
28 Şubat kararları oybirliği ile alınmıştır. Erbakan’ın da Çiller’in de alınan kararları imzalamaları için en ufak bir baskı yapılmamıştır. Yapıldıysa bu güne kadar konuşmazlar mıydı? 28 Şubat’tan bir hafta sonraki Bakanlar Kurulunda, 28 Şubat kararlarının tamamı tüm Bakanlar tarafından (Abdullah Gül dâhil) imzalanmış ve uygulama talimatları verilmiştir. Erbakan Hükümeti bu kararları uygulamış ve 28 Şubat’tan tam 3,5 ay sonra 18 Haziran’da istifa etmiştir.

Şimdi gelelim Bademlerin 28 Şubat ile ilgili GERÇEK DUYGULARINA…
Bademlerin bu dünyada en fazla önem verdikleri olay PARA dır!
Bunların kolunu kesin, tıkları çıkmaz. Ama tek kuruşlarını alın dünyayı başınıza yıkmak için uğraşırlar.
O zamanlarda, “Sıfırlama” , “Havuz Medyası” “Bakanların dolar-avronun önüne yatmaları” , “ayakkabı kutularında milyonlarca dolar”, “Gemicik” olayları henüz düşünülmediğinden, Siyasal İslam’ın en kolay para kazanabildiği iki yol vardı;
-Kurban Derileri toplayıp, satmak!
-Sayıları on binleri bulan kaçak kurslar açıp, gariban Müslümanların hem paralarını hem de imanlarını çalmak!

28 Şubatta Siyasi İrade Kurban Derilerini toplama yetkisini Türk Hava Kurumuna verdi. İllegal kuruluşların ve şahısların kurban derisi toplaması yasaklandı.
Kaçak kursların tamamının denetimi ve açılma izni Milli Eğitim Bakanlığına devredildi. Kaymakamlar bu konuda uyarıldı!

İşte Bademleri çıldırtan 28 Şubat gerçeği bunlardır. İnanın bu kadar basittir.
Darbelere karşı olacak, karşı koyacak kişilerin öncelikle DEMOKRAT olmaları gerekir. Siyasal İslam’da şartsız itaat (biat) vardır. Biat’ın olduğu yerde demokrasinin adı bile söylenmez. Bu yüzden Bademler asla ve asla demokrat olamazlar, genlerinde tartışma kültürü yoktur.

Peki, 28 Şubat nedir:
28 Şubat Türk Devletinin ve Türk Siyasetinin, emperyalist devletlerin desteklediği “Ilımlı İslam” politikasına ve Türkiye Cumhuriyetinin
“Federe İslam Devletine” dönüştürülmesine karşı çıkışıdır…
28 Şubat kararlarını uygulanamaz hale getirip, içimizdeki hainlerin de katkısıyla çökerten emperyal devletler, daha sonra AKP Projesini uygulamaya koydular ve bu günlere gelindi. Gerisini yarın anlatalım mı?

Sağlık ve başarı dileklerimle 21 Eylül 2016
Rifat Serdaroğlu

Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10538
Localisation: Paris

MessagePosté le: 09 Jan 2017 0:27    Sujet du message: Répondre en citant

MHP'li milletvekilin 6 Ocak tarihli çikisini buraya koyayim bari, zehir zemberek bir yazi!

Citation:


Atilla Kaya'dan Erdoğan'a açık mektup

MHP'de Genel Başkan Yardımcılığı koltuğundan istifa eden Atila Kaya'dan Erdoğan'a açık mektup.



Habererk - İstifa eden ve "Hayır" diyeceğini açıklayan MHP Genel Başkan Yardımcısı Atila Kaya'dan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a açık mektup.

Sayın Cumhurbaşkanı; İkimiz de biliyoruz ki, ne sizin duymak istediğiniz ne de benim söylemek istediğim hitap budur. Sizin bir parti sözcüsü gibi meydanlarda dilendiğiniz “Devlet Başkanı” hitabıdır; benim gönlümden geçen ise, bağımsız Türk yargısının karşısına çıktığınız gün, onurlu bir Türk savcısının dudaklarından dökülecek olandır. Merak buyurmayınız; bulunduğunuz makamda halen AKP Genel Başkanı’ymış gibi davranmanıza dair söyleyecek sözüm yok.
(...)


devamini okumak isterseniz :
http://bit.ly/2iSvFV0


.
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10538
Localisation: Paris

MessagePosté le: 17 Aoû 2018 11:57    Sujet du message: Répondre en citant

Simdi okudum buraya da not duseyim.

Rifat Serdaroglu gayet guzel ve iyi yazmis Ortak Tavir baslikli 2 makalede :

https://rifatserdaroglu.com/2018/08/15/ortak-tavir-1

ve

https://rifatserdaroglu.com/2018/08/16/ortak-tavir-2
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
Montrer les messages depuis:   
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum en langue turque Toutes les heures sont au format GMT + 2 Heures
Aller à la page Précédente  1, 2
Page 2 sur 2

 
Sauter vers:  
Vous ne pouvez pas poster de nouveaux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas répondre aux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas éditer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas supprimer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas voter dans les sondages de ce forum


Powered by phpBB v2 © 2001, 2005 phpBB Group ¦ Theme: subSilver++
Traduction par : phpBB-fr.com
Adaptation pour NPDS par arnodu59 v 2.0r1

Tous les Logos et Marques sont déposés, les commentaires sont sous la responsabilités de ceux qui les ont postés dans le forum.