32 visiteur(s) et 0 membre(s) en ligne.
  Créer un compte Utilisateur

  Utilisateurs

Bonjour, Anonyme
Pseudo :
Mot de Passe:
PerduInscription

Membre(s):
Aujourd'hui : 0
Hier : 0
Total : 2126

Actuellement :
Visiteur(s) : 32
Membre(s) : 0
Total :32

Administration


  Derniers Visiteurs

SelimIII : 08h39:04
laroserouge : 09h27:20
duygu : 19h28:19
Philippe : 2 jours
lalem : 2 jours


  Nétiquette du forum

Les commentaires sont sous la responsabilité de ceux qui les ont postés dans le forum. Tout propos diffamatoires et injurieux ne sera toléré dans ces forums.


Forums d'A TA TURQUIE :: Voir le sujet - Türk ekonomisi üzerine
Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum Forums d'A TA TURQUIE
Pour un échange interculturel
 
 FAQFAQ   RechercherRechercher   Liste des MembresListe des Membres   Groupes d'utilisateursGroupes d'utilisateurs    

Türk ekonomisi üzerine
Aller à la page Précédente  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Suivante
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum en langue turque
Voir le sujet précédent :: Voir le sujet suivant  
Auteur Message
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10538
Localisation: Paris

MessagePosté le: 23 Mar 2018 11:01    Sujet du message: Répondre en citant

Ozellikle uluslarasi sahnede bir parça guvenirlilik için atanan Ekonomi Bakani Simsek gidisati ozetlemis, tabii oturdugun koltugun gerektirdigi lisan ile...

AKP'nin buluslarindan biri devleti borçlandirmak yerine ozel sektoru borçlandirmak bak devletin borcu kalmadi propagandansi yapmakti. Deniz orada da tukeniyor :

Citation:
Mehmet Şimşek'ten enflasyon ve dolar açıklaması
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu "en büyük sorunlardan birinin enflasyon" olduğunu söyledi.


http://bit.ly/2IKHEP9
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2325
Localisation: Paris

MessagePosté le: 28 Avr 2018 21:38    Sujet du message: Répondre en citant

Türkiye ekonomisinin durumunu anlamak için.

RTE diyor ki

“Dolarla sürekli olarak dünya bir kur baskısı altında kalıyor. Devletleri ve milletleri bizim bu kur baskısından kurtarmamız lazım”

Amma ve lakin

Bir bilen de diyorki :
"AKP'nin iktidara geldiği 2002 sonunda 100 TL karşılığındaki bir miktarda altın borçlanmış olsaydık bu yıl mart ayında geri ödüyor olsak ne ödeyecektik? Ya da o kadar altını ödemek için ne kadar TL ödememiz gerekecekti? Yanıtı 980 TL."

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ugur-gurses/altin-borclanmak-iyi-bir-fikir-mi-40818178





Bir baska deyisle;
2002 Aralik ayinda 100 Tl karsiligi dolar borcumuzu bugun odemek istersek ayni miktar dolari odemek için 250 TL vermemiz gerekiyor.
2002 Aralik ayinda 100 TL karsligi olan altin miktarini bugun odememiz gerekiyorsa 980 TL'lik altin satin satin almamiz gerek!


Kaldiki dolarin artik onemli bir rakibi var : AVRO

Ve bazi ekonomistler Turkiye'nin de AB içinde olmasa bile AVRO kullanmasinda yarar var gorusundeler, ki bunun ornegi var...


!
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 7715
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 05 Mai 2018 17:13    Sujet du message: Répondre en citant

Oldukça karamsar bir saptama, Courrier International'in çevirisi ile Fransizca olarak onumuze gelen.
Ancak biraz ekonomi okumus birisi olarak bu karamsar tablonun gerçekci oldugunu soylemek zorundayim.

http://bit.ly/2rnqXS6



.
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 7715
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 23 Mai 2018 18:23    Sujet du message: Répondre en citant

Ve beklenen ekonomik acmaz iktidarin basinin secim telasi ile daha da koruklenerek alevleniyor.

Dogru Avro'nun 5.90 lara bu kadar erken vurmasi hic de hayra alamet degil.

Bagimsiz olmasi gereken Merkez Bankasi Baskanini AKP genel merkezine cagirisaniz uluslararasi not kuruluslari notunuzu dusurur. Siz sen de kim oluyorsun diyebilirsiniz ama bir çok kurulus onlarin notunu dikkate alir.

Sicak para kaçarken, yurttas da dolara, avroya siginarak azicik da olsa parasinin degerini korumaya çalisir. Bu da yuvarlanan kartopu gibi gitgide buyur.

Durum hergun kotu sinyaller veriyor ve anlasilan seçim ertesine ertelenemeyecek krizler kapida...
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10538
Localisation: Paris

MessagePosté le: 28 Mai 2018 2:45    Sujet du message: Répondre en citant

Erdogan Is Failing Economics 101
http://bit.ly/2J9rG4i

Turkçesi de
Foreign Policy yazdı: Erdoğan'ın ekonomideki 6 hatası
http://bit.ly/2GWDHEW
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 7715
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 31 Mai 2018 1:54    Sujet du message: Répondre en citant

Buraya AKP'nin iddiali "yatirimlarina" ornek olsun diye Cigdem Toker'in yazisini koymak için girdim ve bu katkinin ilk yazisini tekrar okudum. Bugunlerin gelisi 2008 de irdelenmis o yazida.

3. Kopru, 3. Havalimani, Osmangazi koprusu gorunuste çok cavcavli ama bunlarin Turkiye'ye faturasi çok agir olacak. Evet AKP kendi zenginini yaratmak için bu "yatirimlara" basvurdu ama Turkiye'nin gelecegine de ipotek koydu...

Konuya ornek :

Citation:



Osmangazi kazandırıyor

Çiğdem Toker - Cumhuriyet, 30 Mayıs 2018 Çarşamba

Cumhurbaşkanı adayları arasındaki köprü atışması boşuna değil.
Yatırım tutarlarının büyüklüğü kadar, yapıp işleten şirketlere, devletçe sağlanmış garantiler ve süreleri nedeniyle, köprülerin daha çok uzun yıllar memleketin gündeminde olacağını not düşelim.

Ve hatırlayalım: Yap-İşlet-Devret (YİD) yöntemiyle yaptırılan köprülerin AKP için taşıdığı ilk anlam siyasi ömrü uzatmaya hizmet etmesiydi.
Aralarında şehir hastanelerinin de yer aldığı bütün Kamu- Özel İşbirliği (KÖİ) projeleri gibi, köprüler de “Milletin cebinden beş kuruş çıkmıyor” propagandasıyla sunuldu.

Ne zaman ki YİD sözleşmelerinin dolar/Avro üzerinden bağıtlandığı, devletçe araç trafik garantisi verildiği, kredi borcu ödenemezse Hazine’nin bunları üstleneceği, “geçsen de geçmesen de” döviz üzerinden belirlenmiş fiyatların ödeneceği biraz olsun ortaya çıktı; işin rengi biraz değişti.


400 milyon TL sermaye artırımı

Başlıkta yer alan “kazandırıyor” ifadesi köprüyü kullanan araç sahiplerini, yani vatandaşı değil şirketi ilgilendiriyor.

Osmangazi Köprüsü’nü gerçekleştiren inşaat şirketlerinin ortak kurduğu Otoyol Yatırım ve İşletme AŞ’yi kastediyorum. Otoyol Yatırım ve İşletme AŞ, İzmit Körfez Geçişi ve bağlantı yolları dahil YİD yöntemiyle yapılıp işletilmek üzere, ihalenin ardından 2010’da kuruldu.
(Bütün Kamu Özel İşbirliği projelerinde, YİD sözleşmeleri için “görevli şirket” kurulması gerekiyor.)

Nurol İnşaat, Özaltın İnşaat, Makyol Astaldi ve Göçay şirketlerinin bir araya gelerek kurduğu şirket aradan geçen sekiz yıl içinde önemli mesafe aldı. Bunu da ben değil, Ticaret Sicil kayıtları söylüyor.

Kayıtlara göre 50 milyon TL sermayeyle kurulan şirketin sermayesi, sekiz yılda yaklaşık 84 kat artmış. Geçen nisan ayında yayımlanan son sicil kayıtlarına göre, bir yıl önce 3 milyar 760 milyon TL’ye yükseltilen sermaye, 400 milyon TL artırılarak 4 milyar 180 milyon TL’ye çıkarılmış.

Artırılan 400 milyon TL’nin, sermayeye eklenebilir nitelikteki 339 milyon 750 bin TL’lik kısmı, “geçmiş yıl kârlarından” karşılanmış. Kalan 80 milyon 250 bin TL ise pay sahiplerinin şirketten alacaklarından mahsup edilmiş.
Pay sahiplerinin hisselerine göre yeni sermaye yapısı da şöyle olmuş.
Nurol İnşaat yüzde 26.980, Özaltın yüzde 26.980, Makyol yüzde 26.980, Astaldi yüzde 18.860, Göçay İnşaat yüzde 0.200.


Yatırım tutarı 3 kat arttı

Osmangazi Köprüsü’nü yapıp işleten Otoyol Yatırım ve İşletme AŞ şirketinin sicil kayıtları bize kritik bir bilgi daha sunuyor. Şirketin kurulduğu 2010 yılında, “İzmit Körfez Geçişi ve Bağlantı yolları dahil YİD yöntemiyle yapılıp işletilecek” projenin yatırım bedelinin 10 milyar 51 milyon, 882 bin 674 TL olduğu kayıtlara girmiş.

Bugün 4.5 TL olan dolar kurunun, 2010’da ortalama 1.5 TL olduğunu dikkate alacak olursak, yatırım bedeli bugünün fiyatlarıyla 30 milyar TL’nin üzerine çıkıyor.

Bu hesap da bize geçiş ücretlerinin neden dolar üzerinden belirlendiğini ve neden bütün KÖİ sözleşmelerinin döviz kuru üzerinden imzalandığını da gayet iyi anlatıyor.
Çünkü “milletin cebinden beş kuruş çıkmıyor” denilen bu KÖİ projelerinde, yapan ve işleten şirketlerin, küresel finans kuruluşlarının finansmanına erişebilmesi ancak böyle mümkün olabiliyor.

Düşünün ki, üstelik bu sözleşmelerin büyük bölümü TL’nin görece değerli olduğu yıllarda imzalandı.

Bir doların 1.5 TL ettiği o yıllarda dahi, Batılı kredi kuruluşları, mega proje sözleşmelerine ancak garantilerin döviz üzerinden yazılması koşuluyla kredi sağladılar.

Bu, TL’nin orta vadede karşılaşacağı olası değer kaybına karşı, kendilerini sağlama almanın yolu. Ve bu tutumun bankacılığın doğasında olduğu söylenebilir.

Doğal olmayan, KÖİ sözleşmelerine şirketler ve bankalar lehine garanti ve kira tutarlarını para birimimiz TL üzerinden değil, döviz üzerinden imza atma tercihidir.

Bu tercihin arkasında ise cebimizden beş kuruş çıkmayacağını her fırsatta dile getiren siyasi kadrolar durmaktadır.




<
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10538
Localisation: Paris

MessagePosté le: 02 Juin 2018 1:48    Sujet du message: Répondre en citant

Murat senin araba EV degil mi? Bak bunu senin için buraya koyuyorum, ilgilendirir diye...



Citation:

“Türk halkı elektrikli araç istiyor”
Hatta bunun için çıldırıyor (!)…
“Ülkemizde elektrikli araç sayısı 4 yıl içinde 56 kat artarak 140 bine, şarj istasyonu sayısı da 5 yılda 35 kat artışla 14 bine ulaşacak” deniyor.

(...)

Dal bayiden içeri… ‘Sarın bana, sarı olsun' diyesi geliyor insanın.
Zannedersin o kadar ‘uygun' ki şartlar, elektrikli ‘almadığımız için ‘suçlu' bile ilan edilebiliriz……
Peki rakamlar ne diyor?
Türkiye.…
757 binlik 2016 pazarında 44, 722 binlik 2017 pazarında 76 adet.
Avrupa.…
14.6 milyonluk 2016 pazarında 63 bin 479, 15.1 milyonluk 2017 pazarında ise 97 bin 571 adet.…
Bunlar sadece yüzde 100 elektrikli (EV) tabir edilen otomobiller.
Elektriğe bağlanıp şarj edilen ancak bir de atmosferik motoru bulunan elektrikliler (PHEV) var ki o zaman Avrupa'da 2017 yılı yaklaşık 306 bin adede çıkıyor.…
ABD'de bile 2017 yılı PHEV+EV satışı 163 bin 200 adet.


https://www.sozcu.com.tr/2018/yazarlar/metin-koklucinar/sen-istiyor-elektrikli-1-2419373
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2325
Localisation: Paris

MessagePosté le: 06 Juin 2018 9:16    Sujet du message: Répondre en citant

Hiç olmazsa halkinin yiyecegini uretebilen ulke konumundan da çikti Turkiye AKP iktidarinda. Ama hala Tarim Bakanligi koltugunda oturan biri var !

Citation:

Bakanımızın şeyinde değil
6 Haziran 2018
Sozcu
Yilmaz Ozdil

Tarım bakanımıza “partinizin milletvekili adaylarının pek beğenilmediği söyleniyor” diye soruldu. Tarım bakanımız “söylesinler, çok da şeyimde değil” diye cevap verdi.

*
Devlet adamı dediğin böyle olur.

*

Kanada'da mercimek yoktu, 1972 yılında üniversitelerinde “mahsül üretim merkezi” kurdular, mercimek araştırmalarına başladılar, hatta ürün çeşitliliği için Türkiye'den mercimek örneği aldılar.
Bizim çok da şeyimizde olmadığı için, bugün Kanada'dan mercimek ithal ediyoruz, mercimek ithalatımızın yüzde 80'i Kanada'dan.

*

Yoğurt… Biz icat ettik, adını biz koyduk, dünyanın hangi lisan konuşulan ülkesine giderseniz gidin, yoğurdun üzerinde Türkçe “yoğurt” yazar, gurbet ellerde marketleri dolaşırken, rafta akrabanı görmüş gibi olursun, sarılasın gelir. Ama bizim çok da şeyimizde olmadığı için, durup dururken yoğurdumuzun standardı değiştirildi, AB'ye uyum ayağıyla protein oranı düşürüldü, yüzde 12 oranında yağsız kuru madde bulunması şartı tamamen kaldırıldı. Geleneksel olarak sade tüketilen, kıvamlı, koyu Türk yoğurdu, cıvık hale getirildi. Böylece, Türk pazarında yer bulamayan, meyveli, cıvık Avrupa malı yoğurtlara yol açıldı. Çok kısa sürede çocuklarımızın yoğurt konusundaki damak zevki değişti. Ve… Fransa devleti, tarihte ilk kez, bir Türkiye Cumhuriyeti bakanına, tarım bakanımıza “şövalye” madalyası taktı! Çok da şeyimizde olmadığı için “niye bu Fransa bizim bakanımıza madalya verdi” diye merak etmedik.

*

İnek ithal ediyoruz, koyun ithal ediyoruz, çok da şeyimizde olmadığı için alıştık gari… Ama aynı zamanda, uğurböceği ithal ediyoruz. Hani “uç uç böcecik annen sana terlik pabuç alacak” var ya, işte onu ithal ediyoruz. Tarımdaki zararlıları yok etmeye yarıyorlar. İthal tarım ilaçlarıyla bizim uğurböceklerinin neslini yok ettik, şimdi, tarımdaki zararlıları yok etsinler diye İspanyol uğurböceklerini ithal ediyoruz.
Süt ürünlerinde kullanmak için “bakteri” ithal ediyoruz. Çok da şeyimizde olmadığı için “yerli ve milli” bakterimiz yok mu birader diye düşünmüyoruz!
Fare ithal ediyoruz, laboratuvarlarda deney yapmak için memlekette fare bulamıyoruz iyi mi…
Memleketin adı Turkey, çok da şeyimizde olmadığı için hindi ithal ediyoruz.

*

Angola, Eritre, Kongo gibi Afrika'nın gelişmiş ülkelerinden (!) saman ithal ettiğimizi zaten biliyorsunuz… Çok da şeyimizde olmadığı için solucan ithal ediyoruz.
İthal ettiğimiz solucanlarla gübre yapıyoruz. Çünkü sadece toprağın üstünü değil, toprağın altındaki yaşamı da kuruttuk. Elalemin solucanını ithal etmezsek, bu memlekette gübre bile üretemiyoruz.

*

Narenciye para etmiyor, dalında çürümeye bırakıyoruz, ağaçları söküyoruz. Çok da şeyimizde olmadığı için, ilaç ve çay üretimi için, portakal kabuğu, mandalina kabuğu, limon kabuğu ithal ediyoruz.

*

İskenderun demir çelik, Ruslar yaptı, parasını domatesle ödedik. Seydişehir alüminyum, Ruslar yaptı, parasını portakalla ödedik. Aliağa rafinerisi, Ruslar yaptı, parasını salatalıkla ödedik. Oymapınar barajı, Ruslar yaptı, parasını mandalinayla ödedik. Türk tekstilinin temeli, Nazilli Sümerbank basma fabrikası, Ruslar yaptı, bir lira bile vermedik, kabak biber greyfurtla ödedik.
Sebzemiz meyvemiz narenciyemiz işte bu kadar kıymetliydi.
Çok da şeyimizde olmadığı için, hem bu hayati tesislerimizi sattık savdık, peşkeş çektik, imha ettik, hem de sebzemizi meyvemizi artık “çöp” fiyatına bile ihraç edemez hale geldik.

*

Üç tarafımız denizlerle çevrili, iç denizimiz var, deniz büyüklüğünde göllerimiz var, çok da şeyimizde olmadığı için barbun Senegal'den geliyor, kalamar Hindistan'dan, ahtapot İspanya'dan, karides Endonezya'dan, midye Şili'den lagos Mısır'dan, kalkan Romanya'dan, uskumru Norveç'ten, sinarit Gana'dan, lüks otellerde yediğiniz kılıç şişler aslında Çin'den ithal köpek balığı… Karadeniz'de 26 balığın neslini kuruttuk, Marmara'da 125 balığın neslini tükettik, tarlada çipura yetiştirmeye çalışıyoruz. Sardalya festivali düzenliyoruz ama, çok da şeyimizde olmadığı için sardalya Yunanistan'dan geliyor.

*

Çok da şeyimizde olmadığı için, Akp iktidara geldiğinden beri, 2002'den beri, toplam tarım alanımız 26 milyon hektardan 23 milyon hektara geriledi. Ekilen tarım alanımız 18 milyon hektardan 15 milyon hektara geriledi. Ayrıca, şu anda 4 milyon hektarlık alan, maddi imkansızlıklar nedeniyle ekilemiyor.

*

Hal böyleyken, Türk tarımının ocağına incir ağacı diken sayın hükümetimiz ne yaptı biliyor musunuz? Çok da şeyimizde olmadığı için Afrika'da tarla kiraladı! Bastı tiko parayı, Sudan'da 7 milyon 805 bin dönüm arazi kiraladı. Hem de 99 seneliğine kiraladı. Kim çalışacak bu arazide? Sudanlı köylüler çalışacak. Sayın hükümetimizin projesine göre, Sudanlı köylüler bizim araziyi ekip biçecek, ürün yetiştirecek, ihraç edecek! Kiraladığımız arazinin büyüklüğü, Sivas kadar… Kayseri, Eskişehir, Diyarbakır, Yozgat, Çorum ve Manisa'nın tarım arazisinden daha büyük.

*

Türkiye'nin kendi kendine yetebildiği tek ürünü “şeker pancarı” kalmıştı. Çok da şeyimizde olmadığı için mısır şurubuna yol verildi, şeker fabrikaları satıldı, çok da şeyimizde olmadığı için hem şeker pancarımız imha edildi, hem diyabette milletçe rekora gidiyoruz.

*

Sırp Kasabı'ndan kıyma ithal ediyoruz.

*

Çiftlikbank meselesine hiç girmeyeyim… Çok da şeyimizde olmadığı için tosun şu anda Uruguay'da Ferrari'yle geziyor.

*
Son beş sene içinde 568 milyon kilo tohum ithal ettik. Nereden ithal ediyoruz bu tohumu… Türkiye'nin topraklarının yarısından fazlası tarım arazisi ama, çok da şeyimizde olmadığı için, topraklarının yarısından fazlası çöl olan eeyyy İsrail'den ithal ediyoruz.

*

Başka örnekler de vermek isterdim…
Çok da şeyimizde olmadığı için gerek görmüyorum.

*

Fazla şeyinde olursa, kafaya takıyorsun, kahroluyorsun.
Şeyinde olmazsa, mis gibisin.

*

Bana sorarsanız, memleketi hâlâ tarım bakanımız gibi arkadaşlar yönetiyorsa ve sayın ahalimiz hâlâ bu arkadaşlara oy veriyorsa, değil kafaya, şeye bile takmamak lazım…

Tarımdan aşağı Kasımpaşa yani.

Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
bendeniz
Advanced
Advanced


Inscrit le: 17 Nov 2014
Messages: 113

MessagePosté le: 07 Juin 2018 1:26    Sujet du message: Répondre en citant

Erdoğan, işadamları, esnaflar ve şehit ailelerinin de katıldığı ATO iftarında:


Türkiye geçtiğimiz 16 yılda ortaya koyduğu Ekonomi performansı ile dünya çapında bir modeldir, efsanedir. Ülkemizi 16 yılda 3,5 kat büyüterek gelişmekte olan ülkeler arasında en ileriye çıkartarak gelişmiş ülkeler sınıfına bir adım mesafeye taşıdık. Bu dönemde Türkiye yıllık 5,7 büyüme ortalamasıyla dünyanın iki katı bir gelişme gösterdi. Satın alma paritesine göre 18’inci sırada olan ülkemizi 13’üncü sıraya çıkardık. Bundan 16 yıl önce bir Türk vatandaşı AB vatandaşlarının üçte biri kadar gelire sahipti. Bugün üçte ikisi kadar bir gelire sahip hale gelmiştir. Hedefimiz 2023’e kadar bu oranı eşitlemektir.


06.06.2018

Exclamation
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10538
Localisation: Paris

MessagePosté le: 20 Juin 2018 0:11    Sujet du message: Répondre en citant



Idea
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10538
Localisation: Paris

MessagePosté le: 13 Aoû 2018 0:34    Sujet du message: Répondre en citant

Washington Post'ta yayınlanan Matt O'Brien imzalı değerlendirmeye itirazi olan var mi? Benim yok ta!...
Citation:



”Her şey, Türkiye'nin, daha doğrusu Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptığı hatalarla başladı. Erdoğan düşük faiz oranının düşük enflasyona neden olduğu gibi tamamen hatalı bir teoriye inanıyor. Kendisine merkez bankası başkanını seçme yetkisi tanıyan ve damadını da maliye bakanı yapan Erdoğan'ın bu teorisi, şimdi sınava tabi tutuluyor ve sınav, iyi gitmiyor. Enflasyonun yüzde 15,9'a tırmanması, bunun göstergesi. Türk lirasının hızla değer kaybetmesi ise ülkenin tüm ekonomisini tahrip etme riski taşıyor. Bunun temelinde üç etken yatıyor. Birincisi, Türkiye'nin dış ülkelerden büyük miktarda borca ihtiyacı olması. İkincisi, Amerikan Merkez Bankası FED'in faiz artışlarının parayı Amerika'da tutmayı daha cazip hale getirmesi. Türkiye, kendi faizlerini arttırıp yatırımcılara daha cazip teklifler götürmediği sürece işi zor. Üçüncü etken ise geçmişte aldığı tüm borçların sonucu olarak Türkiye'nin döviz borçlarının, tüm ekonominin yüzde 30'una eşit hale gelmesi. Tüm bunlar bir araya getirildiğinde gelişmekte olan ülkelerde karşılaştığımız klasik bir kriz tablosu görüyoruz. Para Türkiye'den çıkıyor çünkü başka yerler artık daha çekici. Bu nedenle kendi para biriminin değeri düşüyor ve dolar borçlarını ödemek giderek zorlaşıyor. Erdoğan ise yaptığı konuşmada tüm sorunların nedeninin Türkiye'ye karşı açılan ekonomi savaşı olduğunu söyledi. Bu elbette ki saçma bir gerekçe. Türkiye kendi etti, kendi buldu, ta ki Trump tweet atmaya başlayana kadar. Trump, liranın çöküşünü Türk ekonomisinin varlığına yönelik bir tehdit olarak değil, ihracatta daha rekabetçi olmak için kasten yaptıkları bir hamle olarak görüyor. Bunun üzerine de alüminyum ve çeliğe ek gümrük vergileri koyuyor. Oysa bu adım, Trump'ın istediğinin tam tersi etki yarattı çünkü ticaret savaşları, Türkiye'nin ihtiyacı olan doları bulmasını zorlaştırıyor. Bu da liranın değerinin daha çok düşmesine neden oluyor. Bu, aslında bu kadar trajik olmasa komik denebilecek bir durum: Ekonomi konusunda cahil bir lider kendi ekonomisini sakat bırakıp bundan başkalarını sorumlu tutuyor. Sonra da bu suçlamalar, ekonomi cahili bir başka liderin hamleleriyle kısmen doğru çıkıyor.”



http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/dunya/1052987/Washington_Post___Simdiye_kadarki_belki_de_en_aptalca_kriz_.html
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 7715
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 01 Sep 2018 1:56    Sujet du message: Répondre en citant

AKP iktidarinin kendi zengini yaratmak ve bundan yararlanmak amaci guden ekonomi politikasinin en onemli orneklerinden birini Tekel'in ozellestirilmesi gosterir. Buna ayrica SEKA'nin ozellestirilirek batirilmasi ve bugun Turkiye'nin gazete kagidi uretmeyen bir ulke olmasini eklemek gerekir.

Zaten TEKEL ve SEKA ozellestirilmeleri "bir dikili agaçlari yok" iftirasinin karsisindaki en açik orneklerdir.

Bugunlerde Turk Telekom çok konusuluyor ki bu da AKP iktidarinin ekonomik politikasinin bir baska açik gostergesi. Turk Telekom borçlarini odeyemedigi bugunler yandas basina milyonlarca liralik reklam verebiliyor.

Bakiniz :
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/ekonomi/1068297/Borclarini_odemedi_ama_iktidar_medyasini_ihya_etti.html

Talan ekonomisi tabirini Ali Sirmen'den kopyaliyorum. Ve onca ornek içinden TEKEL, SEKA'dan sonra Turk Telekom'u da ekliyorum.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/ekonomi/1068186/8_adimda_Turk_Telekom_soygunu.html

&

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/1069371/Hazine_adina_yonetimde_olanlar__Turk_Telekom_un_batisina_neden_goz_yumdu_.html



<
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
bendeniz
Advanced
Advanced


Inscrit le: 17 Nov 2014
Messages: 113

MessagePosté le: 01 Sep 2018 16:48    Sujet du message: Répondre en citant

Seka'dan bahsedilmisken, kagit ureten ulke olmaktan kagit ithal eden ulke olmaya nasil geldigimizin hikayesini de bilelim. Ali Sirmen gayet iyi tanimlamis AKP ekonomisini "talan ekonomisi" diyerek.

Atatürk kurdu, AKP kapattı: "Kâğıt"tan ekonomi dramı!
http://www.cumhuriyet.com.tr/foto/ekonomi/1065942/1/Ataturk_kurdu__AKP_kapatti___K_git_tan_ekonomi_drami_.html
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2325
Localisation: Paris

MessagePosté le: 05 Sep 2018 9:42    Sujet du message: Répondre en citant

Seka'nin hikayesi gerçekten bir facia, hatta ihanet...

Seka ile ilgili bir yazi da ben ekleyeyim.

http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/1073590/SEKA_gercegi__yillar_eskitemeden.html


Dernière édition par SelimIII le 05 Sep 2018 9:46; édité 1 fois
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2325
Localisation: Paris

MessagePosté le: 05 Sep 2018 9:45    Sujet du message: Répondre en citant

Kiliçdaroglu'nun bunca seçim yenilgisinden sonra CHP'nin basinda kalmasina sasiyorum. Ancak asagida sordugu sorular gunumuzde ekonominin batisini açikladigi için buraya aliyorum.

Citation:


Erdoğan'a 9 soru soruyorum:

Tarımı bitir, çiftçiyi borç batağına sürükle. Tarım ürünlerini ithal et diyen dış güçler miydi?

Yandaşlarına Türkiye'nin en büyük ihalelerini dolar endeksli verdin. Daha çok kazansınlar diyen dış güçler miydi?

Yandaşlarına dolarla gelir garantisi ver diyen dış güçler miydi?

Yandaşlarının sözleşme değeri 123 milyar dolar olan projelerine devleti kefil et diyen dış güçler miydi?

Dövizle borçlanmalarına izin ver diyen dış güçler miydi?

Türkiye'yi Londra'daki bir avuç tefeciye teslim et diyen dış güçler miydi?

Borç alan emir alır diyordun, memeleketi bu hale getirmek için emir veren dış güçleri açıklayacak mısın?

'Borç alan emir alır' diyordun. Borç almak için Katar'ın kapısını çalmaya ve yalvarmaya başladın. Şimdi Katar'dan mı emir alacaksın?






.....
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
Montrer les messages depuis:   
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum en langue turque Toutes les heures sont au format GMT + 2 Heures
Aller à la page Précédente  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Suivante
Page 6 sur 7

 
Sauter vers:  
Vous ne pouvez pas poster de nouveaux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas répondre aux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas éditer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas supprimer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas voter dans les sondages de ce forum


Powered by phpBB v2 © 2001, 2005 phpBB Group ¦ Theme: subSilver++
Traduction par : phpBB-fr.com
Adaptation pour NPDS par arnodu59 v 2.0r1

Tous les Logos et Marques sont déposés, les commentaires sont sous la responsabilités de ceux qui les ont postés dans le forum.