34 visiteur(s) et 0 membre(s) en ligne.
  Créer un compte Utilisateur

  Utilisateurs

Bonjour, Anonyme
Pseudo :
Mot de Passe:
PerduInscription

Membre(s):
Aujourd'hui : 0
Hier : 0
Total : 2126

Actuellement :
Visiteur(s) : 34
Membre(s) : 0
Total :34

Administration


  Derniers Visiteurs

SelimIII : 08h59:21
laroserouge : 09h47:37
duygu : 19h48:36
Philippe : 2 jours
lalem : 2 jours


  Nétiquette du forum

Les commentaires sont sous la responsabilité de ceux qui les ont postés dans le forum. Tout propos diffamatoires et injurieux ne sera toléré dans ces forums.


Forums d'A TA TURQUIE :: Voir le sujet - Türkiye'de basin
Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum Forums d'A TA TURQUIE
Pour un échange interculturel
 
 FAQFAQ   RechercherRechercher   Liste des MembresListe des Membres   Groupes d'utilisateursGroupes d'utilisateurs    

Türkiye'de basin
Aller à la page Précédente  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum en langue turque
Voir le sujet précédent :: Voir le sujet suivant  
Auteur Message
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10538
Localisation: Paris

MessagePosté le: 14 Sep 2015 23:18    Sujet du message: Répondre en citant

12 Eylül'den de geriye gittik! Neden mi? Iste ayni dergi bu kapaklarla çikiyordu :



ve



http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/368089/_Erdogan_a_selfie_cektiren__Nokta_Dergisi_ne_polis_baskini..._Capan_serbest.html
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10538
Localisation: Paris

MessagePosté le: 14 Sep 2015 23:41    Sujet du message: Répondre en citant

Basina saldiri bugun adi "demokrasi sehidine" çikan Menderes zamaninda DP iktidarinda da basladi ki DP iktidari Turk Tarihinin en kara sayfalarindan olan 6-7 Eylul olaylarinin da sorumlusudur.

Citation:

Soner Yalçın
sozcu.com.tr
13 Eylül 2015


Yandaşların gazete baskını ilk değil: DEMOKRAT iZMiR BASKINI

AKP milletvekili Abdurrahim Boynukalın öncülüğünde yandaşların Hürriyet’i ve bir gün sonra da gazete matbaasını basıp tahrip etmesi, Türk basın tarihinde ilk değil… Sizleri 56 yıl önceye götüreceğim. Siyasi hava yine çok gergindi. Yine gündemde erken seçim vardı. Ne tesadüf; Demokrat Parti de kendisini iktidara taşıyan liberal bir gazetenin yayınlarından rahatsızlık duymaya başladı. Ve DP yandaşları 2 Mayıs 1959’da Demokrat İzmir Gazetesi ve matbaasını basarak tahrip etti. Sonuç acı oldu…

Yıl, 1959…

Politik hava çok gergindi.

Bu siyasi gerginlik en çok basını etkiledi. Metin Toker, Ülkü Arman, Şinasi Nahit Berker, Fethi Giray, Kurtul Altuğ, Nihat Subaşı, Beyhan Cenkçi, Bedii Faik, Ali İhsan Göğüş, Cüneyt Arcayürek, Şahap Balcıoğlu, Vedat Refiioğlu, Ali Ulvi, 71 yaşındaki Ahmet Emin Yalman ve 79 yaşındaki Hüseyin Cahit Yalçın başta olmak üzere gazeteciler hapse atıldı.

Vatan Gazetesi yazarı Sadun Tanju saldırıya uğradı.

Ulus, Vatan, Yenigün gazetesi ile Akis dergisi bir ay; Cumhuriyet ile Yeni Sabah on gün ve Akşam, Öncü, Hür Adam, Zafer süresiz kapatıldı.
Hukukun, siyasi iktidar DP’nin silahına dönüştürülmesi üzerine; Yargıtay Başkanı Bedri Köker, Cumhuriyet Başsavcısı Rifat Alabay, Yargıtay ikinci başkanı Haydar Yücekök, üye Kamil Coşkunoğlu, üye Melahat Ruacan, üye Faik Uras, üye İlhan Dizdaroğlu “görülen lüzum üzerine” istifa ettiler!
DP’nin basın üzerindeki baskısı sona ermedi…

Bu yayın organlarından biri de, Demokrat İzmir gazetesiydi…

Yazarın intiharı

Tarih: 12 Nisan 1946.

Dr. Ekrem Hayri Üstündağ, Osman Kibar ve Adnan Düvenci “İzmir” adında bir gazete çıkardı.

Gazete; CHP’den ayrılıp DP’yi kuranları destekliyordu.
21 Temmuz 1946 genel seçimine hile karıştırıldığını iddia eden İzmir gazetesinde “Nesebi Gayrı Sahih” başlıklı bir köşe yazısı çıktı.

Gazeteye, Büyük Millet Meclisi’nin manevi şahsına hakaret suçundan dava açıldı.

Makaleyi kaleme alan Dr. Ekrem Hayri Üstündağ’ın oğlu Bülent Üstündağ idi. Yedeksubay olarak askerlik yaptığı için yazısına adını/imzasını koymamıştı.

Gazetenin Sorumlu Yazıişleri Müdürü Bülent Üstündağ’ın eşi Müçteba Hanım yargılanmaya başladı.
Bu arada…

Gazete, 24 Aralık 1946’da 20 gün süreyle kapatılınca adını “Demokrat İzmir” yaptı.

Yargılama sonucunda mahkumiyeti onanan Müçteba Üstündağ hapse atıldı.
Kendi makalesi yüzünden eşinin hapse girmesine dayanamayan Bülent Üstündağ, 10 Kasım 1947’de intihar etti! (Müçteba Hanım, eşinin ölümünden tam 25 yıl sonra, 10 Kasım 1972’de intihar ederek hayatına son verdi.)

Bu acı olaydan sonra… Demokrat İzmir Gazetesi’nin CHP muhalifliği, DP destekçiliği arttı.

Dr. Ekrem Hayri Üstündağ 1950 seçimlerimde DP milletvekili oldu. Ve kabinede Sağlık Bakanı olarak görev yaptı. 1954 seçimlerinde de milletvekili oldu. Fakat…

Daha sonraki yıllar DP ile yolları ayrıldı.
Demokrat İzmir Gazetesi DP hükümetini eleştirmeye başladı…

Sonu acı bitti

Demokrat İzmir gazetesinin yayın politikasını değiştirmesi başta Başbakan Adnan Menderes olmak üzere DP’lileri öfkelendirdi.

Önce gazeteye tehditler başladı; arkasından davalar.

Tarih: 22 Ocak 1959.

Demokrat İzmir Gazetesi Yazıişleri Müdürü Şeref Bakşık’a 15 gün, gazetenin sahibi Adnan Düvenci’ye 1 yıl hapis cezası verildi.

Tarih: 29 Nisan 1959.

Demokrat İzmir Gazetesi Yazıişleri Müdürü Şeref Balçık 14 gün hapis cezası aldı.

Tehditler, yargılamalar ve hapislerden sonra…

Tarih: 2 Mayıs 1959.

DP yandaşları, Demokrat İzmir’e saldırdı. Gazete binasına yürüyen yaklaşık 150 kişilik grup tarafından önce binanın camları kırıldı; sonra kapıları kırılarak gazeteden içeri girildi; büro ve baskı makineleri tahrip edildi…

Sonra ne oldu dersiniz?

Saldırganlara pek dokunan olmadı.

Suçlu; Demokrat İzmir Gazetesi’ydi. Gazete 1 ay süreyle kapatıldı, sahibi Adnan Düvenci ve Yazıişleri Müdürü Şeref Bakşık 16’şar ay hapis cezasına çarptırıldı! Ardından Demokrat İzmir Gazetesi’nin 60 çalışanı hakkında dava açıldı…

Peki…

Demokrat İzmir’e saldıranlar mahkemede hesap verdi mi?

Evet, verdiler.

Ama bu olağanüstü bir mahkemeydi.

27 Mayıs 1960 askeri müdahalesinden sonra Yassıada’da kurulan Yüksek Adalet Divanı’nda yargılandılar.

592 sanık hakkında 19 ayrı dava açılmıştı.

Davalardan biri, Demokrat İzmir Gazetesi davasıydı.

Bu davanın, başta Başbakan Adnan Menderes olmak üzere 24 sanığı vardı.
Duruşmalar 12 Ocak 1961’de başladı; 5 Mayıs 1961’de sona erdi. 16 duruşma sonunda mahkeme kararını verdi.

Aralarında Başbakan Menderes’in de bulunduğu 16 sanık mahkûm olurken sekiz sanık beraat etti.

Menderes’in suçu, halkı Demokrat İzmir Gazetesi ve matbaasının tahrip ettirilmesine teşvik idi.

Peki…

1959 yılında neler olmuştu da, Demokrat İzmir Gazetesi’nin tahrip edilmesi gibi vahim olaylar yaşandı.
Yazayım…



DP’liler, 1959 yılının Mayıs ayında İsmet İnönü’nün içinde olduğu araca böyle hücum etmişti.

SALDIRIYI TEZGAHLAYAN MİLLETVEKİLİ

Tarih: 27 Ekim 1957.

Genel seçimi DP kazandı. Ama buruktular.

1954 seçiminde yüzde 58.4 oy almışlardı; bu seçimde oyları yüzde 47.7’ye
düşmüştü.

Muhalefet oyları DP’yi geçmişti.

Keza… Seçimlerden önce DP’de buruk kopuşlar yaşandı; partinin en önemli isimlerinden Fuat Köprülü istifa etti.

DP’yi sadece siyasi anlamda değil ekonomide de zor günler bekliyordu.
Seçimden sonra devaülasyon yapıldı: Dolar 2.80’den 9 liraya çıktı.
Başbakan Menderes siyaseti hırçınlaştırdı. 6 Eylül’de Balıkesir’de yaptığı konuşmada muhalefete şöyle seslendi:

“İdam sehpalarında can verenlerden ders alsalar ya…”

Bu derece sertliğinin bir sebebi de; Türkiye Köylü Partisi ile Cumhuriyetçi
Millet Partisi’nin ve CHP ile Hürriyet Partisi’nin birleşmesiydi.

Bu gerginliği; 17 Şubat 1959’da Londra’da Menderes’in sağ kurtulduğu uçak kazası kısa bir süre giderdi. İyileşip Ankara’ya dönen Menderes’i CHP lideri İnönü istasyonda karşıladı. İstasyonda İnönü ve Menderes hararetle selamlaştı ve el sıkıştı. Ve bu onların, son el sıkışmaları oldu…

Yıl, 1959…

DP kendi içinde erken seçimi tartışmaya başladı.

Başbakan Menderes istekliydi; Cumhurbaşkanı Celal Bayar ise karşıydı.
İkili arasında tartışmalar sürerken CHP lideri İsmet İnönü “Bahar Taarruzu” adını verdiği Ege Bölgesi’nde geziye çıktı. Tarih: 20 Nisan 1959 idi.

Seçilen gezi güzergahı, Büyük Taarruz’un yapıldığı güzergahtı ve ilk durak İsmet Paşa’nın Yunan Komutanı Trikopis’i esir aldığı Uşak’tı.

DP hükümeti, CHP’lilerin gezisinden hoşnut olmadı.

İçişleri Bakanı Namık Gedik, İnönü’ye “gitmeyin” dedi. Sebebi, geçeceği yerlerde halkın karışıklıklar çıkarabilecek olmasıydı! Ekledi, “can güvenliğinizden sorumlu olmayız.”

İnönü kararlıydı…

İnönü Uşak’ta coşkulu karşılandı. Konuşması birkaç cümleden ibaretti.
Fakat karışıklıklar bu konuşmalarla orantılı olmadı; özellikle köylerden gelen DP yandaşları hareket halindeydi.

Uşak DP ilçe merkezinden atılan bardağın, CHP kafilesi içindeki gazeteciyi yaralaması şehirde gerginliği artırdı.

İnönü’nün Yunan Komutan Trikopis’i esir aldığı eve gitmesine müsaade edilmedi.

Nihayet İnönü o gece bir evde misafir edilebildi.

Fakat…

Ertesi gün Uşak’tan ayrılmak için istasyona geldiği zaman taşkınlıklarla karşılaştı.

Otomobili DP’liler tarafından durduruldu. İsmet Paşa, otomobilinden indi ve kalabalığın üzerine yürüdü.

Yol açıldı!

Bu sırada 16-17 yaşlarında bir çocuk İsmet Paşa’nın arkasından taş attı.
Atılan taş, Uşak Garp Cephesi Komutanlığı yaparak büyük zaferi kazandıran komutanlardan olan İsmet Paşa’nın başına isabet etti.

Siyasi taarruzun ilk kanı akmıştı.

İnönü’nün gezisinden önce…

DP Manisa Milletvekili Muzaffer Kurbanoğlu başkanlığında 15 kadar Demokrat Parti milletvekilinin Uşak’a gelip, vali ve Demokrat Parti örgütü ile toplantılar yaptıkları ve buradan İzmir’e gittikleri sonra açığa çıkacaktı…
İnönü bu tertiplerden habersizdi; gezisine devam etti.

Salihli, Manisa,Turgutlu, Kemalpaşa’dan sonra İzmir’de on binler İnönü’yü “Hürriyet! Hürriyet!” diye karşıladı.

Demokrat İzmir Gazetesinin basılması işte o günlerde oldu.
Tıpkı Uşak’ta olduğu gibi çevre yerlerden toplanan yandaşlar Demokrat İzmir Gazetesi’ni bastı.

Bu arada…

İnönü’ye halkın ilgisini gören DP hükümeti, erken seçim projesini askıya aldı.

Seçim hazırlıkları yürüten Adalet Bakanı Esat Budakoğlu istifa etti.

Dönüş yolunda İnönü’yü İstanbul’da daha büyük olaylar bekliyordu…
Öldürülmek istenecekti…

OLAY NASIL TERTİPLENDİ?

İsmet İnönü

Tarih: 3 Mayıs 1959…

CHP lideri İsmet Paşa ertesi gün İstanbul’a dönme hazırlığı yaparken, birileri İstanbul’da tertip hazırlıkları yapılıyordu.

İstanbul Belediye Başkanı ve DP İl Başkanı Kemal Aygün telefonun tuşlarını çevirdi.

Aradığı kişi DP Beykoz İlçe Başkanı Mehmet Kaptan idi.

Beykoz’daki resmi ve hususi fabrikaların işçilerinden ertesi gün Topkapı’da CHP lideri İnönü’yü “karşılamak” için hazır bulundurulmasını istedi!
Mehmet Kaptan yanına Sebahattin Genç’i alarak Şişe Cam Fabrikası Beykoz’daki gibi kimi fabrika müdürleriyle görüşerek 300-400 kadar işçinin, saat 09.30-12.00 arasında Topkapı’da olmasını sağladı.

İşçilerin giriş ve çıkış kartları ve o güne ait izin tezkerelerinin bulunduğu sonra ortaya çıkacaktı…

Eklemeliyim; bu işçilerin 6-7 Eylül 1955 olaylarında kullanıldıkları da iddia edilecekti!

Sonuçta…

Sabah saatlerinde Topkapı’ya taşınan işçiler, taş ve sopalarla “lazım gelen tertibatı aldı” ve beklemeye başladı.

CHP liderini taşıyan THY İzmir uçağı İstanbul Yeşilköy Havaalanı’nda indi.
İsmet Paşa otomobile bindi. Ve…

Topkapı surlarına geldiğinde trafik polis müdürü tarafından otomobili durduruldu.

Birden…

DP’li Mehmet Kaptan’ın işareti üzerine surlarda saklanan yandaşlar arabaya hücum ederek taşlamaya başladı.

Ellerinde şöyle pankartlar vardı:
“Paşa hayatın palavra”,
“Paşa kulağın sağır, gözün de mi görmüyor”,
“Paşa başına taş değil, Allah’ın gazabı çarpsaydı”,
“İçimizde yerin yok”…
Yandaşlar taş attıktan sonra “geber”, “defol” diye bağırarak otomobilinüzerine çıktı; kimi kapıları açmaya çalıştı.
6-7 Eylül olaylarından bildikleri sloganı tekrarlıyorlardı:
“Vurun Makarios’a!..”

İnönü’yü linç etmek istiyorlardı.

Polisler tüm olanları seyrediyordu.

Adnan Menderes

Tesadüfen orada bulunan bir askeri birliğin başındaki Binbaşı Kenan Bayraktar’ın emriyle askerler olaya müdahale ederek İnönü’yü kurtardı.
İnönü kurtuldu ama saldırganlar için DP kılını kıpırdatmadı. Tek yaptıkları Topkapı saldırısıyla ilgili yayın yasağı getirmek oldu!

İnönü olaylardan bir gün sonra, 5 Mayıs 1959’da İstanbul’daki evinde basın toplantısı düzenleyerek şöyle dedi:
“Vatandaş hakkına, idare tarafından tecavüz edilmektedir. Bir devleti temeline kadar sarsan, bundan daha vahim bir arıza olamaz. Devlet kuvvetlerinin müsamahası ile tecavüz, ancak çok zararlı surette hasta olan bir cemiyet bünyesinde olabilir.”

Basın toplantısında bir gazetecinin gene seyahate çıkıp çıkmayacağı hakkında soruya, “ömrümün seyahat ile geçeceğinden şüphe etmeyin” diye yanıt verdi.

Olaylarla ilgili CHP’nin, Başbakan Menderes hakkında Meclis Tahkikatı açılması için verdiği önerge Meclis’te reddedildi.

27 Mayıs 1960 askeri müdahalesinden sonra, olaylar Yassıada yargılamalarına taşındı.

60 sanık yargılandı.

Suç iddiası…

CHP lideri İnönü’ye suikast düzenlemek amacıyla halkı kışkırtmak idi.
2 Aralık 1960-17 Nisan 1961 tarihlerinde yapılan duruşmalarda; aralarında Celal Bayar ve Adnan Menderes’in de bulunduğu 17 sanık mahkum oldu, 43 sanık beraat etti.

Tarihi bilenler için; geçen hafta yaşanılan gazete-matbaa baskınları dejavu gibi…



fotograflar için
http://www.sozcu.com.tr/2015/yazarlar/soner-yalcin/yandaslarin-gazete-baskini-ilk-degil-demokrat-izmir-baskini-933914/
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10538
Localisation: Paris

MessagePosté le: 14 Sep 2015 23:45    Sujet du message: Répondre en citant

Bilmedigim bir sey daha ogrendim, son zamanlarda bilge kisilige burunen Demirel ve hiçbir zaman kanimin kaynamadigi Ozal da gazete basanlardan mis.
Matbaa baskınlarından IKI (2) cumhurbaşkanı yetiştiren Türkiye,

Citation:

Can Dündar

Gazetelerin basıldığı ülke

14 Eylül 2015 Cumhuriyet

Türkiye’de basına baskıların tarihinde ilk doruk noktası 1945 tarihli Tan matbaası baskınıdır.

Tan baskınının belgeselini hazırlarken baskına gidenler arasında Süleyman Demirel’in de bulunduğunu öğrenmiştim.

Kendisine sormak lazımdı.

Fikret Bila’ya rica ettim; o sordu.

“Evet” dedi Demirel; “Tan baskını sırasında oradaydım. O zaman antikomünizm çok revaçtaydı ve o havadan etkilenmemek mümkün değildi. Olaya katıldım. Ama elebaşı değildim.”

Biliyor musunuz; o belgesel sırasında bir başka gerçek daha ortaya çıktı:
Matbaa basılırken Turgut Özal da oradaydı.

Türkiye’nin demokrasiye geçmesinin hemen arifesinde gerçekleşen bir matbaa baskınının iki cumhurbaşkanı çıkarmış olması garip değil mi?

Tan’dan Hürriyet’e

Son Cumhurbaşkanı o ilk baskında hayatta değildi, ama son baskını tetiklemek ona kısmet oldu.

Matbaa baskınlarından cumhurbaşkanı yetiştiren Türkiye, 70 yılda, Cumhurbaşkanı’nın hedef göstermesiyle gazetelerin basıldığı bir ülke durumuna geldi.

Baskın kadar vahim olan şey, medya kurumlarının suskunluğu, hatta teşvikçiliğiydi. Merkez medya baskını görmezden gelmeyi tercih ederken, yandaş medya neredeyse alkış tuttu. Yarın kendi başına gelebileceğini unuttu.

Cumhuriyet, önceki hafta İpek Koza Grubu baskınında olduğu gibi Hürriyet baskınında da basın özgürlüğünün safında yani Hürriyet’in yanında durdu.
Hem sayfalarımızda baskın haberlerine geniş yer vererek, hem Hürriyet’i ziyaret ederek, bu barbarlığa karşı tavır aldık.
Ve her zamanki gibi özgür medya için dayanışmanın önemini vurguladık.

....

Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10538
Localisation: Paris

MessagePosté le: 16 Sep 2015 0:58    Sujet du message: Répondre en citant

Ileri demokrasinin adalet ile havuz medyasi arasindaki paslasmaya ornek :


http://213.143.255.189/haber/turkiye/369367/Bu_da_oldu..._Dogan_Grubu_na__teror__sorusturmasi.html
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10538
Localisation: Paris

MessagePosté le: 16 Sep 2015 1:00    Sujet du message: Répondre en citant

TRT, AKP'nin kongresini bastan sona naklen yayinliyor....

Dusunebiliyor musunuz, Fransa'da France2, hatta TF1 boyle bir sey yapsin?!

Devlet TV'si iktidar partisinin yayin organi olmus, yani Pravdalasmis. Gerçi Pravda bile bu kadar bariz davranmaya cesaret edemezdi...
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 7715
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 23 Mar 2018 2:11    Sujet du message: Répondre en citant

2015 de durmus bu konu...

Demiroren grubunun Dogan Holding'i 1,6 milyar $ almasiyla konu guncellesmis oldu. Tekel de zirveye vurdu...
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10538
Localisation: Paris

MessagePosté le: 23 Mar 2018 10:55    Sujet du message: Répondre en citant

Bu iyi oldu! Belki birkaç kisinin gozu açilir.

Iktidarin hesabini gormeye çalistigi Kadir Gürsel olayi anlatmis :


"Doğan Grubu’nun imhası, ana akım medyanın sonu"

okuyun :
http://bit.ly/2ufKjgs
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10538
Localisation: Paris

MessagePosté le: 08 Avr 2018 1:59    Sujet du message: Répondre en citant

Bu kadar basit !!!


Citation:

Demirören'e 700 milyonluk Doğan Medya kıyağı... Devlet bankasından 10 yıl vadeli dev kredi

Doğan Medya Grubu'nun Demirören Medya Grubu'na satışı dün resmi olarak gerçekleşti... Satışın gerçekleşmesinin ardından Demirören'in para kaynağı da ortaya çıktı. Doğan Medya'nın alınması için Ziraat Bankası'ndan 700 milyon dolar kredi verildi.


cumhuriyet.com.tr Yayınlanma tarihi: 07 Nisan 2018 Cumartesi, 09:09


Kamu bankası olan Ziraat Bankası, 5 Nisan 2018 tarihli 10/10 sayılı yönetim kurulu kararıyla Demirören Medya Grubu'na kredi verilmesine onay verdi.

Odatv'nin edindiği bilgiye göre Demirören'in kaynağı Ziraat Bankası'ndan alınan kredi.Demirören Medya Ticaret A.Ş.'ye verilen kredinin miktarı ise 700 milyon dolar.

10 yıl vadeli, ilk 2 yıl ödeme yapılmayacak

Ziraat Bankası İstanbul Kurumsal Şubesi tarafından sağlanan kredinin şartları da tartışma yaratacak. Kredinin şartları 10 yıllık bir geri ödeme sürecini içeriyor.

Buna göre ilk 2 yıl Demirörenler bankaya ödeme yapmayacak. Ödemeler sonraki 8 yılda gerçekleşecek.

2+8 yıllık kredi ile Doğan Grubu için maddi kaynak büyük oranda yaratılmış oldu.

Doğan Grubu satışla ilgili olarak "1.100.000.000$ (Bir milyar yüz milyon Amerikan Doları) 'işletme değeri'nden, ilgili finansal borçların indirim konusu yapılması suretiyle, 890.000.000$ (Sekiz yüz doksan milyon Amerikan Doları) ‘hisse değeri’ üzerinden" rakamını açıklamıştı.

Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2325
Localisation: Paris

MessagePosté le: 28 Avr 2018 21:44    Sujet du message: Répondre en citant

Durumun ne oldugu gayet iyi gorunuyor.

Citation:

Leman'dan Engin Ardıç'a kapak
Leman’ın sahibi Tuncay Akgün, Engin Ardıç’a Leman’ın bir kapağıyla yanıt verdi.
Leman'dan Engin Ardıç'a kapak
56
FACEBOOK PAYLAŞIMI


28.04.2018 17:25 Karakter boyutu :
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu daha önce yaptığı açıklamalarda Cumhurbaşkanı adayının niteliklerini saymıştı. Hükümete yakın Sabah gazetesi yazarı Engin Ardıç da bugünkü yazısının CHP liderinin ifadelerine çirkin bir dille yanıt verdi. Adayın herkesi kucaklayan bir isim olması gerektiği konusundaki sözlere karşılık Engin Ardınç, “Herkesi kucaklamalıymış. (O dediğin genelevde bulunur.)” ifadeleriyle yanıt verdi.

Haftalık mizah dergisi Leman’ın sahibi Tuncay Akgün de, Engin Ardıç’ın bu ifadelerine Leman’ın bir kapağıyla yanıt verdi. Tuncay Akgün sosyal medya hesabından, Engin Ardıç’ın “Kılıçdaroğlu, adayda arayacakları nitelikleri sayıp döktü: Herkesi kucaklamalıymış. O dediğin genelevde bulunur” şeklindeki ifadelerini paylaşarak şu kapağı paylaştı:






!!!
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2325
Localisation: Paris

MessagePosté le: 21 Juin 2018 10:03    Sujet du message: Répondre en citant

Merak ettim bugun Sabah adli gazetenin internet sitesine baktim. Bir zamanlar Pravda bile haberleri biraz daha inanilir gosterirdi. Bunlar Pravda bile olamiyorlar...

Ilk haber : HDP'yi Kandil yonetiyor...
(Ben Kandil ile yapilan Oslo pazarliklarini unutmadim!)

Sonra
Albayrak'tan : Dunyanin en buyugu olacak
(Adamlarda bir buyukluk hevesi var sorma gitsin)

Ve
Cumhurbaşkanı Erdoğan Mardin'de gençlerin türkülerine eşlik etti

Ve hemen bir çarpik haber!


Sonra anlamsiz bir siralama :
https://www.sabah.com.tr/galeri/ekonomi/2030un-en-guclu-ekonomileri-siralandi-1529312116/12


Eh 8 kusur milyonluk bir ulkenin ekonomisi Luksembourg'dan buyuk olur, Pakistan'da bu kistasa gore Hollanda ekonomisinden dah guçlu...

Ya 2030 da Turkiye ekonomisi dunyanin en "GUCLU" 12; ekonomisi oluyor. Ama bugdayini, samanini da ithal ediyor...

ISte boyle olunur yandas medya...

Evil or Very Mad
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
Montrer les messages depuis:   
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum en langue turque Toutes les heures sont au format GMT + 2 Heures
Aller à la page Précédente  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7
Page 7 sur 7

 
Sauter vers:  
Vous ne pouvez pas poster de nouveaux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas répondre aux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas éditer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas supprimer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas voter dans les sondages de ce forum


Powered by phpBB v2 © 2001, 2005 phpBB Group ¦ Theme: subSilver++
Traduction par : phpBB-fr.com
Adaptation pour NPDS par arnodu59 v 2.0r1

Tous les Logos et Marques sont déposés, les commentaires sont sous la responsabilités de ceux qui les ont postés dans le forum.