22 visiteur(s) et 0 membre(s) en ligne.
  Créer un compte Utilisateur

  Utilisateurs

Bonjour, Anonyme
Pseudo :
Mot de Passe:
PerduInscription

Membre(s):
Aujourd'hui : 0
Hier : 0
Total : 2098

Actuellement :
Visiteur(s) : 22
Membre(s) : 0
Total :22

Administration


  Derniers Visiteurs

cengiz-han : 01h58:41
murat_erpuyan : 04h57:12
Georges : 1 jour, 15h17:15
duygu : 2 jours
bendeniz : 3 jours


  Nétiquette du forum

Les commentaires sont sous la responsabilité de ceux qui les ont postés dans le forum. Tout propos diffamatoires et injurieux ne sera toléré dans ces forums.


Forums d'A TA TURQUIE :: Voir le sujet - AKP Türkiyesi...
Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum Forums d'A TA TURQUIE
Pour un échange interculturel
 
 FAQFAQ   RechercherRechercher   Liste des MembresListe des Membres   Groupes d'utilisateursGroupes d'utilisateurs    

AKP Türkiyesi...
Aller à la page Précédente  1, 2, 3 ... , 65, 66, 67  Suivante
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum en langue turque
Voir le sujet précédent :: Voir le sujet suivant  
Auteur Message
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2232
Localisation: Paris

MessagePosté le: 07 Oct 2017 12:12    Sujet du message: Répondre en citant

Bir örnek daha, cilt cilt masallah!!!



Sakallı, sarıklı polis genelgesi...Polise bıyık, Sakal, kolye, sarık, cübbe yasak
İçişleri Bakanlığı, Çanakkale’de sakal ve sarıkla resmi aracı kullanan polis memuru Kuraner Erbaş’ın kılık kıyafet yönetmeliğine aykırı davranışının ardından, 2 sayfalık genelge hazırladı.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/839800/Sakalli__sarikli_polis_genelgesi...Polise_biyik__Sakal__kolye__sarik__cubbe_yasak.html
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2232
Localisation: Paris

MessagePosté le: 07 Oct 2017 12:14    Sujet du message: Répondre en citant

Gazete okumaya gor, AKP Turkiye'si ornekleri bitmekle bilmiyor...

Citation:

Tayyip Erdoğan'ın Saray'da ağırladığı isimlerden olan Atatürk düşmanı Mısıroğlu gençlere yaptığı konuşmasında şu ifadeleri kullanıyordu:

"İstediğimiz olmuş değildir. Yarı yoldayız. Nasıl buluğa ermemiş bir çocuğa 'niye evlenmiyorsun' demezsen Hükümet'e de 'niye şeriatı ilan etmiyorsun' diyemezsin. Vakti var. Her ulus bir zamana rehmolunmuştur. Sizin nesliniz İslam'ın mutlak galebesini, küfrün mutlak yıkılışını, heykellerin köpek leşi gibi sürüklendiğini görecek. Siz göreceksiniz. O gün beni hatırlayın."



http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/839817/imam_cemaat_iliskisi.._Ataturk_e_ve_annesine_kufredip_sosyal_medyada_paylastilar.html
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10048
Localisation: Paris

MessagePosté le: 09 Oct 2017 23:02    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:

60 yaşındaki 'Rüstem dedeye' tutuklama talebi: ByLock'u kalp ilacı sandı



'Yerim Destanınızı' başlıklı yazısından dolayı gözaltına alınan Kocaeli Koz Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Yeliz Koray ByLock kullandığı iddiasıyla yargılanan 60 yaşındaki 'Rüstem dedenin' hikayesini yazdı.


cumhuriyet.com.tr Yayınlanma tarihi: 09 Ekim 2017 Pazartesi, 22:05
[Haber görseli]



'Yerim Destanınızı' başlıklı yazısından dolayı gözaltına alınan Kocaeli Koz Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Yeliz Koray, ByLock'u kalp ilacı sanan 60 yaşındaki 'Rüstem Dede'nin' yargılanma sürecini yazdığı yazı şu şekilde:

ByLock

20 yaşında çakı gibi delikanlıydı Rüstem.

Askerden gelir gelmez bir fabrikada iş bulmuş, annesinin görüp beğendiği komşu kızına da gönlünü kaptırmıştı.
Söz, nişan kına derken evlendi, bir yılsonra baba oldu.
Sorumluluğu daha arttı.
Ne güldüren ne öldüren maaşı kimseye muhtaç etmesin diye mesai yaptı.
İşten arta kalan zamanlarda ek işler buldu.
Bir Pazar badana yaptı, bir Pazar çorap sattı.

35 yaşına geldiğinde iki çocuk babasıydı artık Rüstem.
Tek hayali onların okuması bir de “Tepemizde bir damımız olsun” diyen eşiyle birlikte yaşlanacağı iyi kötü bir ev sahibi olmaktı.
“Allah büyük” dedi hep, rızkını ne cemaatlerde aradı nede siyasette.
Zaten hayat zorluğunda buna ne zamanı vardı ne de mecali.
Akşamdan akşama haber izleyerek kah Ecevit’e kızdı, kah Erbakan’a.
Demirel, Özal, Çiller, Baykal..hükumetler değişti ama onun cebindeki para da yaşam standartları da hiç değişmedi.
Şükretti…
Zorluklar içinde çocuklarını üniversite okuttu.

“Allah yüzümüze baktı hanım” dedi bir gün aldığı haberle.
Memlekette babadan kalan arsa satılmış, payına da küçük bir ev alacak kadar para düşmüştü.
Dünyalar onun oldu.
Ev aldı, emekli oldu, çocuklarını evlendirdi.
Birkaç sene sonrada dede oldu.

60’lı yaşları devirdiğinde yılların yorgunluğu sinyal vermeye başladı vücudunda.
Rüstem Dede’nin sık sık kalbi sıkışıyor, tansiyonu bir inip bir çıkıyordu.
Doktora gitti, ameliyat oldu.
O zamana kadar bir aspirin bile içmemiş koca çınara “Bu ilacı hiç bırakmayacaksın” dedi doktor.
Öyle de yaptı.
Hiç aksatmadan ilaçlarını içti ama ona en büyük şifa torunları oldu.
Ne isterlerse yaptı, hatta hayatında bilgisayara dokunmamıştı gitti eve internet bağlattı.

Derken 15 Temmuz yaşandı.
Terör devletin her yerini sarmıştı.
Asker, polis, öğretmen, işçi,öğrenci…
En ufak şüpheyle herkes bir bir alınmaya başlandı.
Hatta Rüstem Dede bile…

Olanları televizyondan izleyip, vatan hainlerine ah etmekten başka bir şey yapmayan Rüstem Dede’nin kapısı çalındı bir gün.
“Gözaltındasınız” diyen polislere direnecek ne gücü vardı ne de direnmek için nedeni!
“Hayrolsun gidince öğrenirim üzülme hanım” dedi.
İlacını gömleğinin cebine koyup gitti.

Karakol ana baba günü.
Uzun koridorda birkaç saat bekledikten sonra ismi çağrıldı.
Biri bilgisayara başında ikisi yanında üç polisli odada ne olduğunu anlamaya çalıştı.
“ByLock” kullanıyor musun?” dedi polis.
-Evet
“Kaç yıldır kullanıyorsun?”
-Aşağı yukarı iki yıldır.

O bilmiyordu ama torunları için eve bağlattığı internetin wifi’sine şifre koymamıştı.
Ve o şifresiz internetten biri ByLock indirmişti.

Neyse apar topar adliyeye götürüldü bu kez. Yine kalabalık, ana baba günü…
Savcının karşısına oturdu.
“ByLock kullanıyor musun?”
-Evet
“Kaç yıldır”
-Aşağı yukarı iki yıldır.

“Yaz kızım, tutuklanması talebiyle mahkemeye sevkine…”

Gözünden iki damla yaş düştü Rüstem Dedenin.
“Ne yaptım, suçum ne?” diye düşünürken kendini hakimin karşısında buldu.

“ByLock kullanıyor musun?”
-Evet
“Ne zamandır?”
-Yaklaşık iki yıldır

Çalışmaktan beli bükülmüş, titreyen elleri nasırlı, ayakta durmakta güçlük çeken gözü yaşlı Rüstem Dedenin halinde bir gariplik sezdi hakim.

Mahkeme salonundaki polislere döndü;
“Hangi telefonu kullanıyor bu sanık?”
-Nokıa 5310 efendim.
Sonra Rüstem Dedeye döndü;
“Sen ByLock’un ne olduğunu biliyor musun?”
-Evet hakim bey. Kalp ve tansiyon hastayım ben” diyerek cebindeki ilacı uzattı.

Rüstem Dedenin yanından ayırmadığı ilacın adı BELOC’tu.

***

Şaka gibi ama gerçek.
Rüstem Dede aylardır kullandığı kalp ilacı BELOC yüzünden FET֒cü olmakla suçlanmış ama gerçek mahkemede anlaşılmıştı.

Gelelim hakikaten ByLock kullananlara…
15 Temmuz sürecinden itibaren ByLock kullanan yüzlerce kişi gözaltına alındı, bazıları tutuklandı.
Bazılarına ise hiiiiç dokunul(a)madı!

ByLock var olduğundan beri kullandığı, hatta kendisi gibi en az kırk ByLock kullanıcısıyla görüşmesi tespit edilen FET֒cüler elini kolunu sallaya sallaya aramızda dolaşıyorlar.
Cemaat sayesinde müteahhit, iş adamı, sanayici olmuş belediye başkanlarının oğulları, milletvekillerinin kızları, hatta belediye başkanı danışmanlarının kardeşleri…

Ne diyorlarbiliyor musunuz hakime?
“İkinci el telefon kullanıyorum,ByLock’u ben yüklemedim”

Yaz kızım; “Dam üstünde saksağan vur benine kazmayı!”


Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2232
Localisation: Paris

MessagePosté le: 12 Oct 2017 8:39    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:

Re’vize
Sozcu 10 Ekim 2017
Yilmaz Özdil



Diplomasi çöktü… Sıfır sorun dediler, sıfır komşu kaldı. Avrupa Birliği'yle temasımız koptu, Arap Birliği'yle aramız bozuldu.

*

TSK çöktü… Atatürkçü subayları asrın iftirasıyla hapse tıktılar, mermi sıkmadan imha ettiler, 15 Temmuz'da fişi tam çektiler, emir komuta zinciri koptu, Mete Han'dan başlayan 2 bin 200 senelik sistem allak bullak oldu, genelkurmayda hâlâ kim darbeci kim değil, belli değil.

*

MİT çöktü… MİT'i zabıta müdürlüğü sandılar, MİT'te çayçılık bile yapmamış birini MİT'in en tepesine koydular, Oslo'dan tır'lara, yakalanmadıkları operasyon yok, darbe'yi anca enişteden öğrendiler.

*

Emniyet teşkilatı çöktü… Feto'nun emrine verdiler, bile bile “imamın ordusu” yaptılar, sonra 20 bin polisi hapse tıktılar, 80 bin polisi polislikten attılar, fetoculardan boşalan kadrolara öbür tarikatlar cemaatler üşüştü, ayıklayamıyorlar pirincin taşını.

*

Adalet çöktü… Dünya hukuk endeksi'nde 113 ülkeyi değerlendirdiler, Türkiye 99'uncu olabildi. Yasaların adil şekilde uygulanıp uygulanmadığına baktılar, toplumun mevcut hukuk düzenine güvenip güvenmediğine baktılar, Türkiye hangi ülkenin bile gerisinde çıktı biliyor musunuz, Myanmar'ın bile gerisinde çıktı.

*

Ekonomi çöktü… Altı sıfır atıldığında 1 dolar 1.3 liraydı, şimdi kaç lira? Yolun sonuna geldiğimizi bizzat başbakan yardımcımız Mehmet Şimşek nasıl izah ediyor, “iki seçeneğimiz var, ya borçlanacağız, ya vergileri arttıracağız” diyor. Akp iktidara geldiğinde Türkiye'nin 130 milyar dolar dış borcu vardı, bankalardan limanlara, madenlerden santrallara her şeyi sattık, 421 milyar dolara yükseldi. Piyasada yaprak kıpırdamıyor. Avanta kömür, gıda kolisi musluğu kesildi, yoksulluk derinleşti. İşsizliği artık Tüik bile makyajlayamıyor.

*

Eğitim çöktü… Altı defa milli eğitim bakanı değiştirdiler, 66 defa sınav sistemi değiştirdiler, çarşafa dolandılar, yapboz'a döndü, gazeteciler milli eğitim bakanına “üniversite sınavı ne olacak?” diye soruyor, milli eğitim bakanı “bilmiyorum” diyor! UNICEF “eğitim kalitesi” üzerine dünyada 41 ülkenin çocukları üzerinde araştırma yaptı, Türkiye sonuncu çıktı. Bütün okulları imam hatip yapmaya çalışıyorlar, imam hatiplilerin başarısı tarihte hiç olmadığı kadar geriledi, katsayı engelinin kaldırılmasına rağmen imam hatip lisesi mezunlarının yüzde 82'si üniversiteyi kazanamadı, Akp'ye oy veren aileler bile çocuklarını fellik fellik imam hatipten kaçırıyor. Uluslararası Yükseköğretim Derecelendirme Kuruluşu'nun raporuna göre, ilk defa bu sene, Türkiye'den hiçbir devlet üniversitesi, dünyanın ilk 500 üniversitesi arasına giremedi!

*

Küresel Barış Endeksi'nde Türkiye maalesef Avrupa sonuncusu, dünyada 163 ülkeyi değerlendirdiler, Türkiye anca 145'inci olabildi, memleketin huzuru yok. Basın Özgürlüğü'nde dünyanın kara listesindeyiz, Kuzey Kore ve Çin'le beraber sayılıyoruz. Yaşam Memnuniyeti'nde Avrupa sonuncusuyuz. Kadın-Erkek Eşitliği'nde Avrupa sonuncusuyuz, kadın cinayetlerinde Avrupa şampiyonuyuz, kadına şiddette dünya ikincisiyiz, tecavüzde dünya üçüncüsüyüz. Uluslararası Şeffaflık Örgütü'ne göre, yolsuzlukta Avrupa şampiyonuyuz. Uluslararası Çalışma Örgütü'ne göre işçi sömürüsünde Avrupa şampiyonuyuz. İnsan ticaretinde transit ülkeyiz, fuhuşa zorlanan göçmenler konusunda kara listedeyiz. İnsani gelişmişlik sıralamasında her yıl düzenli olarak gerileyen tek ülkeyiz, OECD sonuncusuyuz.

*

Sağlık çöktü… Devlet hastanelerindeki ölüm oranı yüzde 40 arttı. Akp iktidara geldiğinde 2002 yılında 209 milyon insan hastaneye giderken, şimdi 650 milyon kişi hastaneye gidiyor, ülke nüfusunun dokuz misli… 2002 yılında 769 milyon kutu ilaç satılırken, şimdi 2 milyar kutu ilaç satılıyor. Hükümet hastanelere ameliyat karşılığı para ödüyor, ameliyat patladı, 2002'de iki milyon kişi ameliyat olmuştu, şimdi 15 milyon kişi… Katkı payı, katılım payı, reçete parası gibi çeşitli yollarla fark ücreti alarak, hasta vatandaşlar müşteri konumuna getirildi. Anne-bebek ölümlerinde ciddi artış var. Sağlık çalışanlarının özlük hakları verilmiyor, fazla mesaiye zorlanıyor, altı bin doktor istifa etti, her dört sağlık çalışanından biri taşeron.

*

Tarım çöktü… Kendi kendine yeten yedi ülkeden biriydik, kendimizi doyurmaktan vazgeçtik, artık hayvanlarımızı bile doyuramıyoruz, saman ithal ediyoruz. Dünyanın gıpta ettiği ülkeydik, şimdi 104 ülkeden tarım ithalatı yapıyoruz, Eritre, Kongo gibi zavallı ülkeler dahil, bize tarım ürünü satmayan ülke kalmadı.

*

Turizm çöktü… Avrupa turizminin en ucuz ülkesi olmamıza rağmen, doluluk oranı yüzde 40'ta kaldı. Son iki yılda 20 milyon turist kaybettik. Berlin Turizm Fuarı'nda tarihte ilk kez “boykot” uygulandı.

*

Kürt açılımı, fiyasko.
Ermeni açılımı, fiyasko.
Alevi açılımı, fiyasko.

*

Kültür sanat çöktü… Bizzat asrın liderimiz söylüyor, “iki alanda çok üzgünüm, biri eğitim, biri kültür sanat, çok başarısız olduk” diyor.

*

Spor çöktü… Futbola İtalya kadar para harcıyoruz, Angola kadar başarılı olamıyoruz, içsavaşla darmadağın olan Suriye'nin dünya kupasına katılma ihtimali var, bizim ihtimalimiz filan kalmadı. Ata sporumuz güreşten haltere, bokstan bisiklete kadar, tüm zamanların “doping” rekoru kırıldı, Survivor'a katılan milli sporcu bile dopingli çıktı birader… Akp geldikten sonra olimpiyatlarda kazanılan atletizm madalyalarının tamamı dopingten geri alındı.

*

Mega projeler çöktü… Avrasya tünelinden her gün 68 bin araç geçecek dediler, 34 bin araç geçiyor. Osmangazi Köprüsü'nden her gün 40 bin araç geçecek dediler, 14 bin araç geçiyor. Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nden her gün 134 bin araç geçecek dediler, 34 bin bile geçmiyor. “Cebimizden beş kuruş çıkmadan yaptırıyoruz” dediler, yılda iki milyar lira zarar ediyor, müteahhitlere “garanti” verildiği için, geçmeyen araçların parası Hazine tarafından ödeniyor! Otomobili bile olmayan vatandaşlar, köprü geçiş parası ödüyor!

*

Belediyeler çöktü… Belediyecilik bizim işimiz diyorlardı, kendi belediye başkanlarını yolsuzluktan, fetoculuktan istifaya zorluyorlar. 50 kadar Akp'li belediye başkanının görevden alınacağı söyleniyor.

*

Asrın liderimiz üç sene önce açık açık “vizeler kalkıyor, Türk vatandaşları üç sene içinde Avrupa'ya vizesiz seyahat edecek” dedi. Başbakan Ahmet Kiziroğlu geçen sene açık açık “Kayserili pazarlığı yaptık, haziran ayı sonunda Avrupa'ya vizesiz gireceğiz” dedi.

*

AB'ye vizesiz girmekten vazgeçtik.
ABD'ye vizeyle bile giremiyoruz!

*

Taş üstüne taş koyanı iyi kötü görmüştük ama…
Taş üstünde taş bırakmayanı, ilk defa görüyoruz.

*

Türkiye Cumhuriyeti, devleti bilmeyen, tanımayan, anlamayan, kavramayan kadrolara emanet edildi, bedelini ağır ödüyor.

*

Eskiden hükümetler değişince “enkaz devraldık” filan denirdi.
“Moloz” bile kalmayacak gibi görünüyor!


Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2232
Localisation: Paris

MessagePosté le: 16 Oct 2017 18:12    Sujet du message: Répondre en citant

RTE Türkiye'sinden bir örnek daha

http://www.ataturquie.fr/turquie-ghazi-pacha-le-paradis-des-cotes-dantalya
okuyunca merakt edip TRT Français'ye baktim

http://www.trt.net.tr/francais/revue-de-la-presse-turque/2017/10/16/revue-de-la-presse-turque-827667
sayfasinda "revue de presse" yapmis Devletin Radyo Televizyonu, tabii artik hiçbir kamu kurulusu TC'nin degil ama RTE'nin emrinde oldugu için sadece yandas basindan revue de presse yapiyor. Eh gostermelik olsun Hurriyet konmus.

Ne Cumhuriyet, ne Sozcu var...

Taraflili, bagnazlik, yani diktatorluk...




Evil or Very Mad
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2232
Localisation: Paris

MessagePosté le: 19 Oct 2017 10:54    Sujet du message: Répondre en citant

AKP Turkiye'si iste :

Adıyaman Üniversitesi Rektörü Mustafa Talha Gönüllü : 'Kadınla tokalaşmak ateş tutmaktan daha korkunç' 1

Herif prof fila unvanli ki universitenin baskani olmus... Onu oraya kim atamis... Tabii son imzayi veren : RTE
https://www.evrensel.net/haber/335377/kadinla-tokalasmak-korkunc-diyen-rektore-istifa-cagrisi
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2232
Localisation: Paris

MessagePosté le: 25 Oct 2017 15:11    Sujet du message: Répondre en citant

Son günlerde askerligini bedelli olarak yapan AKP'liler listesi yeniden dolasmaya basladi sosyal medya ortaminda.

AKP halktan yana oldugu, halkin içinden geldigi yalanini uydurur ama ne kadar halka karsi oldugunu bedelli askerlik sayesinde ispatlar.

Ne kadar da dogru bir pankart.



Kaynak Sozcu gazetesi, ve orada bir de liste var, ibretlik :

http://www.sozcu.com.tr/2015/gundem/akplilerin-evlatlari-bedelli-askerlik-yapiyor-899164
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 7313
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 06 Nov 2017 0:38    Sujet du message: Répondre en citant

Bu dosya için iyi bir sayfa :

Tayyip'in ulkesinde adalet !


Devlet üniversitesi ilan verdi: Şeytan uzmanı doçent aranıyor
Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi, 11 yeni akademisyen alımı için gazete ilanı verdi. Üniversite yönetimi, İslami İlimler Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü’ne aradığı yardımcı doçent için “Kur’an ve Sünnet rehberliğinde şeytanla mücadele edecek insan eğitimi üzerine çalışmaları olmak” şartını getirdi.



http://bit.ly/2zb8WKk
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
duygu
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 23 Sep 2008
Messages: 3543

MessagePosté le: 10 Nov 2017 1:38    Sujet du message: Répondre en citant

Cengiz Bey bana mp ile gondermis, sagolsun; ama buraya koymamis bari ben ekleyeyim. Bazi satirlarin altini ben çizdim.

Citation:

Aydın Engin

Teşhis başkan babadan, tedavi oğlundan


05 Kasım 2017 Cumhuriyet



AKP Başkanı, Türkiye toplumunda “hastalık” olarak gördüğü bir sorunu birçok kez dillendirdi.
Yıllar önce Dolmabahçe Sarayı’ndaki çalışma ofisinin penceresinden, Beşiktaş iskelesinde vapurdan inen kadınlara baktığında “tiksinti duyduğunu” bile söylemişti. Tiksintisinin mini eteklerden mi, bacaklara yapışan “tayt”lardan mı, çok dar pantolonlardan mı, bir omuzu açıkta bırakan giysilerden mi, dekoltesi biraz açık göğüs yakalarından mı kaynaklandığı belli olmadı, ama kadınların, özellikle genç kadınların giysilerinden hiç de hoşlanmadığı, öyle giyinmeyi “milli ve yerli” bulmadığı besbelliydi...
Bu “değerli değerlendirmelerini” 9 Şubat’ta, Saray’da düzenlenen bir ödül töreninde bir yakınmayla sürdürdü:
“... Ülkemizin geçtiğimiz 14 yılda yaşadığı dönüşümün en zayıf halkalarını eğitim ve kültür oluşturuyor. Bu konuda fevkalade müteessirim...”
Bu “teessür”ünü 28 Mayıs’ta AKP iktidarının gözbebeği Ensar Vakfı’nın İstanbul’da toplanan genel kurulunda yaptığı konuşmada daha derinleştirdi, daha “entelektüel” bir içerik kazandırdı.
Şöyle dedi:
“... Siyasi olarak iktidar olmak başka bir şeydir. Sosyal ve kültürel iktidar ise başka bir şeydir. Biz 14 yıldır kesintisiz iktidarız. Ama hâlâ sosyal ve kültürel iktidarımız konusunda sıkıntılarımız var. Elbette sevindirici gelişmeler yaşandı. İmam hatiplere olan ilginin artması, tüm okullarda Kuran-ı Kerim, siyer-i nebi gibi derslerin okutulması çok güzel gelişmeler. Ama bizim hayalimiz olan nesillerin yetiştirilmesi konusunda hâlâ pek çok eksikliğimiz bulunuyor...”
“Sosyal ve kültürel iktidar” nitelemesi başlı başına sorunlu. Sosyal ve kültürel zenginlik ve hele özgürlük yerine “kültürel iktidar” nitelemesi bal gibi faşizan bir söylemdir. Nazilerin kitap yakma ayinleri sırasında benzer yaveler epey sık kullanılmıştı.
Ama AKP Başkanı böyle düşünüyor ve bunu pervasızca dile getiriyor. Ona göre 18. yüzyılın başlarından beri bu topraklar üstünde devlet politikası olarak uygulanan kültürel yönelimler toplumda bir “sosyal ve kültürel hastalık” yaratmış; yerli ve milli olmayan bu kültür ve yaşam biçimi gitgide bir yozlaşmaya yol açmıştı.

***

AKP’nin 14 yıllık iktidarı ile bu hastalığın tedavisi için arayışlar başlamıştı. Önceleri ürkek, son dönemlerde de pek güçlü adımlara tanık olmaktayız.
Ancak bu “hastalığın” tedavisi yönünde en atak, en derin, en köklü yöntem “Başkanın oğlu”ndan, “büyük Türk düşünürleri” arasında yerini almaya başlayan Bilal Erdoğan’dan geldi.
Önceki gün İstanbul Okmeydanı’nda,
“Okçuluk Araştırmaları Enstitüsü”nün açılış töreninde Bilal Erdoğan konuştu.
Başkan’ın oğlu önce “Bütün dünya Türklere düşman” diyen yaygın saptama ve saplantının bir başka yönüne ışık tuttu ve “Bizi kültürleriyle tutsak etmeye çalıştılar” buyurdu.
Sonra “hastalığın” sebeplerini ortaya koydu:
“... Müziklerinden yemeklerine, kıyafetlerine, bütün yaşam tarzlarına kadar bizi tutsak etmeye çalıştılar. Türkiye’de yıllarca müzik derslerinde blok flüt çalınmasının sebebi basit bir şey değildir. Beden eğitimi derslerinde ritmik jimnastiğin öne çıkarılmasının sebebi basit bir şey değildir.”
Ardından da tedavi yöntemini hepimize armağan etti:
“Bizim kendi sporlarımızın, müziklerimizin, müzik enstrümanlarımızın, kendi kültürel öğelerimizin yer alması demek bir milletin bağımsızlığının gerçek manada korunması, sahiplenilmesi demek... Okçuluk merkezine gelen çocuklarımız sadece spor yapmış olmuyorlar, aynı zamanda dimağlarında kültürel kodlarıyla, hafızalarıyla çok sağlıklı bir ilişki, iletişim kuruyorlar. Adeta format atılan, silinen belleği yeniden var etmiş oluyorlar.”

***

Ey Türk gençliği!
Haydi bakalım, hep birlikte milli yemek yemeye, milli giysilere bürünmeye, milli müzik dinlemeye, okçuluk, güreş, cirit gibi milli ve yerli sporlardan başkasına (mesela futbola, basketbola) asla yüz vermemeye...
Ve hem babaya, hem oğluna teşekkür üstüne teşekkür etmeye..

Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10048
Localisation: Paris

MessagePosté le: 05 Déc 2017 2:45    Sujet du message: Répondre en citant

AKP, Graham Fuller’e çok şey borçludur

Okumaya deger bir makale :
http://bit.ly/2AUKa4y
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10048
Localisation: Paris

MessagePosté le: 06 Déc 2017 1:35    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:
Ve... para hırsı ve cehaletin birleşmesi sebebiyle ABD’nin eline korkunç bir silah olarak tutuşturduğumuz Zarrab davası her geçen gün aleyhimize ilerliyor.


Sarraf davasinin Turkiye uzerindeki etki uzerine Feyzioglu yazmis :
http://bit.ly/2jV14oK
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10048
Localisation: Paris

MessagePosté le: 06 Déc 2017 2:50    Sujet du message: Répondre en citant

AKP Turkiye'sinde RTE ile Yargitay'in yorumlari ayni! Ilginç degil mi?

http://bit.ly/2A87aNB
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2232
Localisation: Paris

MessagePosté le: 06 Déc 2017 18:52    Sujet du message: Répondre en citant

Fransizcada "le ridicule ne tue pas" diye bir soz var....
Bu durumdayiz...

Citation:
Erdoğan'ın avukatlarından Hüseyin Aydın'ın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı suç duyurusunda Kılıçdaroğlu'nun sözlerinin, 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin arkasında olduğu iddia edilen Gülen yapılanması ile örtüştüğü ifade edilmişti. Aydın'ın suç duyurusunda ayrıca "bu doğrultudaki söylem ve politikanın örgüt [Gülen yapılanması] tarafından adı geçen siyasi partiye [CHP] empoze edildiği hususunda toplumda yaygın bir kanaat oluşmuştur"


Toplumda yaygin bir kanaat suç delili oluyor. Nasil olçuluyor, nasil kanaat olunca suç olusuyor? Hayal gucunuzu zorlayin



.
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2232
Localisation: Paris

MessagePosté le: 11 Déc 2017 16:02    Sujet du message: Répondre en citant

RTE irtifa kaybediyor, 2019 seçimleri hatta erken seçimler çantada keklik degil, zaten referandumda yapilan usulsuzluklerden sonra seçimlerin mesrutiyeti de sorun olabilecek.
Bu durumda çikis toplu iyice germek, kutuplasmayi hizlandirmak ve karsi tarafi sindirmek.
Karsi tarafi nasil sindireceksin, hapse atmak, mahkemelerde surundurmek yetmiyor, o zaman silahli milisini sokaga dokeceksin. ISte milis basi gozdagini bile vermis :




Arabalari filan da var, ve tabii kendi adamina iktidar goz yumuyor.



detaylar :
15 Temmuz'dan sonra ortaya çıkan silahlı milis harekatı HÖH dernek kurdu


http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/883831/15_Temmuz_dan_sonra_ortaya_cikan_silahli_milis_harekati_HOH_dernek_kurdu.html








.
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2232
Localisation: Paris

MessagePosté le: 14 Déc 2017 10:41    Sujet du message: Répondre en citant

Ozel milisler, kitap toplatip imha ettirmeler, imamlara nikah kiydirmalar, vatandasin guvenliginden sorumlu içisleri bakaninin muhalefet liderine "seni asmayacagim, sen bittin" demesi AKP ile Turkiye'nin ne hallere geldigini çok iyi gosteriyor ve rezaletler devam ediyor :

Citation:
Anaokulunda kız öğrencilere türban takıp erkek öğrencilerin ayakları yıkatıldı






Turkiye'nin gelecegini de batiriyorlar...

haber için :
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/885859/Anaokulunda_kiz_ogrencilere_turban_takip_erkek_ogrencilerin_ayaklari_yikatildi.html


AYni gunler Muftu rutbeli adam çikiyor :

Citation:
Hatay Müftüsü'nden skandal sözler: Kız çocukları ergenlik çağında evlendirilmeli


diyebiliyor :
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/885974/Hatay_Muftusu_nden_skandal_sozler__Kiz_cocuklari_ergenlik_caginda_evlendirilmeli.html


.
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
Montrer les messages depuis:   
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum en langue turque Toutes les heures sont au format GMT + 2 Heures
Aller à la page Précédente  1, 2, 3 ... , 65, 66, 67  Suivante
Page 66 sur 67

 
Sauter vers:  
Vous ne pouvez pas poster de nouveaux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas répondre aux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas éditer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas supprimer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas voter dans les sondages de ce forum


Powered by phpBB v2 © 2001, 2005 phpBB Group ¦ Theme: subSilver++
Traduction par : phpBB-fr.com
Adaptation pour NPDS par arnodu59 v 2.0r1

Tous les Logos et Marques sont déposés, les commentaires sont sous la responsabilités de ceux qui les ont postés dans le forum.