22 visiteur(s) et 0 membre(s) en ligne.
  Créer un compte Utilisateur

  Utilisateurs

Bonjour, Anonyme
Pseudo :
Mot de Passe:
PerduInscription

Membre(s):
Aujourd'hui : 0
Hier : 0
Total : 2098

Actuellement :
Visiteur(s) : 22
Membre(s) : 0
Total :22

Administration


  Derniers Visiteurs

cengiz-han : 01h59:24
murat_erpuyan : 04h57:55
Georges : 1 jour, 15h17:58
duygu : 2 jours
bendeniz : 3 jours


  Nétiquette du forum

Les commentaires sont sous la responsabilité de ceux qui les ont postés dans le forum. Tout propos diffamatoires et injurieux ne sera toléré dans ces forums.


Forums d'A TA TURQUIE :: Voir le sujet - Türk ekonomisi üzerine
Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum Forums d'A TA TURQUIE
Pour un échange interculturel
 
 FAQFAQ   RechercherRechercher   Liste des MembresListe des Membres   Groupes d'utilisateursGroupes d'utilisateurs    

Türk ekonomisi üzerine
Aller à la page Précédente  1, 2, 3, 4, 5
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum en langue turque
Voir le sujet précédent :: Voir le sujet suivant  
Auteur Message
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 7313
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 24 Mar 2017 10:28    Sujet du message: Répondre en citant

Yap, islet, devret modeli... AKP iktidarinin butun altyapi projelerinin yasama geçirilmesi bu modele dayaniyor. Unlu iktisatci Egilmez modelin bir zamanlar Osmanli'yi nasil batirdigina da dokunan Osmangazi koprusu konusundaki yazisi bu anlamda çok ilginç.

http://bit.ly/2nKCjjb

gunluk 40 bin araçlik garanti tutmadigi için (ki tutmayacagi gayet iyi biliniyordu - Istanbul Bogaz kopruleri bile bu rakkama ulasamiyor) ocak subat içinde 50 gunde Araç Sayısı Açığı 1.330.389 oluyor ki bunun karsiligindan devlet günlük gelir garanti 1.400.000 USD farki odeyecektir.

Sonra da devletin cebinden 5 kurus para çikmadi diyerek yalan soyleniyor...
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10048
Localisation: Paris

MessagePosté le: 08 Mai 2017 1:45    Sujet du message: Répondre en citant

AKP yanlilarin, ve burada bunu medar69 temsil ediyor, ovundukleri bir "dunyanin en buyuk 15. ekonomisiyiz" soyleminin aslinda hiçbir sey ifade etmedigini anlamamalarina sasiyorum. Turkiye zaten oldum olasi ilk 20 ekonomi içinde ki bu da oldukça normal cunku nufusu 80 milyon.

Turkiye zaten nufusa gore siralamada 19. ulke, tabii ki 80 milyon kisi bir Luksembourg'dan, bri Yunanistan'dan, bir Belçika'dan fazla uretim yapacak.
https://www.populationdata.net/palmares/population

Haa belki bu ilk 20 ulke arasinda kendisinden fazla nufuslu birkaç ulkeyi geride birakmis olmasi basari olarak gorulebilir ama sorun kisi basina gelirde basliyor... Ilk 20 giren Turkiye, adam basina gelir denince 89. falan. O zaman bu bos boburlenmeyi bir yana birakmak gerek.
https://lespoir.jimdo.com/2014/10/13/classement-mondial-des-pays-par-pib-et-par-pib-par-habitant/

Ve ondan sonra, Murat'in atifta bulundugu gostergelerde son derece olumsuz ve de gerileme içinde olan bir ulke.

OCDE her sene , her uye ulke için bir kitapcik yayinlar ki burada bu gostergeleri karsilastirmali olarak gorebilirsiniz.


Dernière édition par cengiz-han le 21 Sep 2017 0:21; édité 1 fois
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10048
Localisation: Paris

MessagePosté le: 11 Juil 2017 1:08    Sujet du message: Répondre en citant

Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 7313
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 08 Aoû 2017 2:01    Sujet du message: Répondre en citant

TUIK (Fransa'daki INSEE'nin karsiligi), Milli Gelir hesaplarinda çok tartisilan ve kabul gormeyen bir yontem kullanmaya baslayinca (2009 yili baz alinarak) makro ekonomik gostergelerde son derece guzel rakkamlar çikti...

Bu da saglikli bir analiz yapma olanagini ortadan kaldiriyor.

Konuyla iligilenenlere iki yazi oneririm >>>

Büyümede sihirli dokunuş: Yeni hesaplama yöntemi :
http://bit.ly/2fnhRlY

ve

Boratav'dan, Ekonomide durum muhasebesi :
http://bit.ly/2vgafWa
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 7313
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 08 Aoû 2017 2:05    Sujet du message: Répondre en citant

Turk ekonomisindeki garipliklere yeni bir ornek:

Citation:
Türkiye altın ithalatının üçte birini, ihracatının beşte dördünü tek başına Birleşik Arap Emirlikleri ile yaptı. ‘Ne Türkiye ne de BAE altın üretiyor’ diyen ekonomistlere göre bu işte İran benzeri bir tuhaflık var!


http://bit.ly/2vIVY7x


<
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10048
Localisation: Paris

MessagePosté le: 16 Aoû 2017 1:28    Sujet du message: Répondre en citant

Bakalim Turkiye ekonomisi ne zaman duvara toslayacak? Kapasitesinin çok ustunde yasayan Turk halki umarim Yunanistan gibi birgun sarsilmaz. Bu durumlarda da fakir çok daha fakir olurken, orta sinif da çokuyor. Gerçi Yunanistan ornegi de yanlis cunku Avro yuzunden gorulmemis bi kurtarma operasyonu yapildi.


Neden mi bunlari soyledim? Buyurun okuyun

Citation:
AKP sata sata bitiremedi
Cumhuriyetin kuruluşuna tanıklık eden en güzide kuruluşlar birer birer özelleştirildi. Son 15 yılda kamuya ait en değerli kurumları, Türkiye’nin can damarı tesisleri satan AKP,toplam 60 milyar dolar gelir elde etti


http://bit.ly/2fJ6J2T








.
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10048
Localisation: Paris

MessagePosté le: 21 Sep 2017 0:24    Sujet du message: Répondre en citant

Her seyin civisi çiktigi gibi Devletin urettigi istatistiklerde de hayir kalmadi. Turkiye 2017 2. çeyrekte %5 kusur buyumusmus ! Hadi ya!


Citation:

Erinç Yeldan

Milli gelir hesapları


13 Eylül 2017 Çarşamba, Cumhuriyet


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2017 yılının ikinci çeyreğine ilişkin milli gelir (Gayri Safi Yurtiçi Hasıla –GSYH) verilerini yayımladı. Teknik düzeydeki sonuçları TÜİK’in haber bülteninden aktaralım: “Gayrisafi yurtiçi hasıla ikinci çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak (2009= 100), 2017 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %5.1 arttı.”
Hemen önceden belirtelim ki, milli gelirin zincirlenmiş hacim yöntemiyle hesaplanması ve buradan hareketle büyüme hızına ulaşılması iktisatçıları ve iktisat yazınını hiç ilgilendirmiyor. İktisat bilimi öncelikle reel üretim ve üretim - harcama kalemlerinin reel kaynaklarıyla ilgilenir. Zira iktisatçıların bir ülkenin ekonomisini analiz ederken öncelikle kullanmakta olduğu “işçi başına reel üretim, yani üretkenlik”; ya da “sermaye- emek oranı” gibi göstergeler gerek büyüme, gerekse dış ticaret konularında çalışan uzmanların olmazsa olmaz veri kaynaklarıdır.

Oysa TÜİK 2017 başından beri geliştirdiği yöntem değişiklisiyle artık milli gelir rakamlarının sabit fiyatlarla reel düzeyini takip etmemektedir. İlan edilen verilerin, bu haliyle, sadece manşet gazeteciliğini ve “fonlarımı hangi ülkede değerlendiririm ve paradan para kazanırım” sorusunu kendilerine meslek edinmiş finans uzmanlarının ve derecelendirme kuruluşlarının ilgisini çekeceği düşünülebilir.

***

Ancak söz konusu verilere ilişkin daha başka gözlemler de yapmak olası. Öncelikle, ilan edilen büyümenin kaynaklarına değinelim. Sabit sermaye yatırımlarının 2017’nin ikinci çeyreğinde %9.5 büyüdüğü tahmin edilmekte. Yatırımların hızlanması büyümenin de “sağlıklı” ve “sürdürülebilir” nitelikte olacağını muştulamaktadır. Ancak söz konusu yatırım artışının nereden kaynaklandığına bakarsak, burada inşaat ve konut yatırımlarındaki %25’lik büyümenin belirleyici olduğunu görmekteyiz. Diğer yandan “makine ve teçhizat yatırımlarının” 2016’nın ikinci çeyreğinden bu yana büyüme hızları, sırasıyla, %0.2; %-3.7; %-0.7 ve %-12. Güncel veri ise %-8.6. Yani makine ve teçhizat sanayiine yapılan yatırımların son beş çeyrek dönemdeki büyüme hızlarının ortalaması %-5.07! Sanayi sektörünün en öncü faaliyet alanındaki bu gerileme, Türkiye’nin Avrasya’nın üretim merkezi olacağı stratejisiyle hiç de bağdaşmamaktadır.

Söz konusu veriler, ulusal ekonominin diğer verileriyle de uyum göstermiyor. Milli gelirin alt harcama gruplarında özel tüketim harcamalarının sadece %3.2 olduğu ilan edilmiş. Buna ek olarak haziran ayında %5.1 artış gösterdiği ilan edilen 1. çeyrek verisinin de küçültülerek %3.1’e indirildiğini görüyoruz. Dahası, kamu harcamalarının bu çeyrekte %4.3 küçüldüğü duyurulmakta.

Bu çok çarpıcı bir tahmin ve açıkçası tahayyüllerimizi de zorluyor; zira söz konusu dönemde Maliye Bakanlığı verilerinden merkezi yönetim bütçe açısının reel olarak %7 büyüdüğünü izliyoruz. Buna ek olarak, Hakan Özyıldız geçen hafta sosyal medyada da yapmış olduğu paylaşımlarda Hazine borç stokunun bu yılın ilk yarısında 58 milyar TL artış gösterdiğini ve 817 milyar TL’ye ulaşarak rekor bir büyüme içerisinde olduğunu vurguluyor. Bu rakama Kredi Garanti Fonu (KGF); otoyollar, Sağlık Bakanlığı’nın garantili kiracı olduğu şehir hastaneleri gibi ahbap-çavuş kapitalizminin (crony capitalism) ana unsuru olan kaynak transferlerinin dahil olmadığını da hatırlatalım.
Dolayısıyla, kamunun borçlanarak büyümesi devam ederken, TÜİK’e göre kamunun harcamaları düşüyor; yatırımlar artıyor ama artan şeyin teknolojiye, üretkenliğe olan yatırımlar değil, doğayı katleden inşaat ve konut yatırımlarına yöneldiğini izliyoruz. Bu tarz spekülatif büyüme ivmeleri istihdam yaratmadığı gibi, enflasyonist baskıların da sürmesine ve Türkiye’nin gerek işsizlik (özellikle genç işsizlik) ve enflasyon göstergelerinde OECD ülkeleri arasında en kötü göstergeleri sergilemesine neden oluyor.

***

Milli gelirin tahminine ilişkin yöntemsel değişiklikleri ve sonuçlarının analizini 5 Nisan tarihli yazımızda da irdelemiştik. “Ekonomi Ne Durumda?” başlıklı o yazının devamı şöyle sürmekte idi: Sorunun yanıtı: bilemiyoruz. “Bilemiyoruz”, çünkü ulusal ekonomiye ait veriler tam bir karmaşa içerisinde...

Yetiş Katar, yetiş TÜİK.



.
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10048
Localisation: Paris

MessagePosté le: 06 Nov 2017 1:13    Sujet du message: Répondre en citant

Hani ekonomik kalkinma ve gelisme deniyor ya bu RTE iktidarini ovmek için, madalyonun tersi oyle degil. Bir ornek :


Citation:


KOMİK

Deniz altı geçişi o kadar da hayal edilemeyecek bir şey değil
Araç geçişi sağlayan Avrasya Tüneli yıl sonuna kadar açılıyor. Tünelden ilk geçişi Cumhurbaşkanı Erdoğan bizzat kullandığı kendi makam otomobili ile yaptı.

Bu tünel trafik sorununun azalmasına mutlaka katkı yapacaktır.
Yapanları kutlamak gerek.

Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu hizmet için de “Hayal edilemeyeni yapıyoruz, olamaz denileni, yapılamaz denileni yapıyoruz” sözleri de gerçeği yansıtmıyor.

Avrasya Tüneli elbette teknik olarak da mükemmel bir yapı. Ama birincisi “ilk değil” ikincisi para ve teknoloji varsa “yapılamaz” nitelikte değil.
Elbette Erdoğan bu hizmetle övünecektir ama bu halkı yanıltma şeklinde olmamalıdır.

Tabii Erdoğan'ın “yapılamaz, olamaz denileni yaptık” sözlerinde bir gerçek de var.

Hiçbir medeni, demokratik ülkede iktidarların aklına yapılacak bir tünelle birilerini aşırı zengin etmek, bunun finansmanını da halka yüklemek gelmez. Eğer “yapılamaz” denilen bir şey varsa evet Erdoğan haklı, kendi yapsa maliyeti çok düşük tutacağı gibi geçiş ücretini de düşük tutardı, ama “yapılamazı” yaptı her şeyi halkın sırtına yükledi.



http://www.sozcu.com.tr/2016/yazarlar/can-atakli/diktatorlugu-amerikan-kovboy-filmlerindeki-gibi-saniyorlar-1437414
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10048
Localisation: Paris

MessagePosté le: 28 Nov 2017 23:15    Sujet du message: Répondre en citant

Ve gelinen noktainin ozeti... RTE yonetiminde 15 yilda bir devlet nasil çokertilir gorduk...

Citation:


Pamuk eller cebe!

Murat Murathan

Sozcu 28 Kasım 2017


Bir gün yine oturdum televizyon karşısına, AKP Genel Başkanı Erdoğan konuşuyor; “IMF bizden borç istedi 5 milyar dolar, arkadaşlara dedim ki verin…” diyor.

Yine insaflı çıktı Erdoğan… Ben olsam arkadaşlara, “burunları sürtsün biraz” falan derdim, verdirmezdim. Süründürürdüm züppeleri… Telefonlarına bile çıkmazdım. Bildiğin köpek çekerdim IMF'ye… Gelirse de yüzüne çarpardım parayı…

* * *

İşte lider işte ümmet derken, üstüne Diriliş Ertuğrul seyredip gaza gelirken, Bakan Mehmet Şimşek çıktı televizyona… Zinhar ne konuştuğunu kulakları duymuyor olmalı ki; “2018 yılında muhtemelen Türkiye, küresel sistemden minimum 210 milyar dolarlık kaynak bulacak!”
Kaynak demişken? Para, çeşmeden mi akacak? Artezyen kuyusu mu açacağız? Memba mı bulacağız? Dereye kova mı daldıracağız? Hayır, bildiğin borç arayacağız! Niye ki?

* * *

Sahi, hani arkadaşlara “5 milyar dolar borç verin” demiştik? Şimdi 210 milyar dolar borç mu arıyoruz? Bu nasıl iş? Aldığımız borcu, IMF'ye mi vereceğiz? Kendimizi zengin mi göstereceğiz?
Ben size hikâyenin doğrusunu anlatayım. Para bulmak için limonataya vergi koyan bir ülkeden bahsediyoruz. Kimseye borç verecek meteliğimiz yok!

* * *

Önümüzdeki bir yıl içerisinde 170 milyar dolar faizleri hariç dış borç geri ödememiz var. Toplamda 432 milyar dolar! Bir de üstüne 40 milyar dolar cari açık vereceğimiz hesaplanıyor. Bu arada yap-işlet-devret'leri kimse saymıyor!

Neyse, ne etti? 210 milyar dolar… Bakan Mehmet Şimşek'in dediği de bu borcu döndürmek için bulmamız gereken minimum miktar. Hani kredi kartlarında hesap kesilir, minimum ödeme tutarı belirlenir ya… İşte o tutar, 210 milyar dolar!

* * *

Bunun faizi ne olacak? Adamlar cayır cayır alacak. Her geçen gün borç bulmanın maliyeti de artıyor. Yaklaşık 25 milyar dolar da toplam borcun yıllık faizi ödenecek. Bulabilirsek onu da borç alarak ödeyeceğiz ama önce şu 210'u bulalım da… Gerisini bir yolla hallederiz.

Bakın bu iş böyle gitmez! Bir yerde duvara toslayacağız. Bunu Bakan Şimşek de söylüyor; “çözümün yolu yapısal reformlardan geçmektedir” diyor.

* * *

İyi de güzel kardeşim ben mi yapacağım reformları? Sen hükümetin bakanı değil misin? Çoğunluk sizde değil mi? MHP bir dediğinizi ikiletmeden yapmıyor mu? Kimi kime şikâyet ediyorsun?

Sahi sen orada ne iş yapıyorsun? Senin arkadaşın yok mu? Sen de arkadaşlara “şu reformları bir zahmet çıkartalım” deyiver!


Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10048
Localisation: Paris

MessagePosté le: 30 Nov 2017 1:47    Sujet du message: Répondre en citant

Ocak 2013 de 2,3 olan € bugun neredeyse 5 €...

Türkiye uçuyor, butun dunya Turkiye'yi kiskaniyor, basarilarini çekemedikleri RTE'ye dusmanlar !!!!!!!!!
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2232
Localisation: Paris

MessagePosté le: 30 Nov 2017 9:48    Sujet du message: Répondre en citant

Neden hayiflaniyorsun! Her sey yolunda / tout va bien mon général...

1960 larda % 100 yerli araba yapip MKE'nin onunde sergi olsun diye birakivermistik, simdi RTE ilk % 100 yerli arabanin musterisi olacakmis!!! Eh 50 senelik bir kayip onemli degil...

Le Petit Journal Turkiye ekonomisi hakkinda bilgi yayinlamis :

https://lepetitjournal.com/istanbul/actualites/les-5-min-de-leco-la-turquie-met-au-point-une-cape-dinvisibilite-163436
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 7313
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 18 Déc 2017 0:04    Sujet du message: Répondre en citant

3. T. buyume orani Turkiye'de tartisma yaratti. Ben biraz ekonomiden anladigini dusunen kisi olarak TUIK'in Milli Gelir hesaplarinda yaptigi metodoloji degisikligi ve de Fiyat endekslerini olustran sepetlerde yapilan gayri ciddi oynamalardan sonra rakkamlara kuskuyla bakar oldum ve daha kotusu bugunku verileri geçmisle karsilastirmak bir anlamda olanaksizlasti.

Buyume hiziyla ilgili olarak Yeldan'in yazisi aydinlatici :

Citation:

Büyümenin ardındaki gerçekler

Cumhuriyet ,13 Aralık 2017



Baz etkisinden arındırılmış GSYH büyümesi, son dört çeyrekte sırasıyla 4.9, 1.6, 2.2 ve 1.2’dir. Yani, mevsim ve takvim etkilerinden arındırıldığında cila silinmekte ve ekonomi aslında yavaşlamaktadır

Son büyüme rakamları ulusal ekonominin kabaca son yirmi yıldır içinde bulunduğu yapısal koşulların bir özeti niteliğinde: Türkiye ekonomisi yurtdışından sermaye girişleri hızlandığında büyüyen, sermaye girişleri yavaşladığında (dikkat ediniz sermaye çıkışı değil, sadece yavaşlama) ise daralan bir ekonomi görünümündedir. Sermaye hareketlerine bu aşırı duyarlılık Türkiye’nin 1980’lerden bu yana uluslararası işbölümünde taşeronlaştırılmış bir ucuz işgücü deposu ve ithalat cenneti biçiminde “yükselen piyasa ekonomisi” olarak eklemlendirilmesine yönelik politikaların sonucudur.

Türkiye ekonomisinin (teknik ifadesiyle gayri safi yurtiçi hasılasının) 2017’nin üçüncü çeyreğinde yüzde 11’i aşan büyüme performansının sade ve net açıklaması budur. Yıllık bazda yeniden 41 milyar dolara ulaşan ve şimdiden milli gelirin yüzde 5’ini aşan cari işlemler açığı ile uyarılan ulusal ekonomi, bir yandan da kredi garanti fonu ve benzeri kamu politikalarıyla şişkinleştirilmekteydi. Böylelikle merkezi yönetim bütçe açığı daha yılın ilk on ayında 35 milyar TL’ye ulaşırken, açığın milli gelire oranı da yüzde 2’ye dayanmaktaydı.


Dengesizlik var

Dolayısıyla bir yandan dış sermaye girişleri, bir yandan da kamu bütçe dengelerini tehdit eden biçimde teşviklendirilen ulusal ekonominin bir saman alevi gibi konjonktürel bir sıçrama göstermesi hiç şaşırtıcı olmamalıdır. Bu konjonktürel ivmenin yarattığı dengesizlikler ise semptomlarını iki haneye ulaşmış enflasyon baskısı olarak kendini göstermektedir.

Ancak, üçüncü çeyreğin büyüme rakamının ardında bir önemli etken daha bulunmaktadır: 2016’nın eşdeğer dönemine görece yaşanmakta olan baz etkisi. Bilindiği üzere geçen senenin 15 Temmuz’unda yaşanan darbe girişimi ve sonrasında yaşanan siyasi şoklar nedeniyle ulusal ekonomide ciddi bir daralma yaşanmış ve büyüme hızı 0.8 oranında daralmış idi. Dolayısıyla, 2017’nin üçüncü çeyrek performansı daralan bir ekonominin üzerine gelmekte ve istatistiksel olarak abartılı bir yanılsamayı içinde barındırmaktadır.

***

O halde ekonomik büyümenin nicel boyutlarını bu yanılsamanın etkilerinden arındırmamız gerekecektir. Bu amaçla gene TÜİK’in yayımlamakta olduğu mevsimsel ve takvim etkilerinden arındırılmış büyüme rakamlarına bakmamız yeterlidir. Bunun ötesinde, söz konusu “baz etkisini” bertaraf etmek için geçen yılın eşdeğer dönemine görece yıllıklandırılmış bir karşılaştırma yapmak yerine, çeyrek dönemlerdeki büyüme oranlarını tek tek sıralamak daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Aşağıda TÜİK’in resmi verilerinden derlediğimiz böylesi bir analiz sunuyoruz.[Haber görseli]


Tablodaki veriler, milli gelirin (gayri safi yurtiçi hasılanın - GSYH’nin) ve önemli makroekonomik göstergelerin büyüme oranlarını, mevsim ve takvim etkilerinden arındırarak vermektedir. TÜİK verilerine göre, baz etkisinden arındırılmış milli gelirin büyümesi 2016’nın son çeyreğinde yüzde 4.9 iken, sonraki çeyrek dönemlerde, sırasıyla yüzde 1.6 ve 2.2 olmuş; içinde bulunduğumuz veri döneminde ise sadece yüzde 1.2 olarak gerçekleşmiştir. Yani, mevsim ve takvim etkilerinden arındırıldığında yüzde 11.1’lik cila silinmekte ve Türkiye ekonomisinin son dört çeyrek dönemde aslında yavaşlamakta olduğunu belgelemektedir!


Anarşik dalgalanma

Ekonomik büyümenin ardında itici olarak öne sürülen “hane halkları özel tüketim harcamaları” ile “ihracat” kalemlerinde de benzer eğilimler yaşanmakta ve ekonominin ithalata bağımlılığının sürdüğü net olarak görülmektedir.
Sektörlerin performansına gelince; yıllardır kendi kaderine terk edilmiş ve piyasa güçlerinin anarşik dalgalanmalarına emanet edilmiş Türk tarımının söz konusu dönem boyunca durağanlaşması ve nihayet yüzde 0.2 oranında gerilemiş olması kimseyi şaşırtmamalıdır. Diğer yandan yeni istihdam yaratmakta zorlanan ve sabit sermaye yatırımlarındaki payı giderek küçülen, taşeronlaştırılmış ve dışa bağımlı yapısıyla imalat sanayiinin 2016’nın son çeyreğinden bu yana yavaşlamakta oluşu ve nihayetinde de aslında yüzde -1.3 ile daralmış olması gene şaşırtıcı değildir. Türkiye ekonomisinin geleceğini inşaata yapılan yatırımlarda gören büyüme stratejisi, inşaat sektöründe yaşanan yüzde 5.4’lük büyüme oranlarında ortaya çıkmaktadır.
Büyüme rakamlarının ardında yatan gerçek yalın ve nettir: İstatistiksel yanılsama yaratan baz etkisinden, yani mevsim ve takvim etkilerinden arındırıldığında, Türkiye ekonomisi son dört çeyrek boyunca durağanlaşmaktadır.



Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
Montrer les messages depuis:   
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum en langue turque Toutes les heures sont au format GMT + 2 Heures
Aller à la page Précédente  1, 2, 3, 4, 5
Page 5 sur 5

 
Sauter vers:  
Vous ne pouvez pas poster de nouveaux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas répondre aux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas éditer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas supprimer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas voter dans les sondages de ce forum


Powered by phpBB v2 © 2001, 2005 phpBB Group ¦ Theme: subSilver++
Traduction par : phpBB-fr.com
Adaptation pour NPDS par arnodu59 v 2.0r1

Tous les Logos et Marques sont déposés, les commentaires sont sous la responsabilités de ceux qui les ont postés dans le forum.