40 visiteur(s) et 0 membre(s) en ligne.
  Créer un compte Utilisateur

  Utilisateurs

Bonjour, Anonyme
Pseudo :
Mot de Passe:
PerduInscription

Membre(s):
Aujourd'hui : 0
Hier : 0
Total : 2147

Actuellement :
Visiteur(s) : 40
Membre(s) : 0
Total :40

Administration


  Derniers Visiteurs

Philippe : 03h27:51
Dom : 07h40:11
murat_erpuyan : 08h10:56
SelimIII : 08h14:23
Georges : 13h01:34


  Nétiquette du forum

Les commentaires sont sous la responsabilité de ceux qui les ont postés dans le forum. Tout propos diffamatoires et injurieux ne sera toléré dans ces forums.


Forums d'A TA TURQUIE :: Voir le sujet - 17 ve 25 Aralik'i, unutmayalım, unutturmayalım!
Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum Forums d'A TA TURQUIE
Pour un échange interculturel
 
 FAQFAQ   RechercherRechercher   Liste des MembresListe des Membres   Groupes d'utilisateursGroupes d'utilisateurs    

17 ve 25 Aralik'i, unutmayalım, unutturmayalım!
Aller à la page Précédente  1, 2, 3, 4  Suivante
 
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum en langue turque
Voir le sujet précédent :: Voir le sujet suivant  
Auteur Message
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10958
Localisation: Paris

MessagePosté le: 21 Oct 2014 0:32    Sujet du message: Répondre en citant

Bakiyorum da Mehmet Y. Yilmaz burada yazan kisilerin, ben dahil, çok okudugu bir yazar... Gerçekten kibarca ama gayet gerçekci yaziyor...

Yolsuzlugun uzerinin, bana gore simdilik, ortulmesi ile ilgili yazini benden once koyan olmamis hayret !

Citation:



Mehmet Y. Yılmaz - Hürriyet 20.10.2014
Bu, savcının işi olmamalıydı

17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonu ile ilgili olarak savcılığın verdiği karar çok tartışılacak, buna kuşku yok.

Savcı takipsizlik kararı verirken, delillerin "yasadışı" olduğunu belirtiyor.
Şuna hiç kuşku yok ki usul, esastan önemlidir. Usulüne uygun yapılmayan soruşturmaların, hukuki sonuç doğurmaması genel kabul görmesi gereken bir durumdur.

Zaten bununla ilgili Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı da mevcut.
Bunun tartışılacak bir yönü yok.

Burada tartışılması gereken konu, savcılığın bu kararı verebilip, veremeyeceğidir.

Bu kararı, yani delillerin usulüne uygun olarak toplanmamış olması ile ilgili kararı vermesi gereken makam mahkeme olmalıydı.

Savcı mütalaasında bu durumu belirtip, beraat isteyebilirdi.

Savcı takipsizlik kararını verirken, şüpheliler hakkındaki dinleme kararı alınması sırasındaki tek delilin "imzasız ihbar mektupları" olduğunu söylüyor.

Telefon dinleme kararlarının iddia edilen eylemle ilgili olmadığını, ortada bir suç örgütünün bulunduğunu gösterir delil olmadığını belirtiyor.
Evet, olabilir.

Ama sonuç olarak dinlemeler mahkeme kararıyla yapılmış, bu mahkeme kararlarının hukuk dışı olduğuna karar vermek savcının değil, yine bir mahkemenin işi olmalıydı.

Belli ki savcı, o delillerin mahkeme sırasında ortalığa saçılmasına engel olmak istemiş.

Buna engel olmasaydı, "hükümete darbe" diye yutturulmaya çalışılan şeyin, büyük bir yolsuzluk soruşturması olduğunu saklamak kolay olmayacaktı tabii.

Bakalım bu kararı veren savcı bey, bunun ödülünü nasıl alacak?
Milletvekili olarak mı, Adalet Bakanlığı'nda güzel bir görev mi, Yargıtay'da bir üyelik mi?

Bekleyip göreceğiz, beşer unutur ama arşiv asla unutmaz!


17 Aralık'ta ne öğrenmiştik?


SAVCILIĞIN takipsizlik kararı, 17 Aralık günü ortaya çıkan şeylerin gerçek olmadığını değil, o gerçeği kanıtlayan delillerin usulüne uygun olarak toplanmadığı ile ilgilidir.

Savcılık, bu delillerin "uydurma" olduğunu iddia ediyor değil.
Savcı diyor ki, "Bu deliller hukuki olarak sonuç doğurmaz, çünkü usulüne uygun olarak elde edilmedi"!

Yani öğrendiklerimiz gerçek, ama gerçekleri öğrenirken uyulması gereken kurallara uyulmamış!

Buyurun, kısa bir 17 Aralık hatırlatması yapalım, neler öğrendiğimize bakalım.

1 – Halkbank Genel Müdürü'nün evinden ayakkabı kutularına istiflenmiş halde 2.5 milyon dolar ve 2.5 milyon Euro bulundu.

2 – Zamanın İçişleri Bakanı Muammer Güler'in oğlunun evinden boyum büyüklüğündeki yedi çelik kasada 93 bin do­lar, 325 bin Eu­ro ve 395 bin lira bulundu.
Bakan bu paranın "ev satın almak için" bulundurulduğunu söyledi ama sonradan telefonda oğluna "danışmanlık işi yaptığını söylemesini istediği" ortaya çıktı.

3 – Muammer Güler'in, polis tayin ettirmek, koruma sağlamak, oturma izni ayarlamak gibi işler karşılığında Reza Zarrab'dan 10 milyon dolara yakın para aldığını öğrendik.

4 – Zamanın Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın kod adı, Reza Zarrab'a ait bir listede yer alıyordu, Bakan'ın 52 milyon dolar civarında bir parayı Zarrab'dan aldığı bu listede yazılıydı.
Bakan ayrıca Reza Zarrab'dan 700 bin lira değerinde bir saat de almıştı. Zarrab'ın uçağıyla ailecek umre ziyaretine gittiği anlaşılmıştı.

5 – Zamanın AB Bakanı Egemen Bağış'a, Reza Zarrab tarafından ayakkabı kutusunda, elbise torbasında ve çikolata tepsisinde her seferinde 500'er bin dolar verildiği ortaya çıktı.

6 – Zamanın Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın, Başbakan'ın talimatıyla bazı müteahhitlere rant yaratmak amacıyla Bakanlığının yetkilerini kullandığı ortaya çıktı.

7 – Zamanın Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, oğluna evdeki paraları "sıfırlama" talimatı verdiğini, ancak bütün gün dağıtılmasına rağmen geriye hala 30 milyon Euro'nun kaldığını öğrendik.
Bütün bunlar belki hukuki bir sonuç doğurmayacak artık.
Ama şunu biliyoruz: Hukuki değilse bile ahlaki bir sorun ortada duruyor.



Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2399
Localisation: Paris

MessagePosté le: 23 Oct 2014 18:54    Sujet du message: Répondre en citant

Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10958
Localisation: Paris

MessagePosté le: 28 Oct 2014 3:56    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:


Milli iradeye 'Hadi git işine' dediler!
27.10.2014 Pazartesi
M.Y. Yilmaz

DÖRT bakan ile ilgili yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasını yürütecek komisyonun üç kişilik bir grubu, İstanbul'da, Reza Zarrab, onun adamı Abdullah Habbani ve Muammer Güler'in oğlu Barış Güler'i "tanık olarak" ifade vermeye çağırdı.

Savcılık takipsizlik kararı vermemiş olsaydı, bu kişiler aslında aynı davanın sanığı olarak mahkemede yargılanacaklardı, şimdi "tanık" sıfatını kazandılar.

Bu "tanıkların" hepsi, komisyona ifade vermeyi reddetti.
Hiçbir şey söylemeden çekip gittiler.

Baktım, AKP sözcüleri "milli iradeden" dem vuracaklar mı diye, tıs yok!
Milli iradenin temsilcisi TBMM komisyonu ifade almak istiyor, bunlar "Hadi işinize gidin, size ifade mifade yok" diyorlar!

Benim açımdan bu işin ilginç olan yönü Barış Güler'in tanık olarak ifade vermeyi kabul etmemiş olması.

İfade verseydi, hangi bilgisiyle Reza Zarrab'a "danışmanlık" yaptığını açıklamak zorunda kalacaktı, bu bir.

Evinde çıkan kasaları, para sayma makinesini ve 93 bin dolar artı 325 bin Euro ve artı 395 bin liranın kaynağını açıklaması da gerekebilecekti.
Babası "oğlum bir gayrimenkul alımı için o parayı evde bulunduruyordu" demişti, o parayla nereyi alıp ya da satacağını da açıklaması gerekecekti.
Bir de tabii çelişkileri açıklaması lazımdı.

Para madem gayrimenkul alımı için evde bulunuyordu, babası ona evde arama sürerken telefonda neden "Danışmanlık işi de, akrabamdan alacağım vardı de" diye talimatlar yağdırmıştı, bunun da açıklanmaya ihtiyacı vardı.

Madem babası masumdu, kendisinin bu işlerde bezi yoktu, neden tanıklık edip bütün iddialar ile ilgili tatmin edici bir açıklama yaparak babasını kurtarmayı denemedi, gerçekten çok merak ettim!

Reza Zarrab da aynı şekilde kendisine devlet koruması sağlanması ile ilgili ayrıntıları açıklamak zorunda kalacaktı.

Kendisini rahatsız eden bir komiseri sürdürme işini de tabii!
Bakanın kendisine neden "Önüne yatarım" dediğini de sanırım komisyon merak eder ve sorardı.

Tabii sadece bunları değil.

Zafer Bey'in saatinin faturasının neden onun adamı üzerine kesildiğini, neden Zafer Bey'in kod adının rüşvet listesinde geçtiğini, Egemen Bağış'a neden ayakkabı kutusunda, elbise torbasında ve çikolata tepsisinde 500'er bin dolar para verdiğini de anlatırdı belki.

Ama kısmet değilmiş demek ki!

Bakarsınız, bakanlar "sanık" olarak sorgulanırken, onlar açıklarlar bu soruların yanıtlarını.

Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10958
Localisation: Paris

MessagePosté le: 28 Oct 2014 3:57    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:

'Dünün' şakası!
DÜN en çok şu tweet'e güldüm, "Çapulcu Ayyaş" isimli bir kullanıcı atmış:
"Saatlerin geri alınacağını duyunca fenalaşan Zafer Çağlayan'a durum izah edilmeye çalışılıyor."
Daha önce de söylemiştim...
Bu tür şakaları daha çok duyacaksınız Zafer Bey, alışmaya çalışın, sinirlenmeyin!


http://sosyal.hurriyet.com.tr/Yazar/Mehmet-Y-Yilmaz_148/Milli-iradeye-39-Hadi-git-isine-39-dediler_27463903
Exclamation
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10958
Localisation: Paris

MessagePosté le: 19 Nov 2014 2:34    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:


Bu başarı ödülü hak etti


ADLİ Tıp, 17 Aralık soruşturması sırasında elde edilen ses kayıtları ile çözümlerinin (tape diyorlar bu işleme) birbirleriyle uyumlu olduğunu tespit etti.

Yani, telefon konuşmalarındaki sözler, anlamları değiştirilmeden, ekleme, çıkarma yapılmadan olduğu gibi kâğıda aktarılmış.

Sadece basit imla hataları varmış ki bu polislerin değil, Türk eğitim sisteminin bir sorunu olarak değerlendirilmeli.

Bu haber dün Hürriyet, Milliyet ve Cumhuriyet'te yayımlandı. Demek ki çok da özel bir haber değil, işini takip eden gazetecilerin ulaşabileceği bir bilgi.
Kolayca tahmin edebileceğiniz gibi bu haber havuz medyasında kendisine küçük de olsa bir yer bulamadı!

Demek ki yandaş medyada, paralel sızmaya karşı iyi önlemler alınmış, böyle "zararlı" bir haberin gizlice sayfalara sızması engellenmiş!

Bu başarı doğal olarak ödülü de hak ediyor, her başarının ödüllendirilmesi gerektiğine inanırım çünkü.

Ve büyük ödül "dilli kaşarlı" bu kez havuz medyasının tümüne birden gidiyor, kutluyor, başarılarının devamını diliyorum!



http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/mehmet-y-yilmaz_148/milli-iradeye-saygi-unutuldu_27606009
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10958
Localisation: Paris

MessagePosté le: 11 Déc 2014 2:45    Sujet du message: Répondre en citant

Yarasi olan gocunur derler !!!





Citation:

Erdoğan, 'Hırsız' manşetini üstüne alındı dava açtı

BirGün gazetesinin Osmanlıca harflerle "hırsız" yazılı manşetine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaretten soruşturma başlatıldı.

cumhuriyet.com.trYayınlanma tarihi: 10 Aralık 2014


BirGün gazetesinin dünkü “hırsız” manşetine soruşturma açıldı. BirGün gazetesi Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Osmanlıca “hırsız” yazdık, isim vermedik ama Cumhurbaşkanı Erdoğan üstüne alındı! Savcı dünkü manşetimiz için soruşturma başlattı” diye soruşturmayı duyurdu.

ERDOĞAN 'HIRSIZ' MANŞETİNİ ÜZERİNE ALINDI

BirGün gazetesinde yer alan haberde ise “BirGün gazetesinin AKP hükümeti tarafından getirilen liselerde Osmanlıca dayatmasına ilişkin attığı Osmanlıca ‘Hırsız’ manşeti ve gazetenin sekizinci sayfasındaki ‘Osmanlıca öğretilecek’ başlıklı haberi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından BirGün’e “Cumhurbaşkanı’na Hakaret’ten soruşturma açıldı.

Savcı H. Hasan Bölükbaşı tarafından açılan soruşturmada gazetenin imtiyaz sahibi ve sorumlu yazıişleri müdürü şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldı. Soruşturma tebliğinde yedi iş gününde ifadeye gelinmemesi halinde ‘zorla getirilme’ kararı alınacağı bildirildi” ifadesine yer veridli.



http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/161213/Erdogan___Hirsiz__mansetini_ustune_alindi_dava_acti.html
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10958
Localisation: Paris

MessagePosté le: 16 Déc 2014 22:55    Sujet du message: Répondre en citant



http://www.haber3.com/gursel-tekinden-17-25-aralik-yolsuzluk-ve-rusvetle-mucadele-haftasi-aciklamasi-3079160h.htm
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10958
Localisation: Paris

MessagePosté le: 16 Déc 2014 22:57    Sujet du message: Répondre en citant




http://www.chp.org.tr/?manset=chp%E2%80%99nin-yolsuzlukla-rusvetle-kara-para-aklayanlarla-baba%E2%80%99nin-%E2%80%98sifirlayin%E2%80%99-talimati-uzerine-ailece-sifirlama-operasyonu-yapanlarla-mucadelesi-billboardlari-yasaklaya

/
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10958
Localisation: Paris

MessagePosté le: 17 Déc 2014 1:21    Sujet du message: Répondre en citant




http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/163873/CHP_ile_Polis_arasinda_pankart_gerilimi.html
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
cengiz-han
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 12 Jan 2008
Messages: 10958
Localisation: Paris

MessagePosté le: 18 Déc 2014 1:30    Sujet du message: Répondre en citant

Tevfik Fikret'in siiri bugunlerde çok moda. Youtube'de bir arama yapin isterseniz...
Buradaki versiyon 17 Aralik için, bir de Cem Karaca'dan ayarlama bir montaj var ki o AKP TUrkiye'sine yakisir...

Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 8039
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 22 Déc 2014 13:56    Sujet du message: Répondre en citant


<

Laughing
Idea
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
murat_erpuyan
Admin
Admin


Inscrit le: 30 Jan 2006
Messages: 8039
Localisation: Nancy / France

MessagePosté le: 22 Déc 2014 13:58    Sujet du message: Répondre en citant


<

Crying or Very sad
Idea
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
opak
Advanced
Advanced


Inscrit le: 02 Mar 2013
Messages: 141

MessagePosté le: 25 Déc 2014 3:53    Sujet du message: Répondre en citant

Citation:

Yılmaz Özdil

24 Aralık 2014


Yolsuzluk komisyonu

Üşenmedim kurcaladım…
Kalem kalem listesini buldum.

*

10 ton, bulaşık makinesi deterjanı
7 ton, bulaşık makinesi parlatıcısı
8 ton, ön yıkama maddesi
2.5 ton, leke çıkarıcı
8 ton, yağ sökücü
3 ton, kireç sökücü
3 ton, sebze-meyve dezenfektanı
1 ton, el dezenfektanı
1 ton, yüzey dezenfektanı
1 ton, diğer dezenfektanlar
5 ton, elde bulaşık yıkama sıvısı
700 kilo, köpüğü ayarlı deterjan
250 kilo, çamaşır yumuşatıcısı
500 kilo, oksijen bazlı ağartıcı
500 kilo, çamaşırda yardımcı madde
350 kilo, klor bazlı ağartıcı
1.5 ton, cam temizleme malzemesi
10 bin litre, cilasız yüzey maddesi
2 bin litre, cilalı yüzey maddesi
2 bin litre, cila sökücü
500 paket, arındırıcı
10 bin litre, banyo temizleyicisi
5 bin litre, ahşap lamine temizleyicisi
10 bin litre, çamaşır suyu
5 bin litre, oda spreyi
2 bin litre, oda şampuanı
1500 adet, mobilya parlatıcısı
1500 adet, metal parlatıcı
500 litre, toz toplama maddesi
2 bin litre, sert zemin cilası
10 bin litre, köpük sabun
4 bin litre, el dezenfektanı
5 bin litre, el yıkama sıvısı

*

Nedir bu derseniz?
TBMM’nin yıllık temizlik gideri.

*

Ve, hala merak ediliyor, yolsuzluk komisyonundan acaba ne çıkacak filan?

*

Kardeşim…
Baksana şu listeye bi daha.
Leke mi kalır?

*

Yıkar, paklar, aklar.
T’emizler
B’akanlarımızı
M’illetvekillerimizi
M’is gibi yapar.



Exclamation
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
SelimIII
V.I.P
V.I.P


Inscrit le: 30 Aoû 2007
Messages: 2399
Localisation: Paris

MessagePosté le: 06 Jan 2015 10:34    Sujet du message: Répondre en citant

Adaletten bu kaçis tam bir suçluluk karinesi...

Ne demisti bir zamanlar bakan sifatindaki bir adam : korkacak bir seyiniz yoksa niye dinlenmekten rahatsiz olasaniz ki...

Madem suçsuzdunuz, niye aklanmaktan kaçtiniz? Ustelik AYM çogunlugunu da bu iktidar seçti. Sahte oldugunu ileri surdugunuz tapelerini niye siliyorsunuz? Sahte oldugunu ispat etmenin tam zamani degil mi?

Kokusmus bir Turkiye imaji bugun percinlendi. AKP Turkiyesi bu...
Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
opak
Advanced
Advanced


Inscrit le: 02 Mar 2013
Messages: 141

MessagePosté le: 06 Jan 2015 16:44    Sujet du message: Répondre en citant

Bu da Hürriyet'in Ahmet Hakan'indan...


Citation:


Ben yine o dört eski bakana sesleneceğim

06.01.2015 Salı

VELEV ki Anayasa Mahkemesi, yeryüzünün en taraflı, en güvenilmez, en kasıtlı, en önyargılı, en tuzakçı mahkemesidir.
Haklıysan, dürüstsen, masumsan, en küçük bir yamuğun yoksa...
O mahkeme sana ne yapabilir ki?

*

-Rüşvet olarak aldığını iddia ettikleri o saatin parasını son kuruşuna kadar cebinden ödemişsen...
-Çikolata tepsisinde geldiğini iddia ettikleri o dolarları cebine indirmemişsen...
-Para sayma makineleriyle saydığını söyledikleri paraları alnının teriyle kazanmışsan...
Ayakkabı kutusuna istiflediğin paralar, gerçekten de hayır hasenat parasıysa...
Yeryüzünün en taraflı mahkemesinde, yeryüzünün en kasıtlı yargıçları tarafından yargılansan kaç yazar!

*

Çıkarsın o mahkemeye...
Şak diye koyarsın belgelerini...
Takır takır yaparsın savunmanı...
Böylece...
Yüce Divan'ı onurunu, haysiyetini ve şerefini kurtarmanın bir platformu haline getirirsin.

*

Haklıysan, dürüstsen, tertemizsen, paksan, aksan, masumsan...
Hangi çılgın seni Yüce Divan'la korkutabilir ki?

*

Hem neden korkasın?
-Sahipsiz değilsin ki... Arkanda kapı gibi hükümetin var.
-Sesini duyurmaktan aciz değilsin ki... Sesine ses katmak için hazırda bekleyen ağır bir propaganda makinesi emrine amade.
-Önyargılarla kuşatılmış değilsin ki... Sana inanmaya hazır en az yüzde 50 var.
-Mahkemede katakulliye maruz kalacak değilsin ki... En küçük bir hak gaspı karşısında yeri göğü inletecek dostların var.
-Zavallı Ergenekoncular gibi marjinal kalacak değilsin ki... Şimdiden sana kol kanat geren yüzlerce gönüllü avukatın var.
-Araçsız, vasıtasız kalacak değilsin ki... Bir haykırsan en az 40 televizyon canlı yayına geçer.

*

Bu ahval ve şerait içinde...
"Beni sakın Yüce Divan'a yollamayın" diye ağlaşmak yerine...
"Yollayın beni Yüce Divan'a da Yüce Divan tuzağını başlarına geçireyim" diye haykırman gerekmez miydi?

Numara yapıyorlarmış


BAKANLARIN Yüce Divan'a gidip gitmeyeceğini belirleyen soruşturma komisyonu, AK Parti'nin önerisi ve oylarıyla kurulmuştu.

*

Yani AK Parti...
"Bir komisyon kuralım, o komisyon bakanların Yüce Divan'a gidip gitmeyeceğine karar versin" demişti.

*

Aynı AK Parti'den isimler, komisyon kararını vermeden önce dediler ki:
"Biz Yüce Divan'a güvenmiyoruz."

*

İnsan ister istemez soruyor:
Madem güvenmiyordunuz...
Ne diye sonunda Yüce Divan'a gitme ihtimali olan bir komisyonun kurulmasına önayak oldunuz ki?
Yoksa tiyatro mu çeviriyordunuz?

Yargılanacak olanlar CHP'liler olsaydı

CHP'li önemli isimlerin yolsuzluk nedeniyle Yüce Divan'a gitmeleri söz konusu olsaydı...
Ve CHP de...
-"Biz bu mahkemeye güvenmiyoruz" deseydi...
-"Biz bu işi kendi içimizde çözeceğiz" deseydi...
-"Mahkemenin başkanını gözümüz tutmuyor" deseydi...
AK Parti nasıl bir tutum alırdı?

*

Sahi nasıl bir tutum alırdı AK Partililer?
"Adamlar çok haklı canım... Gerçekten de o mahkemeye güvenilmez" mi derlerdi?
Yoksa...
"Yürü servi revanım, yürü Yüce Divan'a" diye kafa mı yaparlardı?


Sen mahkemeye güvenmezsen


"GÜVENİLMEYEN mahkemenin huzuruna çıkmama hakkı" diye bir şey varsa...
Aynı hak, neden generallere tanınmadı? Neden koca generallerin, hiç güvenmedikleri mahkemelere kellelerini teslim etmelerine göz yumuldu?

*

"Haksızlığa uğrama" ihtimali, mahkemenin huzuruna çıkmama gerekçesi olacaksa...
Generaller, "Paralellerin Mahkemesi"nde neden yargılandılar? Egemen Bağış'ın canı can da İlker Paşa'nın canı patlıcan mı?

*

Sen Anayasa Mahkemesi'ne güvenmemeyi kendinde hak görürsen...
Neden vatandaş da asliye ceza mahkemesine güvenmemeyi kendine hak görmesin?

*

Sen "üstünsün" diye senin hukukun geçerli olacaksa...
Ne diye yıllarca "üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü" diye beynimizde boza pişirdin?


İşte 'güvenmiyoruz' dedikleri mahkeme


TOPLAM üye sayısı: 17

*

Turgut Özal tarafından atanan üye sayısı: 1

*

Ahmet Necdet Sezer tarafından atanan üye sayısı: 4

*

Abdullah Gül tarafından atanan üye sayısı: 10

*

Tayyip Erdoğan tarafından atanan üye sayısı: 1

*

Meclis tarafından belirlenen üye sayısı: 2

*

Başka bir diyeceğim yok.
Tanık sizin.


Revenir en haut de page
Voir le profil de l'utilisateur Envoyer un message privé
Montrer les messages depuis:   
Poster un nouveau sujet   Répondre au sujet    Forums d'A TA TURQUIE Index du Forum » Forum en langue turque Toutes les heures sont au format GMT + 2 Heures
Aller à la page Précédente  1, 2, 3, 4  Suivante
Page 2 sur 4

 
Sauter vers:  
Vous ne pouvez pas poster de nouveaux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas répondre aux sujets dans ce forum
Vous ne pouvez pas éditer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas supprimer vos messages dans ce forum
Vous ne pouvez pas voter dans les sondages de ce forum


Powered by phpBB v2 © 2001, 2005 phpBB Group ¦ Theme: subSilver++
Traduction par : phpBB-fr.com
Adaptation pour NPDS par arnodu59 v 2.0r1

Tous les Logos et Marques sont déposés, les commentaires sont sous la responsabilités de ceux qui les ont postés dans le forum.