Warning: htmlspecialchars(): charset `ISO-8859-9' not supported, assuming utf-8 in /homepages/14/d311014336/htdocs/forum/modules/phpBB2/posting.php on line 53

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /homepages/14/d311014336/htdocs/forum/modules/phpBB2/posting.php:53) in /homepages/14/d311014336/htdocs/forum/modules/phpBB2/includes/page_header_review.php on line 505

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /homepages/14/d311014336/htdocs/forum/modules/phpBB2/posting.php:53) in /homepages/14/d311014336/htdocs/forum/modules/phpBB2/includes/page_header_review.php on line 507

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /homepages/14/d311014336/htdocs/forum/modules/phpBB2/posting.php:53) in /homepages/14/d311014336/htdocs/forum/modules/phpBB2/includes/page_header_review.php on line 508
Forums d'A TA TURQUIE :: Revue du sujet - Constat sur le foot turc
Auteur Message
KralAuriverde
MessagePosté le: 20 Déc 2013 14:30    Sujet du message:

cengiz-han a écrit:
Raskolnikoff a écrit:
Millet çoktan yoldan çikmis, biz dogru yola getirmeye çalisiyoruz usta !!!!!!!!!





Seni gidi Rus ajani seni faiz lobisinin, dis mihraklarin ajani yine yaptin yapacagini memleket oldu muz cumhuriyeti de birisi 17/12 den kendine pay çikarmis ona çok guldum. Sinirlerin gerginlestigi ortamda ilaç gibi geldi.




Gerçeklerin bir gün ortaya çikma gibi kötü huyu vardir diye bir laf vardir. Bunu en son Aykut Kocaman söylemisti.


http://img.antu.com/forum/upload/r052275/635231428328810967.jpg

Ne kadar övünsen azdir iftiraci kulübünle.


Totosu yiyememis silmis o tweeti, Yalansu denen GS'li mahlukat.


Ben de gülüyorum su anda ama bil bak neremle.
cengiz-han
MessagePosté le: 19 Déc 2013 14:59    Sujet du message:

Raskolnikoff a écrit:
Millet çoktan yoldan çikmis, biz dogru yola getirmeye çalisiyoruz usta !!!!!!!!!





Seni gidi Rus ajani seni faiz lobisinin, dis mihraklarin ajani yine yaptin yapacagini memleket oldu muz cumhuriyeti de birisi 17/12 den kendine pay çikarmis ona çok guldum. Sinirlerin gerginlestigi ortamda ilaç gibi geldi.
cengiz-han
MessagePosté le: 19 Déc 2013 14:50    Sujet du message:

Citation:
Kulübün internet sitesinden yapılan açıklama şöyle:

"18 Aralık 2013 Çarşamba günü yapılan Kulüpler Birliği Toplantısı’nın ardından, Spor Toto Süper Lig’deki mevcut yabancı kontenjanı ile ilgili olarak bazı görüş ve yönlendirmeler üzerine bu açıklamayı yapma zarureti doğmuştur.

Fenerbahçe Spor Kulübü olarak daha önce de birçok kez belirttiğimiz gibi, yabancı kontenjanıyla ilgili sezon başında alınan kararların sezon ortasında bir takım yönlendirmeler sonucu değiştirilemeyeceği yönündeki kararlılığımız tamdır.

Türkiye Futbol Federasyonu’nun aldığı devamlılık gerektiren önemli kararların, sezon ortasında çeşitli sebeplerden ötürü değiştirilmesi yönünde verilen beyanatlar ve yönlendirme çalışmaları, TFF’nin kurumsal ve saygın yapısına zarar vermektedir.

Türk futbolunun yönetimi, günlük kararlarla değil, uzun vadeli planlarla gerçekleşmektedir. Kulüpler de transfer ve sezon planlamalarını, TFF’nin sezon başında aldığı bu kararlar doğrultusunda yürütmektedir.

Konuyla ilgili sezon başında yapılan düzenlemenin aksine herhangi başka bir karar verilemeyeceğini buradan bir kez daha kamuoyuna duyururuz."


Cok guldum !
TFF’nin kurumsal ve saygın yapısına zarar vermektedir
mis!!!
Herkes kendine yontuyor da saçmala olmasa...
Zamaninda isine gelmedigi için GS'da yabanci oyuncu sayisina karsi çikmisti...
Raskolnikoff
MessagePosté le: 19 Déc 2013 14:32    Sujet du message:

Millet çoktan yoldan çikmis, biz dogru yola getirmeye çalisiyoruz usta !!!!!!!!!



KralAuriverde
MessagePosté le: 19 Déc 2013 14:28    Sujet du message:

Raskolnikoff a écrit:
Bosverin bu kisir tartismalari yahu...........;



Yapma be abi yoldan çikaracaksin milleti !


Laughing
Raskolnikoff
MessagePosté le: 19 Déc 2013 14:27    Sujet du message:

Bosverin bu kisir tartismalari yahu...........;

KralAuriverde
MessagePosté le: 19 Déc 2013 14:25    Sujet du message:

İTİRAF: "Şike delilleri palavra çıktı"

18.12.2013


CNN Türk'te yayınlanan 'Karşı Gündem' programının yorumcusu Akif Beki'den çarpıcı bir yorum geldi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eski danışmanlarından olan ve AK Parti'ye yakınlığını gizlemeyen Akif Beki, gazeteci Aslı Aydıntaşbaş ile birlikte hafta içi her gün düzenli olarak CNN Türk'te yayınlanan 'Karşı Gündem' programının bu sabahki yayınında çarpıcı bir yorumda bulundu.
Dün başlayan ve bazı bakanların da adlarının geçtiği yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının masaya yatırıldığı programda, ortaya atılan iddiaların ve olduğu belirtilen belgelerin gerçek olmayabileceğini ve davayı daha sarsıcı hale getirmek için bu tarz iddiaların ortaya atıldığını ifade eden Akif Beki, buna referans olaraksa Fenerbahçe üzerine yapılan şike operasyonunda var olduğu iddia edilen ancak sonrasında tamamen hayal ürünü olduğu ortaya çıkan delilleri gösterdi.
Beki'nin bu sözleri şike davası konusunda var olduğu iddia edilen ancak yalan olduğu ortaya çıkan delillerin hükümete yakın taraftan birisince ilk kez itiraf edilmesi olartak tarihe not olarak düşüldü.

Kaynak: DHA
KralAuriverde
MessagePosté le: 19 Déc 2013 14:14    Sujet du message:

SelimIII a écrit:
Ben Besiktasliydim bir zamanlar ne FB ne GS beni ilgilendiriyor, ama senin gibi nefret ve kine burunmus bir iki adam bana gore iktidarda var...
Ustelik FB'nin sut kuzusu masum baskani devrinde yaptigi binbir pislige ragmen burada otuyorsun? Git once kendine çeki duzen ver...


Senin BJK'li olman benim afedersin....Kasimpasa.

Sen biraz anlama özürlüsüsün galiba. Ya isine gelen haberi okuyorsun . Sözde $ike davasi 17 aralik 2013 tarihinde bitmistir. Bunu ben söylemiyorum Basbakan'in eski yardimcisi çikardi agzindan. Olum senin hayatin çeliski içinde geçiyor haberin yok. Bol iskembeden sallamasyon yapmak serbest. Ama çok merak ettim, A.Yildirim ne yapmis baskanlik döneminde ?

- Devlet'i mi hortumlamis bazilari gibi ?
- Borsa'da manipülasyon mu yapmis bazilari gibi ?
- Küçük yatirimcisini mi kaziklamis bazilari gibi ?
- Vergisini mi ödememis bazilari gibi ?
- Devlet'e pahali enerji mi satmis bazilari gibi ?

Afedersin ama ona buna " kendine çeki düzen ver" demeden önce, o at gözlüklerini çikar derler adama.

Baska bir deyisle, pardon, yoksa sen sadakatla dalga geçen hastane misin diye sorarlar.

Kapi$ canim ?
SelimIII
MessagePosté le: 19 Déc 2013 10:28    Sujet du message:

Ben Besiktasliydim bir zamanlar ne FB ne GS beni ilgilendiriyor, ama senin gibi nefret ve kine burunmus bir iki adam bana gore iktidarda var...
Ustelik FB'nin sut kuzusu masum baskani devrinde yaptigi binbir pislige ragmen burada otuyorsun? Git once kendine çeki duzen ver...
KralAuriverde
MessagePosté le: 19 Déc 2013 9:00    Sujet du message:

Haftalarca Caner'e yüklenen liselimedya buna ne deginmedi merak ediyorum.

Dürüstlük abidesi Sansal Büyüka'yi fazla duymadik bu konuda.



Dünden beri tvlere‚ gazetelere bakıyorum kimse bahsetmedi.
Hele şansaldan çıt yok.
neredeyse ben mi uydurdum diyecektim.

Neyse ki maçın tekrarında yakaladım pozisyonu.

Topsuz alanda ve de hakem görmediği için pfdk´ya sevk edilecek mi bakalım? Bakalim çok nefret ettikleri Demirören ceza verebilecek mi bu ite ?

http://postimg.org/image/voxnh0lrz/
KralAuriverde
MessagePosté le: 19 Déc 2013 8:52    Sujet du message:

http://skorer.milliyet.com.tr/aslan-olcan/galatasaray/detay/1809557/default.htm


Hafta sonu maçlari varya, oyuncu ayartmalari yine basladi. neymis Lazio maçinda seyrettirmis. Bunu FB yapasaydi savcilari Zekeriya öz sorusturma açardi.

Bunlari konusun futbolun sarlatanlari.

Birakin 2 ucuz sampiyonluk hediye eden adami utanmadan hala yükleniyorsunuz ona.

"Kupa senin sampiyonluk benim" = kutsal ittifaklar unutulmadi.

Balik hafizanizi biraz tazeleyelim.
cengiz-han
MessagePosté le: 19 Déc 2013 3:29    Sujet du message:

Baskanligini yaptigi klubun takimini (BJK) gerçek olmayan beyanlarda bulunmak nedeniyle UEFA'ya katilmama cezasi aldiran adamdan TFF Baskani yaparsan bunlari da duyarsin :

Citation:

- Rabia işareti siyasi mesaj değil, talimatlara göre hareket etmek zorundayız ve öyle yaptık.

http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/25376820.asp

Tabii adam dunyaca taninirda oldu !

Ama nasil taninma !!!
Raskolnikoff
MessagePosté le: 27 Sep 2013 14:49    Sujet du message:

cengiz-han
MessagePosté le: 23 Sep 2013 0:30    Sujet du message:

NOus avons assisté ce soir à un scandale, un de plus dans la vie footbalistque turque...
Peur des protestations le pouvoir a déclaré : pas de politique dans les stads, mais dès le premier match de la saison c'est les hommes du pouvoir qui ont violé la règle en manifestant en faveur des religieux égyptiens.

Aujourd'hui BJK, dont le groupe de fan "çarsi" farouchement opposé au pouvoir joué avec GS tout en étant leader (6 points devant GS) et BJK a marqué le but. GS après avoir égalisé a marqué un deuxième but et pendant les prolongations l'arbitre a montré carton rouge à Melo, joueur de GS, un coup franc dangereux. Mais depuis quelques minutes la télé a montré des agitations des supporters dans les tribunes de BJK et des supporters ont investi le terrain, les joueurs ont gagné les vestiaires.
Il semble que les auteurs de ces agitations sont le groupe 1453, constitué par les hommes de pouvoir contre le groupe Çarsı… Ainsi BJK a perdu non seulement le match mais doit être sanctionné lourdement.

Est-ce la vengeance du pouvoir?

Il faut également noter que les joueurs de BJK ont montré un visage indigne de ce club. Le gardien de but, blessé, parce qu’un joueur de BJK l’a chargé violemment, a envoyé le ballon au touche. Et contrairement à la règle de fair play les joueurs de BJK n’ont pas donné le ballon à l’équipe adverse mais ont entamé une attaque…

Ce pouvoir continue a semer la zizanie partout…
murat_erpuyan
MessagePosté le: 02 Sep 2013 1:15    Sujet du message:

Une analyse sur l'implication politiques des supporters des 3 grands clubs turcs, notamment à la lumière des événement de Gezi (Taksim / Istanbul)

Citation:




İsyanın sesi statlarda yükseliyor

Bir zamanlar kitlelerin apolitikleşme alanı olan futbol statları artık siyasi farkındalığın en çok yaşandığı yerler haline geldi. Artık maçlarda insanlar kısılan televizyon seslerine kulak kabartıp hangi sloganın atıldığını duymaya çalışıyor. Ancak farklı siyasi, sosyal ve kültürel kökenlerden gelen kitlelerin buluşma noktası olan statlarda doğal olarak her kesim aynı görüşü paylaşmıyor.

Deniz Ulkutekin
Cumhuriyet - 1 Eylül 2013


Pazar Dergi - Türkiye tarihinin en büyük sivil halk hareketi olan Gezi Parkı direnişinde odak noktasının taraftar grupları ve stadlar olması aslında oldukça ironik bir durumdu. Malum 20 Yüzyılın neredeyse yarısı boyunca solcu aydınlarımızın futbolu ve halka etkisini “afyon” çerçevesi içinde algılaması, 12 Eylül’den sonra ortaya çıkan pek çok yeni nesil aydının futbolu lümpenlik ve bayağılıkla özdeşleştirmesi futbolu siyasi çizginin oldukça dışına taşımıştı. Aradan belki 20 yıl geçti ve şimdi futbol stadları siyasetin tam göbeğinde bulunuyor. Aynı renklere gönül veren taraftarlar gezi çizgisinde kutuplaşıyor, yayıncı kurumlar siyasi sloganları ses kısarak önlüyor, hükümet taraftarları siyaseti stada sokmama konusunda tehdit ediyor. Peki futbol taraftarı nasıl bir evrim geçirdi de bu noktaya geldik?

31 Mayıs günü saat yedide Galatasaray Lisesi önünde toplanan kalabalık harekete geçmek için Galatasaray tirbünlerinin en büyük taraftar oluşumu Ultraslan’ın gelmesini bekliyordu. Kısa bir süre sonra harekete geçildiğindeyse yolun yarısında geri dönülüyordu. Grubun önündekiler, arkalarına takılan “marjinal grupların varlığından rahatsız olmuştu. Sonraki günlerde grup tarafından yapılan açıklamalarda çevre duyarlılığının başka yönlere çekilmesinden duyulan rahatsızlık dışa vuruluyordu. Bunun üzerinde Galatasaray Liseliler başta olmak üzere pekçok Galatasraaylı Ultraslan’a tepki gösterecekti. Bu Galatasray tribünlerindeki ilk kutuplaşma değildi. Türk Telekom Arena’nın açılışı sırasında Başbakan’ın protesto edilmesi sonrası Ultraslan grubu protestoyu yapan taraftarları eleştiren bir açıklama yapmış, ancak sonrasında gelen taraftar tepkisi nedeniyle bu açıklamayı tevil etmek zorunda kalmıştı. Grubun o zamanki sözcüsü Oğuz Altay, CHP’li bir aileden geldiğini, ancak kendisinin MHP sempatizanı olduğunu belirterek, grupla hükümet arasındaki bir ilişkiyi reddetmişti.

Gezi Parkı direnişi sırasında belki en çok tepkiyi Ultraslan almıştı ama benzer hatta daha kökleşmiş bir çekişme Fenerbahçe tribünlerinde yaşanıyordu. Fenerbahçe tribünlerinin lokomotif grubu Genç Fenerbahçeliler arasında yoğun olarak görülen AKP sempatizanlığı daha Gezi Parkı olayları patlak vermeden sorun yaşatmıştı. Tayyip Erdoğan’ın bir İstanbul mitingi sırasında açılan Genç Fenerbahçeliler’in Başbakan’ın yanında olduğuna yönelik pankart açması tepkilere yol açınca, grubun resmi sitesinden hiçbir isyasi görüşe yakın olmadıkları, tek amaçlarının Fenerbahçe’yi desteklemek olduğu yönünde bir açıklama yapılmasını zorunlu kılmıştı.. Ancak Fenerbahçe’nin şike davası Aziz Yıldırım ve hükümet arasında soğuk rüzgarlar estirince tribünler içinde yükselen farklı seslerin sorun yaratması kaçınılmazdı.

Bu yaz UEFA nezlinde Fenerbahçe’nin suçlu bulunması zaten araları yıllardır pek iyi olmayan Aziz Yıldırım’la Genç Fenerbahçeliler’in arasını iyice açmıştı. Yaklaşık 300 kişilik bir grubun başkanı istifaya davet etmesinin ardında elbetteki Fenerbahçe’nin ceza alması da vardı. Ancak öte yanda geçen sezon dan beri Aziz yıldırım’ın kendisini destekleye Kill For You ve -Genç Fenerbahçeliler’den ayrılan- Anadolu Yakası Genç Fenerbahçeliler gruplarına tanıdığı bir takım imtiyazlar da yatıyordu. Genç Fenerbahçeliler’in bulunduğu Okul açık Tribün’de yer alan diğer pekçok grupsa Gezi Parkı olaylarını destekliyordu. Bu sezonun başından beri Fenerbahçe’nin her iç saha maçında yaşanan slogan geriliminin altında yatan asıl sebep de buydu. Fenerbahçe tirbünlerinin Galatasaray’dan farkıysa -Tek Yumruk gibi küçük oluşumları saymazsak- Ultraslan’ın Arena’da söz sahibi olan yegane taraftar grubu olmasıydı.

Elbette taraftar gruplarının bu kadar işin içine çekilmeye veya dışında bırakılmaya çalışılmasının birkaç önemli sebei var. Öncelikle günümüz dünyasında kamusal alan ve farklı sosyal, kültürel insanların toplanma yerlerinin eskisine göre oldukça kısıtlı olması. Mısır’daki Arap Baharı sırasında taraftar gruplarının olaylardaki etkisi ve sonrasında olaylarda başı çeken Al Haly takımının taraftar grubu Ultras Ahlawy’nin 74 üyesinin Al Mısry deplasmanında öldürülmesiyle sonuçlanan facianın sonuçları da artık futbol-stad-taraftar üçgenine başka bir gözle bakıldığını gösteriyordu. Yıllardır stad çevrelerinde polisle çatışma konusunda gösterdikleri kabiliyetler, organize olma konusunda neredeyse bütün sivil toplum örgütlerinden daha başarılı olmaları ve slogan bulma konusundaki yaratıcılıkları taraftar gruplarının futbol dışındaki toplumsal olaylarda işlevselliğini de gerekli kılıyordu.

Gezi Parkı olayları sırasında öne çıkansa Beşiktaş’ın taraftar grubu Çarşı’ydı. Olaylardaki etkinlikleri öyle bir boyuta ulaştı ki, futboldan bi haber pekçok insanın Beşiktaş taraftarı olmasını sağladılar. Üç büyükler içinde olaylara en düzenli katılım gösteren taraftar grubu olan Çarşı, özellikle sosyal medya üzerinde esprili yaklaşımlarını da kullanarak gündeme oturdu. Bu durumun Beşiktaş’ın yeni stad porjesi çerçevesinde devletle kurduğu ilişkilere zarar verip vermeyeceği ise büyük bir kuşku olarak camianın ileri gelenlerinin aklına düştü. İnşaat alanına bir Beşiktaş şöneticisi tarafından asılan Başbakan’a sevgi mesajı içeren pankart -belki birkaç saat orada durabildi- ama bu endişenin en somut örneklerinden biriydi.

Ancak Çarşı her ne kadar Gezi Parkı’na tam destek veriyor gibi görünse de tam içerisinden muhalif, -ya da hadi endişeli diyelim- sesler de yükseliyordu. 20 yılı aşkın süredir Beşiktaş tribünlerinin amigoluğunu yapan Alen Markaryan’ın sözleri şöyleydi, “benim bir felsefem var, ‘sporun içinde siyaset olmamalıdır’. Siyasetin sporun her kademesinin içine girdiği dönemde Beşiktaş da ayrıcalğını göstermeliydi. Gezi Parkı olaylarında sistem bir günah keçisi arıyordu, ‘TOMA’lar, vinçler çalındı’ denildi. Gezi’de devamlı propoganda yapılıyordu, Çarşı oralarda olmamalıydı. Ben devam ediyor olsaydım çıkan her haberde, ‘orada değildik buradaydık’ diye açıklama yapardım. Çarşı bugüne kadar hep sosyal mesajlar verdi, sol mesajlar değil. Kıyıda köşede kalan insanların sesi oldu. Çizginin dışına çıkarsanız, dışardakiiler de size cephe alır. Çarşı bu işlere hiç kalkışmamalıydı.”

Markaryan’ın açıklamalarının bir kısmı Bekiştaş tribünlerinde yer alan farklı görüşteki insanları gözetiyorsa, diğer bir yanı da tahmin edebileceğimiz gibi Gezi olaylarından çok önce uygulama konulan e-bilet yasaklarıyla gelen yetkilendirmeler yapılabilecek yaptırımların gruba ve Beşiktaş’a zarar verebilme olasılığı.

Gördüğünüz gibi tribünler, siyasi kutuplaşmanın doruk noktalarının yaşandığı 70’lerden bile çok daha fazla siyasetin içinde. Henüz stad protestoları -Adana Demirspor gibi nadide örnekleri saymazsak- İstanbul dışına taşmış değil, ya da hala Trabzon taraftarları Fenerbahçeliler’le aynı ortamda bulunmak istemedikleri için Gezi Parkı protestolarına destek vermeyebiliyor. Ancak stadlardaki gerginlik gözardı edilecek gibi değil. Belki herkesin derdi farklı ama kimin ne istediğine bakmaksızın Gezi Parkı özelinde başayan hareketliliğin yakın gelecekte stadları sosyal bir direniş noktasına çevrimesi kaçınılmaz görünüyor. Bu noktada kimin nerede duracağıysa belki Türkiye’nin isyasi geleceğini belirleyecek bir kilometre taşı olacak.




http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=438566&kn=20&ka=4&kb=20

Powered by phpBB v2 © 2001, 2005 phpBB Group ¦ Theme: subSilver++
Traduction par : phpBB-fr.com
Adaptation pour NPDS par arnodu59 v 2.0r1